Dönen Kızın Etekleri

Kardeşine harçlıktan kaç lira kaldığını sordu.

- Sende 2,250, bende 2,400... Yeter, dedi.

Manisa'ya geleni, Fuar'dakine benzemez ama lunapark işte. Hemen mahallenin ucunda, Lise'nin arkasında... Hangi oyuncağa bineriz, paranın ne kadarı oyuncağa, ne kadarı Atari'ye, beş dakikada konuşulup anlaşıldı. Büyük olan hesabı güzel denkleştirirdi. Oyuncaklar Atari kaç para, gitsin gitmesin mahalledeki bütün çocuklara iki haftadır malûmdu.

Cumartesi öğleden sonraydı. İçeri girince fazla bir kalabalığın olmadığını gördüler. Oyuncakların çoğu hareketsiz duruyor, bazısı da müşteri çekmek için müzik çalıp arada bir dönüyordu. Hemen Atari salonuna doğru gittiler. Salon arazinin bir köşesinde, balona saçma atma, tüfekle rayda giden ördeği devirme gibi armağan kazanılan yarışma eğlence çadırları ile içerisine çocukların alınmadığı kumarhane çadırının arasındaydı. Önce araba yarışını, sonra basketbolu izlediler. Abinin canı araba yarışı oynamak istiyordu. İki jeton aldı. Oynadılar. Büyük, yarışı önde bitirdi. Bu sefer yenilen Gencer ikinci kez oynamak istiyordu. Gediz,

- Jetonumuz kalmaz. Basketbol da çok güzel.

- Olsun, para var.

- Dönen kızın eteklerine kalmaz. Sonra, hepsini harcamak zorunda değiliz.

- Ya oynayalım.

- Geel.

- Yendin diye kaçıyo'n.

- Hadi len!

Bir jetonluk da basketbol oynadılar. Neyse ki berabere bitti. Ekranda "Insert coin" yazıyor. Sonra kendi kendine oynuyor basketçiler. Sonra yine aynı yazı. Gelen giden yok yanlarına. Ekrana öyle bakıyorlar. Derken bir anda Gediz,

- Anaaa! Bak oynattığım yere gidiyo'.

- Jetonsuz nasıl gidecek?

- Gidiyo'! Bak pas da veriyo', şut da çekiyo'.

- Onlar zaten öyle oynuyo'. Sen beni kandırıyo'n. Kendi potana atmaya çalış.

- Oğlum oyuncular zaten tam geri gitmiyo' ki.

- Dışarı at. Kendi sahana doğru hatalı pas ver.

- "Insert coin" çıktı.

Gencer gözüyle gördü, kendi de oynadı, inandı sonunda, jetonsuz, kısa bir süre oynanabildiğine oyunun. Gözleri fal taşı gibi açıldı. Çok şamata yapmadan oynuyorlar. 30 saniyede kim kime kaç sayı atarsa... Sonra on saniye ara ve tekrar baştan başlıyor. Jetonla oynamaya gelen olunca bırakıp uzun süre gelen olmasa da Atari'ci anlamasın diye aralar veriyorlar. Diğer oyunları izleyip makinenin başına dönerek bayağı bir oynadılar. İşin garibi hep baş başa gidiyor. Skor tam eşitlenmişken abinin "Zaman kalmayacak" demesiyle bıraktılar.

Gediz,

- Gel, sigaraya kasnak atalım.

- Ya para kalmaz diye Atari oynatmadın. Hem biz sigara içmiyo'z ki.

- Olsun, Hala'ma veririz. Atari'ye de doymadın.

- Yarışı diyo'm, yarışı.

Üç kasnağı aldı, ikisini koluna taktı Gediz. Birinci, üç paketin üzerine düştü. Ağzından düşürmediği yanan sigarasıyla görevli, uzun değneğini önce paketlerin üstündeki kasnağa vurup sonra ucunu tavana kadar dikerek, konunda bilezik gibi dizili kasnakların üzerine aldı karavanayı. İkincisi tek pakete ama sigara paketinin tam köşesinin ucunda kaldı çember. Gediz taktik veren, olmayınca eleştiren kardeşine döndü, "Al bunu da sen at" dedi. Aldı, attı Gencer. O da ikincisiyle aynı olunca, dönüp abisine baktı. "Olmadı, ne yapalım" dedi abisi de. Ne desin?

Zaman ilerledi. Dönme dolap dönmüyor. Dönse de binilmez. Alsancak'ı, şehir ışıklarını görecek değiller ya. Ovayı, kendisine benzeyen hırpani çevresiyle Yarhasanlar Camisi'ni, mahalleyi mi göreceklerdi? Bekleyen yedi sekiz kişinin arkasında balerin sırasına girdiler. Onlara göre 'dönen kızın etekleri'... Mahallede balerin lafını herkes bilmediğinden olacak, öyle denirdi. Önlerinde sessiz bekleyen iki genç kız, onların önünde itişip kakışan, birbirine el şakaları yapan yaygaracı üç delikanlı vardı. Tur tamamlanınca delikanlılara dik dik bakan görevlinin gösterdiği bölümlere yerleştiler.

- Dik otur, iki elinle tut, dedi abi.

Kabinin otomatik kapanan emniyet demiri gırtlak hizasına geliyordu küçüğün. Başka yerde duymaya alışık olmadıkları saçma sapan müziğin sesi yükseldi. Hareketine semazen gibi başlayan kız, önce dönmesine hafif, sonra daha şiddetli bir hız ve yükseklik vermeye başladı. Zaten alışık oldukları şeydi. Çarpan rüzgâr bahar akşamüstü havasında biraz üşütüyor, hafif de başları dönüyordu ancak önlerindeki iki genç kızın abartılı çığlıklarını duymalarıyla, kızlardan seken, bedenlerine çarpan, havada uçuştukça parçalanan, bir delikanlının mide bulamacından nasiplenmeleri bir oldu. Bağırış çağırış tur bitince indiler. Kızlar,

- Serseriler, sarhoş meretler! Battık, çıktık. Allah belanızı versin!

Toparlanıp inmeye çalışanlardan, en ayık olanı,

- Tamam be abla, midesi şey oldu arkadaşın hızlı dönünce işte...

İlkinin lafı bitmeden öbür baştaki,

- Elbisedir kirlenir, Omo'yla temizlenir yeaaa...

- Laflara bak, terbiyesiz. Hem abla anandır, pislikler!

Bu kez kusan genç, sözcükleri kusar gibi,

- Ayııboluyoo amaa...

Görevli,

- Sarhoş sarhoş binilir mi lan bu alete, it herifler? Bak hâlâ gülüyo', laf yetiştiriyo'. Siktirin gidin, gözüm görmesin!

Son sözünde tekmeyi savurdu ama kusanı ortaya alan delikanlılar, hızlı davranıp merdivenlerden seğirtti. En yakın olanı hem öne hem ortadaki arkadaşına doğru beline meğil vererek kaçırabildi kıçını tekmeden.

İki kardeş, neredeyse boyca iki katları gibi serserilerin korkusundan hiç ses çıkaramadı olanlara. Önce gözleriyle görebildikleri yerlerini, sonra birbirinin saçını başını temizlediler. Oyun çadırlarının ikisinin arasında, lavabosuz, suyu önünü çamur etmiş, az az akan alçak muslukta arınmaya çalıştılar pislikten.

- Benim üstüm nasıl oldu, dedi Gediz.

- Biraz lekeler var. Allah'tan arada boş kabinler vardı ama ablalar perişan oldu.

- Biz olmadık! Neyse, tulumbada temizleniriz. Sonra annem görmezse tuvalette...

- Çıkmaz ki...

- Çıktığı kadar... Olmadı anlatırız.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
t Yaşam 01.01.2020
Mustafa Kemal Atatürk Katı Bir Kemalist miydi? Politika 19.03.2015
'Altın'cı Filoyu, Kovmak Farz Oldu Yaşam 12.09.2008
Petkim'i Satan Sepet Kim? Ekonomi 13.06.2008
Önemli Olan Yaşadığın Süre İçinde Fazla Şeyler Yapabilmektir Politika 12.06.2008
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Eşek Arılarına Ders Edebiyat 07.08.2020
PEMBE GERÇEK AŞK MEKTUBU Edebiyat 05.08.2020
ADAM OLMAK (MASAL) Edebiyat 06.07.2020
ÇAĞIN GARİP DRAMI Edebiyat 25.05.2020
Ev Edebiyat 19.05.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.