Gündem 2020

   Öncelikle 2020 yılının tüm dünyada sırasıyla Barışa, İyiliğe ve Adalete; ülkemizde ise Eşitliğe, Eşitliğe ve Eşitliğe vesile olması temennilerinde bulunarak yazıma başlamak istiyorum. Çünkü bizim ülkemizde eşitlik olunca sırasıyla barışta adalette, iyilikte muhakkak oluyor…

   Bu arada artık yıl boyunca her ay sizlerle beraber olacağımın sözünü veriyorum.
Artık kafamız estikçe bazı konulara değinmek anlamsız oluyor, çünkü malumunuz ülke gündemi aylık-haftalık değil saatlik-dakikalık değişebiliyor. E muhakkak ki bizimde artık bu hıza yetişmek adına hız kazanmamız gerekiyordu...

   Aynı zamanda artık köşe yazılarımda konuları genel olarak ele almama kararı aldım. Yoksa Ocak ayının ilk 15 günü için; Libya Tezkeresi, Yerli Otomotiv, Kasım Süleymani'nin Ölümü, Kanal İstanbul Projesi... ve daha birçok konuyu ele almak zorunda kalacaktım. Artık sizlerle sadece belirli bir konu üzerinden bir araya geleceğiz. 2020 Gündemimiz Türkiye'nin Geleceği olacak.
Neler yapmışız değil, neler yapabiliriz bunları konuşacağız.
Ya da, neler yaptılar değil de neler yapılabilir bunları konuşacağız.
Ve artık köşemde zaman zamanda kadim şehir, canım memleketim Elazığ'ı konuşacağız...

   Girizgâhı böyle tamamladıktan sonra, kendimce ilk gündem maddesi olarak Siyasi Çatışma olarak gördüğüm ve her geçen gün daha da sertleşen ama çok ciddi bir şekilde de tansiyonu bile isteye düşürülen iki cephenin çekişmesini ele almak istiyorum.
   Bir tarafta kendini tutamayarak  '' ara ara '' da olsa sert çıkışlar yapan Cumhurbaşkanı ve onun demeçlerinden gaz alarak çok daha iddialı cümleler kuran Kurmayları, diğer tarafta ise bireysel, kendisinden başka hiç bir fikrin sözcülüğünü yapmayan, sinirlerine hakim olmayı beceremeyen Mansur Yavaş ve gerçek anlamda siyaset yapma becerisine sahip Ekrem İmamoğlu…

   Mansur Yavaş göreve başlayalı sadece Ankara Belediyesinin iş ve eylemleri ile ilgilenmeyi tercih edip, Ankara da olup da Ankara siyasetinin dışında durmaya çalışan bir kimlik ortaya koydu. Siyasetin dışında durmaya çalışmak dedim, çünkü her 15 günde bir Mansur Yavaş'ın yeni bir olayı gündeme geliyor. Melih Gökçek ile olan atışmalar, avukatlık yıllarında ki olaylar, Sinan Aygün ile olan münasebet ve daha birçok şey Mansur Yavaş'ın belediyeciliğinin önüne geçiyor. Aslında bu bilerek yapılan bir siyaset lakin Sayın Yavaş bu siyasi manevraları açıklığa kavuştururken sinirlerine hakim olamıyor ve suçlamalara suçlama ile cevap veriyor. 

   Diğer tarafta ise göreve başlayalı sadece ülke gündemi ile ilgilenmeyi tercih edip, İstanbul Belediyesi ile ilgili herhangi bir iş ve eylemin içinde olmayan İstanbulluların büyük hayal kırıklığı ama genel anlamda sosyalist kesimin tek umut kaynağı olan Ekrem İmamoğlu. Sayın İmamoğlu belki muhafazakâr kesiminde dikkatini çekiyor ama başta eşi ve mensubu olduğu parti hiçte doğru işler yapmadığından kendisi de sürekli olarak ikiyüzlülük ile suçlanıyor.

   Ve tabi bunların dışında birde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın izlediği politika var. Kendisi kesinlikle bu isimlerin parlatılmasını ve anılmasını istemese de kişiliği, mücadeleciliği ve gerginliği buna müsaade etmiyor. İşin ilginç yanı ise Erdoğan bir tık sert konuşsa, aşırı yalaka tayfa iki tık hatta üç, dört, beş... kat daha yüksek bir perdeden konuşuyor.

   Yani süreç her iki tarafında istediği gibi gitmiyor. Biri öne geçecek hamle yapsa diğeri engelliyor. Biri pot kırsa diğeri de eş zamanlı aynı çukura düşüyor...

   “ Peki nasıl biter ? ”, gerçi siyasette hiç biten çatışma görmedik. Bu yüzden “ Nasıl sonuçlanır ? ” diye sormak daha makul.

   Bence bu çatışmaya 3. , 4. ,5. taraflar girer, isimler değişir, ama fikirler ve mücadele;
“ DE-ĞİŞ-MEZ ”


Bekleyip görelim…
Kırılma anları muhakkak olacaktır. Ama her iki taraf da: “ Kol kırılır, yen içinde kalır ” felsefesinden ayrılmayacaktır.


Saygılarımla...

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Hazırlanın, Değişiyoruz ! Politika 06.08.2019
Yeni (mi) Parti Politika 19.07.2019
İstanbul Değişimi (3) Son... Politika 27.06.2019
İstanbul Değişimi (2) Politika 25.06.2019
İstanbul Değişimi Politika 24.06.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Kirli Oyun Düzeni Politika 27.02.2020
Bakış Açısı Politika 25.02.2020
BİR HUKUK REFORMU ÖNERİSİ... Politika 17.02.2020
"Seçim İttifakları", Küçük partileri "Küçültüyor" ! Politika 16.02.2020
Siyasetteki TSK Korkusu Politika 15.02.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.