MANANIN MADDEYE TAKASI

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın iyi niyetle başlattığı “Büyükanne Toruna Bakma Maaşı Projesi” evvel zaman içinde çok övündüğümüz manevi bir değeri maddileştirmiştir. Böyle bir proje babaannelerin ya da babaların işlerine gelebilir. Zira paradır; neden “hayır” desinler? Fakat uzun vadede bunun sakıncası olacaktır. Toplum buna alıştırılmamalıdır. Yaşlıların sahipsizliğine karşı bir nebze olsun katkı yapmak isteyen Bakanlığın iyi niyetli olduğunu düşünüyorum; lakin Bakanın danışmanları içerisinde uzun vadede zararlarının daha çok olduğunu düşünenlerin yani içlerinde benim gibi düşünenlerin de olduğunu umuyorum.

Bu proje sayın Bakanın da hoşuna gitmiş olabilir. Kendisi tıp doktoru olduğu için anlamadığı bir alanda uğraş veriyor da olabilir. Kendisi daha önce Sağlık Bakanı idi; pratisyen hekim olduğu için sağlık alanında idi; sonra yerine sağlık alanında bir profesörün getirilmesi uygun görüldü ama her nedense onu bu defa da çalışma alanında bakan olmaya daha uygun gördüler. Devlet aklına saygı duyuyoruz ama biz vatandaşlara dışardan bakınca “ille de bir yere Bakan olmak zorunda mı?” dedirtti… Sanki Bakan olsun da bir yere hangisine olduğu önemli değilmiş gibi… Derken kendisi bu garip projeye imza atınca işte bu makale doğdu…

Böyle meseleler hükümetler için küçük veya sıradan gelebilir; fakat vatandaşlar seçim sandığını hatırlayacak kadar çok büyütüyorlar. Lakin buna mukabil seçime uzak zamanlarda yapılan her şeyi unutan bir millet olduğumuz da doğrudur. Sol iktidarların beceriksizliklerini bile unuttuysak bunlar onların yanında anılmaz bile…

Vaktiyle yaşlanan anne ve babaları evlatları bakarlardı. Sonra bakacak kimsesi olmayan yaşlılar sebebiyle kurumlar açıldı. Sonra bu kurumlara evlatları tarafından sahip çıkılmayan yaşlılar da katıldılar. Önce evlatlar utana sıkıla kendi elleriyle anne babalarını bakımevlerine yerleştirmeye başladılar; sonra bu çok normalleşmeye döndü ve ana babaların kucaklarında ve sırtlarında taşınarak büyüyenler evlerinin kanepelerinde bile taşıyamadan ve utanmadan ana babalarını bakımevlerine bırakır oldular. Önce sıkça ziyaret ettiler, sonra ziyaretler seyrekleşti… Daha sonra bu problem kendiliğinden ortadan kalktı çünkü yaşlılar hayatlarının son demlerini yalnızlık ve moralsizlikle anılar izleyerek hızla tükettiler.

Ben anne ve babamın ebeveynini dahi hiçbir menfaati olmadan bana emekleri geçen yakınlarım olarak hatırlıyor ve büyük saygı duyuyorum. Toplumumuzda neredeyse hepimizin sahip olduğumuz bu özelliği Batı dünyasının örnek alması gerekirken biz onlara dönüştük. Bu özellik bizim medeniyetimizin bir parçası iken böylece bizden kopmuş oldu.

Bundan sonra ne olacak?

Önce para tatlı gelecek. Denecek ki, “Babaanneler para için bakılmıyorlar; onlara bakmak bizim içimizden geliyor; ama madem bir bedel konmuş neden para almasınlar?” Sonra işler rölantiye girecek. Para tatlı gelmeye devam edecek… Babaanneler evlatlarının yanında tipik bir “dadı” seviyesine düşecekler. Bakımı ihmal veya ihlal ettiğinde belki de azar işitecekler. Sen anneni azarlamasan bile başkaları azarlayacaklar. Araya “tatlı para” girecek. Yaşlı ananın ve torunun arasına maddi bağ girecek.

Torun büyüyünce “baktıysa parasıyla baktı” diyecek. Benim duyduğum saygı hissini duymayacak. Bunun acısı belki hemen hissedilmeyecek ama zaman içinde bir ur gibi yerleşecek. Sorunlar yaşanacak… Eskiden az da olsa evladın ve torunun hakkı anaya babaya ataya geçerdi; geçmeyecek. Babaanne bakımı yürekten değil, suretten gelecek.

Ben diyorum ki, manevi değerlerimizi madde ile kirletmeyelim. Geniş aile olmayı sürdürelim. Asla hakkını ödeyemeyeceğimiz ana babalarımıza son demlerinde sahip çıkalım. İşin içine paranın girdiği “yerli” görünmeyen böyle yersiz projeler bugün bize iyi bir fikir gibi gelebilirler. Ama geleceğe nasıl yansıyacağı daha önemlidir.

14.04.2017


Başlık Kategori Yayın Tarihi
HOCAM AHMET BAYDAR’DAN TUTTUĞUM NOTLAR (1) Genel 23.02.2020
DUYGULARDAN FISILTILAR (3) Şiir 13.02.2020
DUYGULARDAN FISILTILAR (2) Şiir 11.02.2020
DUYGULARDAN FISILTILAR (1) Şiir 05.02.2020
NEREDE O ESKİ MEYDANLAR VE MEYDAN OKUYANLAR? Spor 31.01.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Kirli Oyun Düzeni Politika 27.02.2020
Bakış Açısı Politika 25.02.2020
BİR HUKUK REFORMU ÖNERİSİ... Politika 17.02.2020
"Seçim İttifakları", Küçük partileri "Küçültüyor" ! Politika 16.02.2020
Siyasetteki TSK Korkusu Politika 15.02.2020