YÖK BAŞKANLIĞI FETÖ İLE MÜCADELE KONUSUNDA NEREDE DURUYOR?

 

YÖK BAŞKANLIĞI FETÖ İLE MÜCADELE KONUSUNDA  NEREDE DURUYOR? 

Üniversite personelinin FETÖ yapılanması hakkındaki  personel  savcılık şikâyetlerinin kanuna aykırı şekilde işlem yapılmadan  YÖĶ Başkanlığına gönderilmesi ve yapılan mücadelenin yetersizliği açık başına yansıyan haberlerle de malum  olup Özellikle YÖK Başkanlığı kurumu içinde  FETO kapsamında tek bir ihracın olmadığı da bilinmektedir.

 

 2547 sayılı YÖK Kanununun 53/c.7 maddesi uyarınca, FETÖ ve Paralel yapılanma ve suçları hakkındaki personel dilekçelerini, Re ‘sen karara bağlamak zorunda olan Cumhuriyet savcılarının  bu dosyaları işlem yapmadan, YÖK Başkanlığına göndermesindeki amacın ne olduğu belirsizdir. Bu şekilde 100'lerce dosyanın olduğu bilinmektedir.

 

Temmuz 2016 tarihinden bu yana  bu nedenden dolayı  savcı ve hâkim bizzat FETÖ  mağduru  olan müşteki vatandaş tarafından, görev ihmali  gerekçesiyle çok sayıda hâkim ve cumhuriyet savcısı Hâkimler savcılar kuruluna şikâyet edilmiştir.

 

Hatta bir örnek vermek gerekirse; TBMM Adalet Komisyonu’ndaki çalışmalara görüş bildiren YÖK Başkan Vekili Kapıcı oğlu, son düzenlemelerle YÖK’ün rektör ve öğretim elemanı planlamalarında karar alma ve öğretim görevlileriyle araştırma görevlilerinin kadro ilanlarında yetkisinin kaldırıldığını bahane ederek; ihraçlarda da kendilerinin görevlendirilemeyeceklerini savunmuş. Görevden kaçmak için bin bir dereden su getiren YÖK, Meclis’e sunduğu bu yaklaşımıyla adeta varlığının anlamını inkâr ederken, şimdi daha önceki sıkıntılı atamaların her aşamasındaki mesuliyetinden kurtulmanın yollarını aramaktadır. Bu bağlamda YÖK’ün kapatılarak sözde Yeni YÖK olarak yeniden kurulacağına dair haberlerde basında yer almıştır.

 

‘YÖK, paralel yargı organı’ mıdır? YÖK’e savcılıklardan giden FETÖ vb. hakkında ne kadar dosya vardır ve bu konuda YÖK ne yapmıştır? YÖK savcılıklardan gönderilen dosyaların kaç tanesini tekrar savcılığa havale etmiş ve buyurun gereğini yapın demiştir? Eğer eski YÖK bir şekilde mülga edilirse; savcılıklardan YÖK”e görevsizlik kararıyla gönderilen bu dosyalara ne olacak? Bunlarda mı ortadan kalkmış olacak? Sorularına halen daha YÖK tarafından bir cevap verilememiştir.

Üniversiteler, FETÖ’nün inidir. Ve buralara 15 Temmuz 2016’dan

bugüne kadar üç yıl geçmesine rağmen hala Gİ-Rİ-LE-ME-MİŞ-TİR!..

Neden üniversiteler FETÖ’nün inidir? Bu soru ve cevabı çok ama çok önemli!.. Burayı çok iyi anlamak, anlamayanlara da iyice anlatmak gerekir ki; FETÖ ve benzeri illetlerle bir daha karşılaşmayalım.

Siyasete, bürokrasiye, ticarete, hukuka, aklınıza gelen her alana insan kaynağı sağlayan kurumlar neresi? Üniversiteler değil mi?

Peki, bu FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü, elli yıldır özellikle ‘eğitim alanında’, ‘eğitim kurumlarında’ yuvalanmadı mı? Üniversiteleri ve YÖK’ü es-mi geçtiler? Yoksa asıl yuvaları, inleri burası mı?

YENİ YÖK NEDİR! ESKİSİ HESAP VERMEKTEN Mİ KAÇIYOR.

Nedir bu Yeni YÖK? Yekta Saraç sürekli bundan bahsetmeye başladı. Yenisi gelince, eskisine ne olacak?

 ‘YÖK sorumsuz (layüsel) bir kurumdur’. Saraç’ın söylediği söz bu.  ‘’YÖK sorumsuz bir kurum mudur?’’

Yeni YÖK ile eski YÖK’ün ve bağlı olan hangi kurum ve kuruluş varsa yöneticileriyle beraber bunların tüm günahları hasıraltı mı edilmek isteniyor?

 

Tahir Çalgüner