Batı Gibi Olamayız

Tanzimat fermanı ile resmen başlayan batılılaşma faaliyetleri, bunca fedarlik ve bedel ödemelere ragmen müsbet alanda onları yakaladık desek gerçekçi olmayız.

Siyasileri ve iktidarı suçlayabilir makul gerekçeler sunabiliriz.

Yeterlimidir?

Bence hayır.

Bediuzzamanın 1943 tarinde başlayan Eskişehir mahkeme ve hapis yıllarında kaleme aldığı tesbitleri kişiyi ilgilendirdiği gibi devleti de ilgilendiren bir ders ve tesbit vardır.

Özellikle "bir şahs-ı manevi, insi bir şeytan gibi karşıma dikildi ve dedi:" İle başlayan üç soru ve verdiği cevaplar düşündürücüdür.

Bediuzzaman: "Biz hayatın herbir çeşit lezzetini ve keyiflerini tatmak ve tattırmak istiyoruz, bize karışma."  Ben de cevaben dedim: Madem lezzet ve zevk için ölümü hatıra getirmeyip dalalet ve sefahete atılıyorsun, kat'iyyen bil ki: senin dalaletin hükmüyle bütün geçmiş-i mazi ölmüş ve madumdur ve..."

Lale devri, İstanbul geceleri, sandal sefaları, Pera palaslar, padişah sarayları, meddah, hacivat ve karagöz oyunları...

Osmanlıyı öldürdü ve saltanat ailesi sürgünle yok edildi.

Ya günümüz için?

İşte sporun tüm branşları ve Futbol takımları.

Devletin desteği, il, ilçe, mahalle ve hatta köylerde kurulan tesisler.

Ilk okuldan başlayan beden eğitimi, milyon taraftarı olan kulüpler.

Devlet, spor toto, yayıncı kuruluş, reklam ve seyirci gelirlerine rağmen 15 milyar borç.

Kitlesel ve kalıcı başarı var mi?

Yabancı sporcuları çıkarırsan Avrupada ikinci lig seviyesinde değil.

Müzik, resim ve tiyatro... uluslararasi başarıları?

Bediuzzaman: O muannid döndü dedi: "Hiç olmazsa hayvan gibi hayatımızı keyif ve lezzetle geçirmek için sefahet ve eğlencelere bu ince şeyleri düşünmeyerek yaşayacağız."

Cevaben dedim: "Hayvan gibi olamazsın. Çünkü hayvanın mazi ve müstakbeli yok. Ne geçmişte elemler ve teessufler alır ve ne de gelecekten endişeler ve korkular gelir."

Bu cevabı ülke olarak değerlendirirsek;

Saltanatın ve hilafetin kaldırılması, harf devrimi, devletin yönetim biçimi... kısaca geçmişin üzerine beton döktük.

Sonuç?

Kocaman bir hiç. 

Artarak devam eden iç hayın ve dış düşman korkusu ve beka endişesi ile gelecek endişesi.

O "Hiç olmazsa ecnebi dinsizleri gibi yaşarız."

Cevaben dedim:"Ecnebi dinsizler gibi de olamazsın. Çünki onlar bir Peygamberi inkâr etse, diğerlerine inanabilir.

Peygamberleri bilmese de, Allah'a inanabilir. Bunu da bilmezse, kemalâta medar bazı seciyeleri bulunabilir.(Asa-ı Musa)

En can alıcı cevap.

Batılılar: Demokrasi inançları, insan hakkari, lâiklik anlayışı, stk ların önemi..." İleri seviyede.

Biz de bunları ülkemizde uyguladık.

Şu an ki durummuz?

Adalette, demokraside, teknolojide, insan hakları alanında, müsbet fende, eğitimde, sanayide...Batıyı yakalayabildik mi?

Prof lerin yönettiği üniversiteler, hastahaneler veya diğer kürüm ve kuruluşlar batı standartları seviyesine ulaştılar mi?

Hayır.

Ahirette kayıp ettiğimizi bir tarafa bırakırsak dünyevi olarak da bir şey kazanamadık.

Üstadın çözüm önerileri

Devam edecek.

Selam ve dua ile. 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Kardeşlik Hukuku Genel 17.10.2019
Eğitim Ve Öğretim Eğitim 05.09.2019
Kurban Bayramı Genel 15.08.2019
Kurban Ve Kurbanlıklar 1 Politika 01.08.2019
Selamlaşma Genel 24.07.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
DÜN VE BUGÜN Genel 07.12.2019
Senaryodan Film Okumak İster misiniz? Genel 05.12.2019
Uyanmanın Vakti Geldi Genel 30.11.2019
Yalakalık Genel 22.11.2019
33 Yaşımdan Öğrendiklerim Genel 21.11.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.