TOPLUMDA BAYAN BASKISI SAVIM

Nefse köle olmuş mantık yalnızca bayanlara toplumun baskısını anlar, anlatır; oysa bir de bayanların topluma baskısı ve üstelik de yanlış, kötü, zararlı ve haksız yani bilime aykırı baskısı var.

Bu baskı ahlaka aykırılıkla olmakta.

Yani bu baskı ancak ahlaklı toplum türünde görülmekte; örnek ki ahlaksızlaşmış Batıda bayanların ortalıkta çırılçıplak gezmeleri bile bir rahatsızlık yaratmayabilir ancak ahlak üzerine kurulu toplumlarda bu durum bir baskı, rahatsızlık, taciz oluşturur.

Bu baskıyı şöyle düşünelim: Aç, yoksul, parasız bir kitle içinde kendine ziyafet çekmek o kitle üzerinde bir baskı, taciz, rahatsızlık ve saldırganlık oluşturur. Taciz görmenin bir özelliği de tacize karşı saldırganlık göstermektir.

Bu nedenle 'Batıda var' diye birşeyi yapmak yanlıştır ve mantıksızlıktır.

Ahlak üzerine kurulu toplumlarda, bu nedenle hukuklar ve kanunlar ahlak konusunu da dikkate almak zorundalar. 

Ahlaka aykırı giyim bir bireye karşı eylem değildir; ahlaka aykırı giyim genel içerikli bir saldırıdır örnek ki bir ülkenin bayrağına saldırı kişiler ekarşı bir saldırı değildir ancak kişiler buna tepki göstermek hakkına sahiptir. Doğru toplumlarda ahlak da korunması ve egemen yapılması gereken şeylerdendir yani ahlaksız bir devletin ya da ülkenin ya da vatanın ya da toplumun insani bir anlamı yoktur yani insanlar da, toplumlar da ahlaksızlık içinde de, hayvanlar gibi de, eşkiyalar gibi de yaşayabilirler ancak bunun insani anlamı yoktur.

Örnek ki biryerdeki gürültü hiçkimseye yönelik değildir, hiçkimseye düşmanlık değildir ancak gürültüdür yani rahatsız edicidir ve genel içerikli kasıtsız ya da amaçsız tacizdir ancak yine de tacizdir, ve gürültü yapana ya da yapanlara karşı tepki de haktır ve özgürlüktür.

Ahlak gerçekte bir tabu değildir yani ahlak yalnızca dini inanç alanı değildir; ahlak gerçekte zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, kişiliğin, felsefenin, bilimin, insan olmanın, akıl-ruh sağlığının, insanca insanlığın da en üst aşamasıdır. Bu nedenle demokrasi, laiklik ve bunlara ait devletler ahlaka da büyük bir önem vermek zorundalar yani ahlaka aykırılık da, akıla aykırılık, bilime aykırılık gibi demokrasiye ve laikliğe aykırıdır; yani demokrasinin, laikliğin olmadığı hükümdarlıklarda hükümdarların egemenlikleri gibi bir egemenlik içerir ahlaksızlığa egemenlik vermek. Yani ahlaka aykırı giyimin yaratacağı baskı, rahatsızlık, taciz haklı, doğru bir durum değildir, bu nedenle de hukuka uygunluk, yasaya uygunluk, hak ve özgürlük olamaz yani genel koşul olarak ki mantığa aykırı şeyler hak ve özgürlük olamaz yani toplumda haksız yere tepki, baskı, taciz, rahatsızlık yaratan ya da yaratacak şeyler hak ve özgürlük olmaz ki ahlaka aykırı giyim akıl-ruh sağlığına da aykırı durumdur ki demokratik, laik devletlerin akıl-ruh sağlığını korumak görevi de var, yalnızca beden sağlığını korumak görevi değil yani ahlaka aykırı durumlara saldırı haksız fiile karşı saldırı sayılmak zorundadır.

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 2.10.19/05.37