BAYANLAR AHLAKLI MEDENİ İNSANİ ÖZGÜR GİYİNMELİ

Ahlak; dahi Atatürk'ün de farkına vardığı gibi iki türlüdür: 1- İnançların tehdit, baskı, önyargı, gelenek, töre, alışkanlık, zorbalık, barbarlık, vahşet biçimindeki ahlak anlayışı, 2- Felsefenin, bilimin ahlak anlayışı. Ben de Atatürk gibi felsefenin, bilimin ahlak anlayışını savunuyorum yani 'Ahlak inanç değil mantıktır, mantık da inanç değil bilimdir yani ahlak bilimdir, bilim ahlaktır; insan ahlaktır, ahlak insandır, ahlak bilimsel mantıktır'.

İnsanlığın en geneli, en temel sorunu 'Ben ile beyin, ruh arasındaki zıtlık ve savaştır', ve bu savaşta beden beyini/ruhu elegeçirmeye(ele geçirmeye), beyin de bedenden/ruhtan kurtulmaya çalışır yani insanın asıl evrimi bedende değil beyindedir, ruhtadır, ve örnek ki sıpor yapmak bedenin beyini/ruhu yok etmeye yönelmesine neden olur, sıpor(spor, sipor) yapmamak ve kitap okumak da beyinin/ruhun beden karşısında güçlenmesine ve egemenleşmesine neden olur yani ya beden beyinin/ruhun kuklası olur ya da beyin/ruh bedenin kuklası olur; bu nedenle de sömürücü ve sömürgeci güçler insanları, toplumları, halkları, milletleri, ülkeleri, insanlığı sıpor, moda, cinsellik, çıplaklık, seks, porno, festival, bedensel yarışma, savaş oyunu, bilgisayar oyunu, tanıtım(reklam), tüketim, eğlence, ünlü gibi şeylere yöneltmeye, ve kitaptan ve özellikle felsefe, mantık öğrenmekten, kültürlü olmaktan uzaklaştırmaya çalışırlar; işte bu yazı bu tuzağı, ve bu tuzağın çözümünü anlatmaya çalışmaktadır.

Düşüncem ki gelecek yalnızca dinin dini inançlara; felsefe-bilim-Din hadisileri üçlüsünün siyasete, akıldışı-ahlakdışı medyaya, akıldışı-ahlakdışı eğitime, akıldışı-ahlakdışı sanata ve turizıma(turizme); kamu ekonomisinin özel sektöre karşı savaşımını değil; özelde bayların, genelde insanlığın bayanlara karşı ahlak konusunda savaşımını da içerecek çünkü ortadaki akılı ve ahlakı dışlamış bir bayan türü var olmakta ve dünyayı sarmakta oysa ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, felsefenin, bilimin, medeniliğin, insan olmanın, insanlığın en üst ve en nitel aşamasıdır.

Açık ki bayanların akıldışı-ahlakdışı bu durumu kendiliğinden ya da rastlantı değil; insanca bir insanlık ve insanca bir dünya anlayışına karşı olan yani akıldışı-ahlakdışı bir insanlık, ve akıldışı-ahlakdışı bir dünya yaratmaya çalışan, küresel ve örtülü bir gücün yönlendirmesidir; yani bence akıldışı-ahlakdışı modanın da, akıldışı-ahlakdışı medyanın da, akıldışı-ahlakdışı turizımın da arkasında böyle, küresel ve derin bir güç var yani bayanların yaptıkları şey gerçekte özgürlük ya da demokrasi ya da kendi seçimleri değil, o kürsel gücün yönlendirmesidir, o küresel güce farkında olmadan kukla olmalarıdır.

Özelde bayanların, genelde ise insanlığın akıldışı-ahlakdışı bir dünyaya yönlendirmesine sunulan savunma 'Özgürlük' yani 'Demokrasi özgürlüktür, demokraside herkes özgürdür, herkes istediğini yapar'dır. Yani özelde bayanların, genelde insanlığın koca bir dünyası gerçekte bir sözcüğün yanlış tanımı üzerine kurulu çünkü serbestlik yani her istediğini yapmak başkadır, özgürlük başkadır ki bunu daha önce birkaç yazımda da açıkladım, yine açıklayayım. Özgürlük sözcüğü gerçekte Türkçenin değerini, önemini, gücünü, evrenselliğini, bilimselliğini en doğru, en iyi, en güzel gösteren örnektir çünkü özgürlük durumunu Türkçedeki özgürlük sözcüğünden başka doğru biçimde anlatan bir sözcük Türkçeden başka hiçbir dilde yok, örnek ki İngilizcedeki freedom sözcüğünün anlamı 'özgürlük' sanılsa da özgürlük değil 'serbestlik'tir, Arabçadaki hürriyet sözcüğü de özgürlük değil, serbestliktir; serbestlik öznenin yanlış, doğru, iyi kötü, yararlı, zararlı, ahlaklı, ahlaksız her istediğini yapmasıdır yani serbestlik sözcüğü 'serserilik' sözcüğü ile kardeştir oysa özgürlük sözcüğünün kökeni 'öz'dür yani 'doğru, iyi, güzel, yararlı olan' şeylerin yapılması ve istenilmesi demektir ki bu açıdan örnek ki sigara içmek hakkı serbestliktir ancak özgürlük değildir çünkü sigara içmek sağlığa zararlıdır, bu açıdan yine örnek ki zina, fuhuş, kamusal alanlarda çıplaklık, kamusal alanlarda cinsel tahrikli giysiler giyimli olmak hakkı serbestliktir ancak özgürlük değildir çünkü bu gibi şeyler hem insanların hem de toplumun akıl-ruh sağlığına zararlıdır çünkü ahlakı dışlamak gerçekte zekayı, akılı, mantığı, beyini, ruhu, felsefeyi, bilimi, insan olmayı, insanlığı dışlamaktır; yani serbestlik 'Ne istersem yaparım, ne istersen yap' iken, özgürlük 'Yalnızca doğru olanı yaparım, yalnızca doğru olanı yap'tır. Doğru insanın özü nedir; dini tanımlayan Din hadisileri'nin de dediği şeylerdir yani bilimsel olmak, mantıklı olmak, tutarlı olmak, ahlaklı olmak, dürüst olmak, vicdanlı olmak, merhametli olmak, adil olmak, medeni olmak' gibi, yani bu durumda, bu öze yani bu doğru ilkelere aykırı şeyler özgürlük değildir, olsa olsa serbestliktir yani örnek ki bir ülkede uyuşturucu kullanmak, cinayet, hırsızlık, porno, çocuk fuhuşu, çocuk evliliği gibi şeyler de serbest olabilir ancak bunlar özgürlük değildir, yani özgürlük hem doğru olanları yapmaktır hem de devletlerin ya da hukukların ya da yasaların(kanunların) verdiği her hakkı yapmamaktır. Yani insanları, toplumları, insanlığı önce özgürlük sözcüğünün anlamı ve Türkçe ile aydınlatmak zorunludur yani birilerinin 'Türkçe ile felsefe ve bilim olmaz, Türkçeyi terk edelim' demesi gerçeğe aykırıdır çünkü Türkçe olmadan değil felsefe ve bilim, özgürlük ve insanca bir dünya ve insanca bir insanlık bile olmaz.

Belli ki Cia yani Abd kökenli bir küresel, derin güç insanları, toplumları ve insanlığı özgürlük ve demokrasi konularında, Türkiye'yi, Türkiyelileri ise Türkçe konusunda yanlış yönlendirmeye çalışmakta.

Bayanların kamusal alanlardaki; bikini, mayo denilen sütyen-külottan, mini şorta, mini eteğe kadar giyim durumları bayanların yatak odasılarını(odalarını) kamusal alanlara taşıma isteklerini de göstermekte yani bayanların yatak odasıları ile yetinmek istemediklerini de ki bu sözüm tüm dünyayadır. Bunun altında yalnızca Cia yönlendirmesi değil, Cia'nın tahrik ettiği Mia(Maoa) geni de bulunmaktadır çünkü Mia geni akılı ve ahlakı yani insancalığı yok eden bir gendir ki bir adı kötülük geni'dir, bir adı da mafya geni. Yani küresel bir derin güç özelde bayanlardaki genelde ise insanlardaki Mia geni dediğim geni gerek moda, gerek medya, gerek sinema sanatından müzik sanatına kadar sanat ile, gerek sıpor(spor), gerek turizım, gerek festival, gerek yarışma, gerek eşcinsellik, gerek akıldışı-ahlakdışı Amerikalı sanatçılar-ünlüler, gibi şeylerle tahrik etmektedir, ve özelde bayanlar, genelde devletler ya da siyasi iktidarlar da bu akıma kapılmayı özgürlük ve demokrasi sanmaktalar, genelde Batıdan, özelde ise Abd'den geldiği için.

Gerçek ki bayanlar ahlaka aykırı giyinmekle hem kendi akıl-ruh sağlıklarına yani beyinlerine ve ruhlarına hem de kendi toplumlarına, kendi halklarına, kendi milletlerine, kendi ülkelerine hem de tüm insanlığa zarar vermekteler, kötülük yapmaktalar ki bu nedenle de çağımızda ajanlık modadan sanata, turizımdan medyaya, eşcinsellikten pornoya kadar sayısız alanları kapsamaktadır yani bu gibi şeylerin arkasında kesinlikle o küresel, derin güç var, ve Abd dünyayı o küresel, derin güç ile elinde avuçunda(avucunda) tutabilmekte gerçekte, ekonomi ya da silah ile değil; yani örnek ki akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı pılajlar-oteller-turizım, akıldışı-ahlakdışı Amerikan sanatçıları-ünlüleri, cinsel yozlaşma, porno gibi şeylerle; yani serbestlik denilen şey gerçekte, genelde Batıya, özelde ise Abd'ye hizmet etmektir, kölelik etmektir, ulaklık etmektir yani gerçek bir vatana-millete-ülkeye-insanlığa-insancalığa ihanettir, düşmanlıktır, saldırıdır, kötülüktür, zarardır; bu nedenle genelde ülkelerin, özelde ise Türkiye'nin özellikle Abd'li sanatçılara-ünlülere, ve akıldışı-ahlakdışı modaya, akıldışı-ahlakdışı herşeye kapılarını kapatması zorunludur ki genelde Batıyı, özelde ise Abd'yi yenecek tek durum budur yani Türkiye dünyaya ahlak öğretmek zorundadır ki bu işe de önce zinayı, genelevleri, akıldışı-ahlakdışı modayı, eşcinselliği, barları, pavyonları, sıtriptiz(striptiz) kulübülerini, sex shopları, bay-bayan karışık masaj salonularını-sıpor salonularını, akıldışı-ahlakdışı turizımı, akıldışı-ahlakdışı medyayı yasaklayıp kendinden başlamalıdır; korkmayın ahlak özgürlüğe, demokrasiye, hukuka ve insan haklarına saldırı değildir, özgürlüğün, doğru demokrasinin, doğru hukukun, doğru insan haklarının ta kendisidir.

Gerçek ki insanlığı ve dünyayı akıldışı-ahlakdışı yapmaya çalışan akıldışı-ahlakdışı küresel ve derin bir güç Türkiye'ye de, öteki ülkelere de akıldışı-ahlakdışı televizyon tanıtımılarından(reklamlarından) modaya, sıpordan eğitime, hukuktan turizıma, sanattan siyasete kadar her alandan sinsice, ısrarlı ve örgütlü biçimde saldırmaktadır.

Yani bayanlar kendilerine cinsel tacizlerden, mobinglerden şikayet etmekten önce ahlaklı, edebli, medeni, beyinsel, insani giyinmeyi öğrenmeli. Bayanlar ahlaklı, edebli giyinmeyi öğrendiklerinde yalnızca kendileri değil; toplumları, halkları, milletleri, ülkeleri ve tüm insanlık da kazanacak; ve genelde Batı, özelde Abd, özelde ise dünyaya akıldışılık-ahlakdışılık yaymaya çalışmakta olan güç yenilgiye uğrayacaktır yoksa bayanlar hem kendilerine hem toplumlarına, halklarına, milletlerine, ülkelerine, insanlığa uyuşturucudan bile büyük en büyük kötülüğü yapmış, en büyük zararı vermiş olacaklar; işte bu nedenle, gelecekte genelde felsefenin, bilimin, insanlığın, özelde ise bayların bayanlara karşı başkaldırısı, isyanı, tepkisi, örgütlenmesi, direnişi, savaşı kaçınılmaz, zorunlu olacaktır çünkü yoksa tüm insanlık, tüm dünya zarar görecektir çünkü bayanlar özgürlük değil, insanca bir insanlığı ve insanca bir dünyayı önlemeye, engellemeye çalışmakta olan küresel, derin bir güce farkında olmadan ajanlık yapmakta olacaklar. Bu bağlamdan olarak örnek ki hukuklarda da; kamusal alanlarda cinsel tahrikli giyimli bayanlara karşı işlenilen suçlarda hukuklar ceza indirimine gideceklerdir çünkü ahlakı yitirmek, ülkeyi yitirmektir de.

Yani serbestlik özgürlüğün başladığı yerde biter; bayanların serbestliği de.

Yani insanlar ya ahlakın bekçisi olurlar ya ahlaksızlığın ve o küresel, derin gücün; ya özgürlüğün bekçisi olurlar ya serbestliğin. 'Ahlak bekçiliği yapma' diyenler; farkında olmasalar da gerçekte ahlaksızlığın, o küresel, derin gücün, ve insanlık düşmanlığının, ve insanca bir dünyanın düşmanlığının bekçiliğini, ajanlığını yapmaktalar.

Ahlaksız özgürlük olmaz, ancak ahlaksız serbestlik olur; ahlaksız demokrasi olmaz, olsa olsa ahlaksız devlet düzeni ya da ahlaksız ülke düzeni olur. Moda da, beden de, çıplaklık da, cinsellik de, cinsiyet de, aşk da, sevgi de insanı özgür yapmaz, ancak serbest yapar; özgürlüğü ise ancak felsefe, bilim, ve Din hadisileri sağlar. Siz gidin önce özgürlüğün anlamını öğrenin. Toplumda asıl taciz, asıl mobing ahlakı çiğnemektir, ahlakı hiçe saymaktır.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 21.9.19/01.59