CUMHURİYET GAZETESİNİN CİNSEL AHLAK YOZLUĞU SAVIM

Farkında iseniz medyada; ahlakdışılığa, ahlaka aykırılığa hiç olumsuzluk, hiç tepki yok epeydir; sanki biryerlerden emir gelmiş gibi. Yani, bakıyorsunuz medyada; uyuşturucu kullanmış ünlü de baştaçı, zina yapmış ünlü de, çırılçıplak pozlar vermiş ünlü de çünkü açık ki birileri ne kadar soyunursa, ahlaka aykırılaşırsa, birileri de o kadar para kazanmakta.

Açık ki akıldışı-ahlakdışı, küresel ve derin bir merkez öteki ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de akıldışılık, bilimdışılık ve ahlakdışılık yaymak için çırpınmakta. Bunun için de moda, turizım(turizm), medya, astroloji, medyumluk, bilgisayar oyunu, eşcinsellik, çıplaklık, ünlü gibi şeyleri kullanmakta; ve pekçok sıradan insan gibi, pekçok, 'ünlü' denilen kimse de farkında olmadan da olsa bu tuzağa düşmekte. Örnek ki Bülent Ersoy isimli yoz, sözde sanatçı İspanya'daki bir çıplaklar kampına gitti, Aleyna Tilki isimli yoz, sözde sanatçının İngiltere'deki bir müzede heykeli yapıldı; şimdi gündeme getirilenlerden biri de açık ki Hazal Kaya isimli yoz, sözde sanatçı olmuş.

Cumhuriyet gazetesine sorsan 'Atatürkçü' olduğunu söyler ancak açık ki Atatürk'ün ne olduğunu doğru bilmemekte. Açıklayayım: Atatürk demek 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' demek yani Atatürkçülük demek 'Önce bilim ve ahlak' demektir yani 'Bilimsellik ve ahlakçılık' olmayan yerde Atatürkçülük de olmaz.

Serbestlik özgürlük, özgürlük de serbestlik sanıldığı için demokrasi de, laiklik de, Atatürk de, özgürlük de serbestlik sanılmaktadır oysa özgürlük bilim ve ahlak üzerine kuruludur, bu nedenle Atatürk 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' anlamına gelen sözler söylemiştir; serbestlik ise bilimi ve ahlakı umursamaz, hazzına göre davranır. Örnek ki süt içmek özgürlüktür ancak sigara içmek özgürlük değil serbestliktir; ahlak özgürlüktür ancak ahlaka aykırılık özgürlük değil serbestliktir. Özgürlük 'Öz+gür' dür yani 'özün doğru varlığı ve doğru gelişimi'dir; doğru ise felsefe, bilim, ve özelde ahlak, genelde din bileşkesi ile oluşur.

Sanılıyor ki ahlak gericiliktir, cahilliktir, ilkelliktir, barbarlıktır, mantıksızlıktır oysa ahlak zekanın, beyinin, ruhun, özgürlüğün, felsefenin, bilimin, demokrasinin, insanlığın en üst nitel aşamasıdır; bu nedenle ki yalnızca Muhammed değil Atatürk de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' demiştir. Yine sanılıyor ki din bilimdışılıktır, akıldışılıktır, boşinançtır, gericiliktir oysa din Muhammed tarafından bundan 1400 yıl önce kadar bilimsel ve insani olarak tanımlandı; dini tanımlayan, ve Din hadisileri adını verip internette yayınladığım bu hadisler dini şöyle tanımlıyor: 'Din ilim(bilim), ahlak, vicdan, merhamet, dürüstlük, adillik, tarafsızlık, medenilik, nefssizlik demektir' yani Marx'ın 'Din halkın afyonudur' diye saçmasapan, iftira tanımı geçersiz bir tanımdır, belli ki Marx yalnızca Yahudilik ve Hıristiyanlık(Hristiyanlık) ile ilgilenmiş, ve dini inançı din sanmıştır oysa din başka, dini inanç başka.

Cumhuriyet gazetesinin cinsel yozluğunun son bir örneği eşcinsellik konusunda, ve Hazal Kaya isimli yoz, sözde sanatçı ile gündeme geldi.

Belli ki o küresel güçe(güce) bağlı ya da o güçün etkisindeki birileri Hazal Kaya'ya şöyle akıldışı, ahlaka aykırı bir soru sormuş: 'Çocuğun Lgbti+ olsa tepkin ne olurdu?'. Bu sözde ünlü de zaten yozluk içinde olduğundan, o gücün beklediği, umduğu yanıtı vermiş: 'Bir tepkim olmazdı. Beni ilgilendirmez çünkü. Benim ne tepkim olabilir, o benden başka birisi. Çocuklarımızla ilgili bunu anlamak zorundayız. O benden başka bir birey, ben değilim o. Onu yönlendirmek haddim değil. Ben ona ancak yol arkadaşlığı yapabilirim. Bir ihtiyacı olursa yanında olabilirim. Yani hiçbir tepkim olmazdı, çünkü haddim değil buna bir tepki vermek.'.

Cumhuriyet gazetesi de, büyük olasılıkla bu yanıta pekçok olumsuz tepki gösterilmiş olmasına karşın, şöyle demiş: 'Hazal Kaya'nın bu sözleri, birçok sosyal medya kullanıcısı tarafından beğeniyle karşılandı.'. Açık ki o akıldışı-ahlakdışı güc(güç) bir taş ile iki kuş vurmuşluk durumunda olmuş, yani 'Körün beklediği bir göz, gelen iki göz' gibi bir durum oysa herkes beğeni ile karşılasa bile, eğer Cumhuriyet gazetesi gerçekten Atatürkçü ise, Atatürk'ü gerçekten anlamış ise, Atatürk'ün 'Önce bilim ve ahlak' kültürüne uyup bu duruma tepki göstermesi gerekirdi.

Türkiye'nin de, tüm dünyanında bir 'Ahlak devrimi'ne, 'Ahlak hukuku'na, ahlak demokrasisine, ahlak egemenliğine zorunluluğu var çünkü ahlak yıkılırsa değil Türkiye, tüm insanlık yıkılır çünkü ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, özgürlüğün, felsefenin, bilimin, akıl-ruh sağlığının, hukukun, sanatın, medeniyetin, insanlığın, dünyanın en üst nitel aşamasıdır. Düşünün; örnek ki porno serbest olursa bundan Türk milleti mi yarar görür yoksa fuhuş mafyası mı; toplumda eşcinsellik yayılırsa bundan Türk milleti mi yarar görür yoksa Türkiye'yi yıkmak isteyenler mi; zina serbest olursa bundan toplumun temeli olan aile mi yarar görür yoksa zamparalar mı; çocuklarla evlilik serbest olursa bundan çocuklar mı yarar görür yoksa zengin yaşlılar mı? Yani birşeyi anlamak için sonuçuna(sonucuna) da bakmak gerekir.

Türkiye'yi savunmak, korumak yalnızca Türkçeyi savunmaktan, korumaktan değil ahlakı da savunmaktan, korumaktan geçer.

Adın 'Cumhuriyet' ancak neyin cumhuriyeti çünkü Atatürk 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyor. Peki sen ahlaka aykırılığa tepki göstermiyorsan ya da karşı çıkmıyorsan, sende ahlak nerede?

Ezbere, lafta Atatürkçü bunlar. Bu kafa ile, daha çok beklersiniz Akp gitsin diye çünkü Türk demek de, Müslüman demek de 'Önce ahlak' demek.

'Ahlak bacak arasında değil' diyenler yanılıyorlar çünkü ahlakın bir bölümü de bacak arasındadır ancak demokrasi, laiklik ve özgürlük bacak arasında değil beyinde, ruhta, bilimde ve ahlaktadır.

Ey 'Adamlarımı yedirmem' diyen; demokrasiye, laikliğe, Atatürk'e, Chp'ye, Lozan anlaşması'na, Türkçeye laf söyleyen Akp, ahlakı neden yediriyorsun, ahlakdışılığa karşı neden laf söylemiyorsun? Bilin ki 21. yüzyılın en büyük silahı da, terörü de ahlaksızlıktır ki bunun da başını ahlakdışı moda, ve ahlakdışılık savunucuları çekmektedir.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 13.6.20/04.27

 

 

(Öteki yazılarım ve şiirlerim (siir-defteri.com) sitesinden okunabilir.)