SU STRESLİ ÜLKELER VE TÜRKİYE

Falkenmark Göstergesi her ne kadar nüfus ile ters orantılı değişiyor olsa da, dünyada Falkenmark Göstergesi’nin yüksek olduğu çok nüfuslu ülkeler de var «ne kadar yüksek o kadar iyi». Tablo 4’te de görüldüğü üzere, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri ve Brezilya gibi yüksek nüfuslu bazı ülkeler aynı zamanda yüksek Falkenmark Göstergesi’ne de sahipler ve bu ülkeler su stresi çekmemekte. Ormanlarıyla tanınan bir ülke olan Kanada ise, göreceli olan düşük nüfusu nedeniyle en yüksek Falkenmark Göstergesi’ne sahip.
Çin, dünyadaki en yüksek yenilenebilir tatlı su miktarına sahip olmasına rağmen, yüksek nüfusu nedeniyle düşük bir Falkenmark Göstergesi’ne sahiptir. Orta düzeyde yenilenebilir tatlı su kaynaklarına rağmen Cezayir, yüksek nüfusu nedeniyle mutlak bir su kıtlığı içindedir. Akdeniz'de bir ada ülkesi olan Malta, yenilenebilir tatlı su kaynaklarının düşük olmasından dolayı mutlak su kıtlığı içindedir. Yine Tablo 4’te yer aldığı haliyle, İsrail tespit edilen ülkeler arasında en düşük Falkenmark Göstergesi’ne sahip ülke konumundadır. Yenilenebilir tatlı su kaynakları Malta’dan daha çok olmasına rağmen, nispeten yüksek nüfusu İsrail’i listenin sonuna yerleştirmiştir.

TÜRKİYEDE DURUM

 

Üç tarafı sularla çevrili olmasına rağmen, Türkiye’nin “su stresli” bir ülke olduğu bilinmektedir. Türkiye, aşırı sıcaklıklara sahip “yarı kurak” bir bölgede yer almaktadır. Ülkenin su kaynakları doğal göllerden, ırmaklardan, rezervuarlardan ve yeraltı sularından oluşmaktadır. Ülkede, en büyüğü Van Gölü olan 120’den fazla göl bulunmaktadır. Göllerin yanı sıra, 700’den fazla da rezervuar mevcuttur. Bu rezervuarların en büyükleri arasında Atatürk, Keban ve Karakaya Barajları bulunmaktadır. 
Türkiye’ye düşen ortalama yağış miktarı 643 mm ile dünya ortalamasının oldukça altındadır. Bu miktar, yıllık ortalama 501 milyar m3 suya tekabül etmektedir. Bu miktarın yaklaşık 274 milyar m3’ü atmosferde buharlaşırken, 69 milyar m3’ü yeraltına sızmaktadır. Sonuç olarak, 158 milyar m3 su, denizlere ve/veya kapalı havzalardaki göllere, çeşitli büyüklükteki akarsular yardımıyla taşınır. Yeraltı suyuna karışan 69 milyar m3’lük miktarın yaklaşık 28 milyar m3’ü kaynak suları ile yüzey suyuna karışmaktadır. Komşu ülkelerden gelen 7 milyar m3’lük suyun da eklenmesi ile Türkiye’nin brüt su potansiyeli 193 milyar m3’ü bulmaktadır.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne göre, mevcut teknik ve ekonomik şartlar altında tüketilebilecek yüzey suyu potansiyeli 98 milyar m3 olarak hesaplanmaktadır. Bu miktarın 95 milyar m3’ü yurtiçindeki nehirlerden ve 3 milyar m3’ü komşu ülkelerden doğan nehirlerden sağlanmaktadır. 14 milyar m3’lük güvenli yeraltı suyunun da eklenmesi ile Türkiye’nin net su potansiyeli 112 milyar m3 olarak hesaplanmaktadır. Türkiye, 2023 yılına kadar net su potansiyelini tam randımanlı şekilde kullanmayı amaçlamaktadır. 2015 yılında 1.422 metreküp⁹  olarak hesaplanan kişi başına düşen su miktarı, 2017 yılı itibariyle, 1.386 metreküp10 olarak hesaplanmaktadır. Avrupa'daki ve Dünyadaki diğer ülkeler incelendiğinde, Türkiye, kişi başına kullanılabilir su miktarı açısından su sıkıntısı çeken ülkelerden biri olarak göze çarpmaktadır. Genel bir kural olarak, kişi başına yıllık 5.000 metreküpten fazla su potansiyeli olan bir ülke “su zengini” olarak kabul edilmektedir. Belirtilen herhangi bir bölge için Falkenmark Göstergesi yılda kişi başına 1.000 ila 1.700 metreküp arasında ise, bu bölgenin “su stresi” altında olduğu bilinmektedir. 2023 yılında 100 milyon nüfusa sahip olması beklenen “su stresli” Türkiye’nin, 2023 yılındaki su potansiyeli 1.120 m3/kişi seviyesine düşecektir.

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Senaryodan Film Okumak İster misiniz? Genel 05.12.2019
Uyanmanın Vakti Geldi Genel 30.11.2019
Yalakalık Genel 22.11.2019
33 Yaşımdan Öğrendiklerim Genel 21.11.2019
Kalp Ağrısı ;      Genel 20.11.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.