AKP'YE KARŞI DARBE SAVLARI AKP'NİN KENDİ DARBESİNİ SAKLAMAK İÇİN Mİ?

Felsefel olarak savım ki bilim ve ahlak üzerine kurulu bir demokrasinin çöpü, bilim ve ahlak üzerine kurulu olmayan darbenin ya da devrimin temizliğinden üstündür; bilim ve ahlak üzerine kurulu darbenin ya da devrimin de çöpü bilim ve ahlak üzerine kurulu olmayan demokrasinin temizliğinden üstündür. Yani; dinsizin ahlaklısı, dinsizin ahlaksızından, dinlinin ahlaklısı da dinsizin ahlaksızından üstündür; yani önce ya mantık ya ahlak ki zaten ki doğru mantık da ahlaka götürür, ahlak da mantıktır; bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim(ilim) ve ahlak' dedi; bilim ve ahlakı birleştiren ortak şey mantıktır yani mantıksız şey bilime de, ahlaka da aykırıdır. Bu nedenle görünümde apaçık bir aykırılık yoksa konularda dışa değil içeriğe, görünüme değil öze bakılmalıdır yani örnek ki bozuk olduğu gözle görülen bir yemeği, 'Bozuk mu, değil mi?' diye laboratuvara tahlile göndermeye gerek yok; ya da ortalıkta sütyen-külot gezen birinde 'Ahlak var mı, yok mu?' diye düşünmeye, ruhunu, özünü, içeriğini incelemeye gerek yok.

Yani, çocuk sağlıklı ve sağlam doğsun da doğal doğumla mı, kürtajla mı olduğu önemli değil. 

Sözcükleri ya da kavramları ya da terimleri bilmeden gerçekler ve doğrular doğru oluşmayabilirler ki bu nedenle de felsefenin temeli dil felsefesi denilen felsefedir yani önce sözcükler, kavramlar, terimler, tanımlar.

Yani; felsefede, bilimde ve tarihte 'devrim' asla yanlış, kötü, çirkin, zararlı, insanlıkdışı, gerileme anlamlarına gelmez; bu nedenle ki örnek ki Atatürk devrimleri, Harf devrimi denilir. Darbe ise devrim ile karşıt özellikler içerir. Yani bilim ve ahlak getiren şeylere devrim; bilımdışılık ve ahlakdışılık getiren şeylere de darbe denilir. Bu nedenle ki örnek ki yeni birşeyler icat edildiğinde 'Bilimde devrim' denilir, 'Bilimde darbe' denilmez; yani kısaca ya da özetle birşeyin bilim ve ahlak içereni devrimdir; bilime ve ahlaka zıt içereni de devrimdir ancak devrimi ve darbeyi birbirlerinden ayırt etmek görünüm açısından zoruluk getirebilir çünkü askeri darbe gibi görünen birşey gerçekte devrim amaçlı yani ülkeye bilim ve ahlak getirmek için olabilir, yani devrim ve darbe konusunda bir de içeriğe, öze, amaça(amaca), getirilene bakılmalıdır yani her aslan vahşi değildir, bir aslan sirk aslanı yani eğitimli aslan da olabilir; bir palyaço da suikastçı olabilir; su içilir ancak saf su denilen su içilmez, oksijen solunur ve suda oksijen vardır ancak oksijenli su içilmez.

Son günlerde, özellikle de Akp'ci çevreden ya da Akp'ci kimselerden, Türkiye'de darbe olacağı ya da yapmak isteyenler olduğu yönünde savlar ve imalar gündeme getirilmekte; ve bu konuda da özelde Chp, genelde ise Atatürkçüler suçlanmakta.

Ahmet Maranki isimli bir sözde akademisyen 'Belgırad(Belgırad) ormanlarında gömülü silahlarımız var, onları çıkartırız.' dedi.

Akp'nin Gençlik kolları üyesi bir kişi bir cam kavanoz içinde onlarca tabancı mermisi gösterip Chp'yi tehdit etti.

Sevda Noyan isimli biri '5 Temmuz kursağımızda kaldı, vallahi yapamadık istediklerimizi. Boş bulunduk. Bizim aile şöyle bir 50 kişiyi götürür yani. Biz liderimizin yanındayız ve asla yedirmeyiz. Benim listem hazır açıkçası.' diyor. Yani açık ki 'Demokrasiyi ve laikliği yeriz ancak demokrasinin temeli olan Güçler ayrılığı'nı yok eden Akp'yi yedirmeyiz.' demiş olmakta.

Öyle ki dini tanımlayan Din hadisileri ile aykırılık içinde olduğu görülen Cübbeli Ahmet denilen kişi de 'Rüyamda gördüm, darbe tehlikesi var.' diye bir saçmalık sunmuş.

Darbe silah ile yapılır; medyada silah gösterenler hangi parti yandaşları acaba?

Anlaşılan ki Atatürk düşmanlığı da, demokrasi düşmanlığı da, laiklik düşmanlığı da bilimsel bir içeriğe, bilimsel mantığa oldukça; felsefeye ise tümden uzak.

Düşünmeye başlayalım: Tarihte görülmekte ki darbe denilen şey demokrasiye ve bilimselliğe karşı yapılan birşey genelde. Yani görülmekte ki darbe demokrasi ve bilimsellik istememekte; özetle vicdan istememekte ki bunun yakın çağlardaki en tipik durumu Hitler'in durumudur. Yani, demek ki darbe demek demokrasi karşıtlığı demektir. Ülkemizde askeri yapmaya kalkan Fetö de öncelikle demokrasiyi yok etmek için idi; demokrasinin temeli de laikliktir, laikliğin temeli de bilimdir yani açık ki darbe demek demokrasiye, laikliğe ve bilimselliğe saldırıdır, yani 'darbe'nin turnusol kağıdı bu.

Ülkemize bakalım. Kendisine karşı darbe söylentisileri olan Akp demokrasici mi, demokrasinin yanında mı yoksa demokrasinin karşısında mı? Akp ne yaptı; nicel demokrasinin temeli olan Güçler ayrılığı'nı yok etti yani yasamayı, yargıyı ve yürütmeyi tek elde topladı. Peki, Chp ve Atatürkçüler ya da demokrasiciler ya da laikçilikler ne istiyorlar, demokrasi istiyorlar yani 'Güçler ayrılığı.

Yani bu durumda açık ki Akp'ye karşı Chp'nin ya da Atatürkçülerin ya da demokrasicilerin ya da laikçiliklerin darbe istemesi saçmalık, gülünç olur yani bu durumda bunlar olsa olsa İngilizcede 'Reform' denilen şeyi isteyebilirler.

Yani darbe demokrasi yok etmek ise bunu en iyi biçimde yapmakta olan, Akp'nin kendisidir yani darbe tanımına göre Akp'nin kendisi darbe yapmayı sürdürmektedir. Bu açıdan mantık şöyle düşünmek zorunda kalmakta: Acaba Akp ya da Akp'ci çevre yapmakta olduğu kendi darbesini gözlerden saklamak için mi kendisine karşı darbe savını ortaya atmaktadır ya da attırmaktadır?

Yani, nicel demokrasinin temeli olan Güçler ayrılığı yok edilmiş, Tek adam sistemi kurulmuş; darbe daha nasıl olacak ya da olur?

Pırof(Prof) Sinan Alçın isimli bir akademisyen 'Koronavirüs nedeniyle sektörlerin toparlanması 10 yılları alacak. İşsizlik yükselecek. Yoksulluk artacak. Dünya genelinde eşitsizlik ve ülkelerde de de daha otoriter yönetimler göreceğiz.' demiş; iktidarda, yönetimde kim var, Akp mi, Chp mi?

Mehmet Ali Güller isimli, bir gazetenin köşe yazarı da 'Sıkışan iktidarlar düşmanla beslenir: Kimi 'Çin, virüsü laboratuvarda üretti' komplosuyla, kimi de 'muhalefet darbe yapacak' propagandasıyla başarısızlığını örtmeye, kötü ekonomi tablosunu gizlemeye, safları sıklaştırmaya çalışır.' demiş. Açık ki iktidarların ya da devletlerin saklayacakları birşey olur, muhalefetlerin ya da toplumların değil.

Bilinmeli ki darbe demokrasiye, laikliğe, bilimselliğe ve ahlaka karşı olur ancak çünkü 'darb' sözcüğü şiddet, barbarlık, acımasızlık, insanlıkdışılık içerir ki bu nedenle de zaten hukukta 'Meşru(Yasal) müdafa(savunma)' denilen şey var.

Belli ki birileri darbe sorununu gündeme getirip demokrasiyi ve laikliği daha da yok etmek istiyor olabilir tıpkı Hitler'in de, muhalefeti tümden yok etmek için birzamanlar yaptığı gibi.

Yani gerçek o ki örnek ki bir ülkede darbe yapmış askerlerin 'Bize karşı darbe yapılacak' demesi gibi birşey olmakta gibi.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 11.5.20/14.10