BOŞ ver yüreğim SİKTİR et.....!

Ne kelimeler dizdik kör kütük satırlara, karşılık beklemeden. Kıymet bilmeyenler için ne yollar aştık, sonunda beslediğimiz duygularımızı kirli elleriyle katlettiler... Sürüklenip oradan oraya, etrafımızdaki sarhoş duvarlara çarpa çarpa her yanımızı, Taşların, çukurların birini bile atlamadan, düşe kalka avuç içlerimizi ve dizlerimizi, Her defasında daha çok severek de eski yaralarımız kanatarak, yine de onlara teslim olduk. Ne kışlar gizledik baharların altına bilemediler. Ne kadar yüceltip, başımıza taç ettiysek, o kadar küçük gördüler, tepemizden bakarak. Ne badeler sunduk sevdiklerimize, zehir içtiğimiz kadehlerde, kan kusup kızılcık şerbetini yalancı şahit tuttuk, ağladık toz zerrelerini suçladık, bilemediler... Kol kanat gerdik, siper ettik gövdemizi kurşunlara onları koruyalım diye. Dayak yedik, hırpalandık hissettirmedik. Hançerlendik sırtımızdan ses etmedik bilmesinler diye, oysa sakındıklarımız vuruyormuş bilemedik. İhanet yükünü tek başımıza yüklendik omuzlarımıza, yorulduk, ezildik ama sevdiklerimizin başrolü oynadığını sezemedik. Tek başımıza o kadar kalabalıktık ki, sevdikçe, güvendikçe yalnız bırakıldık. Hadi yüreğim gel gidelim buralardan, ellerimiz cebimizde başlarımız dik. Biz bilsek de başkaları bilmesin yenildiğimizi. Bırak artık pusulayı, ne yöne gideceğimizin bir önemi yok. Yolun bundan sonrası muamma artık. Zira bu yerler gibi, gideceğimiz yerler bize, biz gideceğimiz yerlere ait olmayacağız nasılsa. Buralar da aldığımız yaraları oralarda sarar mıyız, yoksa yaralarımıza yaralar mı katarız bilmiyorum. Ne yükün varsa at kenara, ağırlık etmesin yol boyunca, zira taşıdığımız yükün de önemi yok artık. Bak yüreğim, ne demiş şair Metin Yıldırım.! Deli Gönül... Kalk gidelim deli gönül, Bu el bizim el değilmiş. Derde salan belli gönül, O zalım yar el değilmiş. Sevdan ölmüş nazarında, Garip yatar mezarında, Demek aşkın pazarında, Kıymetin bir pul değilmiş. Çığlar düşer avazına, Kar yağdırdı bak yazına, O yar bu aşkın sazına, Bağlanacak tel değilmiş, Gün göstermez felek bize, Düşman oldu uyku göze, Bizi böyle yakan köze, Atan yaban el değilmiş. Kalk gidelim deli gönül, Kader bize demedi gül, Gel bu aşka olma bülbül, Yar konacak gül değilmiş... Boş ver be yüreğim, gülerek gideriz bizde, bizi silmişlerden uzaklaşarak ölüme. İncinsek de, kırılsak da boş ver, yaşamamız gerekiyormuş yaşadık, çekeceğimiz çileler varmış çektik. Şimdi gitmek zamanı, gitmeliyiz. Kalanlar üzülmeyecekler korkma. Bırak artık ardında kalanları düşünmeyi, dönüp dönüp arkana bakmayı, el sallayan göremeyeceksin. Gittiğinin farkına bile varmayacaklar, gidişinle dolmayacak bir boşluk bırakacağını sanma sakın. Boş ver; gel gidelim yüreğim, bizi silmişlerden uzaklaşarak ölüme....


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Bu ilk ölüşüm değil Yaşam 09.09.2019
HAYAT SOĞUK Yaşam 08.09.2019
KENDİMİ ÇIPLAK HİSSEDİYORUM.... Yaşam 07.09.2019
SEN NASIL BİR KAHPESİN !!! DÜNYAAAAA.......9 Yaşam 06.09.2019
ULANNN AZRAİL.... BENİ UNUTTUN YİNE !!!.... Yaşam 05.09.2019

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Bir Türk Bilgesi 12.09.2019

Ortalığa 'Siktir et' yazıp; ortalıkta bikini, mayo diye sütyen-külot gezip; sonra da romantizmden, sevgiden, aşktan, duygudan, şiirden, insanlıktan, medenilikten ve yalnızca kendini mağdur göstermekten söz eden bayan çağı mı başladı acaba?

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.