AKP KARŞITI BATICI MEDYANIN EŞCİNSELLİK ZİNA ÇIPLAKLIK YA DA UTANMAZLIK YA DA İLKELLİK AŞKI

Akp'ye karşı olmak demokrasi, laiklik, özgürlük, medeniyet, Atatürkçülük, bilimsellik, ilerilik, üstünlük, çözüm ve Atatürkçülük değildir ya da doğru, demokrasi, laik, özgür, medeni, Atatürkçü olmak Akp'ye karşı olmak değildir; bilimden ve ahlaktan yana olmak demokrasi, laiklik, özgürlük, medeniyet, Atatürkçülük, bilimsellik, ilerilik, üstünlük, çözüm ve Atatürkçülüktür; bilimden ve ahlaktan yana olmak, doğrudur, çözümdür. Bu yazımda da bunu anlatacağım. Yani, nasıl ki Hitler'e karşı olmak alim olmayı sağlamaz, Akp'ye karşı olmak da doğru yolu sağlamaz çünkü doğruya ancak 'Bilim ve ahlak'tan gidilir çünkü ikisi de mantık üzerine kuruludur, ikisi de mantığın açılımlarıdır yani bilim yoksa ahlak olmaz, ahlak yoksa doğru bilimcilik olmaz; bu nedenle ki Muhammed de 'Sultanlarla düşüpkalkan alimler de hırsızdır', ve 'En acıdığım insan cahiller içindeki alimlerdir' demiştir; yani bilim ve ahlak birliğinden uzaklık alim, alime olunsa da ya sultanlık hevesidir ya da cehalet içinde olmaktır.

Beyine yani ruha doğru gitmek ilerlemek, evrimdir; bedene yani kasa, mideye, cinselliğe, cinsiyete doğru gitmek geriliktir yani evrime aykırılıktır. Yani; insan, toplumlar, insanlık ve dünya bedene doğru değil ruha doğru gitmelidir ki bunu da Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi önce 'Bilim ve ahlak' sağlar.

Savım ki 21. yüzyılın en büyük, en tehlikeli, en kitlesel salgını corona değil ahlaksızlıktır yani bedene değil beyine, ruh, akıl-ruh sağlığına yani insancalığa saldırıdır.

Görülmekte ki Osmanlıcılık, ve İslam söylemli terör örgütülerince İslamiyet barbarlık durumuna; demokrasi, laiklik ve özgürlük de ahlaksızlık durumuna getirilmeye çalışılmakta birilerince. Bunun  temel nedeni de dini tanımlayan, anlatan, açıklayan, öğreten Din hadisileri'nin bilinmemesi; demokrasinin, laikliğin, özgürlüğün ve Atatürk'ün 'İlim(Bilim) ve ahlak' demek olduğunun bilinmemesi; siyasi parti yani siyaset; akıldışı-ahlakdışı moda; akıldışı-ahlakdışı turizım(turizm), akıldışı-ahlakdışı ünlüler; akıldışı-ahlakdışı sanat ürünleri; akıldışı-ahlakdışı bilgisayar oyunuları; akıldışı-ahlakdışı medya; akıldışı-ahlakdışı mekanlar; bilim düşmanı kültür yayan yerler; dünyaya, insanlığa, toplumlara, insanlara kas köleliği, cinsellik köleliği, haz köleliği, duyu köleliği, hareket köleliği, nefs köleliği, dünya köleliği, silah ve savaş isteği pompalayan güçler, ve 'Özgürlük'ün 'Bilim ve ahlak' değil de serbestlik sanılması gibi şeylerdir. Yani, 21. yüzyılda ve sonrasında; doğru insan olmak, doğru ülke olmak, doğru hayat olmak sıradan insanın da, siyasetçi insanın da başaramayacağı; düşünür(filozof), alim, alime, bilge insanların ve devletlerin yapması gereken şeylerdir artık.

Savım ki Atatürk düşmanlığı da, demokrasi düşmanlığı da, laiklik düşmanlığı da, evrim karşıtlığı da, akıldışı-ahlakdışı moda da, astroloji/medyumluk gibi şeyler de; farkında olunmasa da Türkiye karşıtı, Türkiye düşmanı ajanlıklardır çünkü Türkiye'nin temeli olan Atatürk'e, Atatürk'ün de temeli olan 'Bilim(İlim) ve ahlak'a saldırıdır.

Yine savım ki eşcinsellik savunuculuğu, tıravestilik(travestilik) savunuculuğu, zina savunuculuğu, fahişelik onurlandırıcılığı, akıldışı-ahlakdışı ünlülük, akıldışı-ahlakdışı bilgisayar oyunuları,  akıldışı-ahlakdışı Tv yarışmasıları, televizyonda yemek yayını/yarışması, televizyonda moda yarışması, televizyondaki barbarca-ilkelce yarışma, akıldışı-ahlakdışı çocuk oyuncakları, akıldışı-ahlakdışı mekanlar, akıldışı-ahlakdışı turizım(turizm), Osmanlıcılık, milliyetçilik, sıpor(spor), sıpor salonu, bay-bayan karışık masaj salonu, gecekulübü, bar, pavyon, sex shop, sıtriptiz(striptiz) kulübü, genelev gibi şeyler de farkında olunmasa da Türkiye karşıtı, Türkiye düşmanı ajanlıklardır çünkü Türkiye'nin temeli olan Atatürk'e, Atatürk'ün de temeli olan 'Bilim(İlim) ve ahlak'a saldırıdır. Yani, gerçek ki 21. yüzyılda genelde dünyaya, özelde ise Türkiye'ye saldırı çok yönlüdür, her yöndendir, her açıdandır; bu saldırından da Muhammed'in de, Atatürk'ün dediği gibi ancak 'Bilim ve ahlak' birlikteliği ile kurtulunabilinir.

Anlayacağınız; akıldışı-ahlakdışı, küresel ve derin bir merkez genelde tüm dünyaya, özelde ise Türkiye'ye ve İslamcı ülkelere akıldışılık, bilimdışılık ve ahlakdışılık yaymak ve egemenleştirmek için çırpınmakta, didinmekte. Yani, anlayacağınız, bir küresel ve derin güç Türkiye'ye Atatürkçüler ile de, Osmanlıcılar ile de, sağcılar ile de, solcular ile de, İslamcılar ile de, dinsizler  ile de, komünistler ile de, işçiler ile de, kapitalistler ile de, gençler ile de, yaşlılar ile de, baylar ile de, bayanlar ile de saldırmaktadır; açık ki bu durumda Türkiye'nin başına hangi siyasi parti geçerse geçsin o küresel ve derin merkez için sorun değil, mutluluk çünkü tezgah, tuzak, oyun, sistem, düzen madalyonun iki yüzü gibi çift yönlü kurulmuş durumda.

Atatürk ne dedi; 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi. Muhammed ne dedi; 'Önce ilim(bilim) e ahlak' dedi. Yani, bu tuzaktan korunmanın da, kurtulmanın da tek yolu Atatürk'ün de, Muhammed'in de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' ülkesi olmaktır.

Dini 'Halkın afyonu' ya da gelenek, görenek, töre ya da Arabçılık ya da Osmanlıcılık sananlara derim ki din dini tanımlayan Din hadisileri'nin de dediği gibi 'Bilim(İlim), ahlak, vicdan, merhamet, dürüstlük, doğruluk, güvenilirlik, medenilik, tarafsızlık, adillik, nefssizlik' gibi şeylerdir.

Ahlak da gelenek, görenek, töre, tabu gibi şeyler değil zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, özgürlüğün, felsefenin, bilimin, dinin, insan olmanın, insanlığın, medeniliğin, medeniyetin, akıl-ruh sağlığının en üst nitel evresidir.

Yani; Atatürkçü olmak için de, dinli olmak için de, bilimsel olmak için de, medeni olmak için de, özgür olmak için de, insanca olmak için de, demokrasi için de, laiklik için de önce 'Bilim'e ve 'Ahlak'a sarılmak zorunludur yani 'Bilim' ve 'Ahlak' yoksa bunlar da yoktur. Ne diyor Muhammed; 'Din ilim(bilim) ve ahlaktır; ilim ve ahlak yoksa din de yoktur' diyor. Ne diyor Atatürk; 'Hayatta en doğru yol ilimdir(bilimdir), benim sözlerimle ilimin sözleri çelişirse beni değil ilimi dinleyin' diyecek kadar ilimi kendine de baştaçı, önder, lider ediniyor; ve 'Ben insanın(sıporcunun/sporcunun/siporcunun) ahlaklısını isterim(severim)' deyip ahlakı da kendine de, tüm insanlığa da lider, önder, örnek, amaç ediniyor.

Peki; demokrasi, laiklik, Atatürkçülük, özgürlük, zeka, akıl diye neyin peşine takılınıyor; eşcinsellik, eşcinsel evlilik, zina, fuhuş, çıplaklık, utanmazlık, ahlakdışılık, mantıksızlık, insanlığa aykırılık' peşine takılınıyor. Yani; dinli desen değiller çünkü din bu tür şeylere karşı; Atatürkçü desen, değiller çünkü Atatürk de hem bilimci hem ahlakçı. Yani; önderleri, liderleri Muhammed değil, Atatürk değil, öyle ise kim; açık ki o akıldışı-ahlakdışı, küresel ve derin merkez.

Şimdi asıl konuya girelim.

Trt 1 Tv'de Ramazan ayı nedeni ile yayınlanmakta olan 'Ramazan sevinci' adlı İslami ayında İstanbul emekli vaizi Mustafa Akgül isimli kişi İstanbul sözleşmesi denilen, Atatürk'e de, dine de aykırılığı eleştirmiş, dışlamış, red etmiş. Vay sen misin bunu yapan; kendini Atatürkçü, demokrasici, laik, özgürlükçü, çağdaş gösteren tuhaf medya hemen saldırmış 'Vay, haddini aşıp, eşcinsellere yönelik nefret içeren skandal sözler söyledi.

Adam ne demiş deyip de; 'Mevcut çektiğimiz sıkıntıdan dersimizi alalım. Mesaj iletmek istiyorum ne olur bunları çağdaş davranışlar olarak görmenin bize bir faydası yok diye altını çiziyorum. Bana göre bardağı taşıran şey, zinanın suç olmaktan çıkarılması ve eşcinselliğin normal kabul edilmesi, bu bir insan hakkıdır veya insan tercihidir diye normal ilan edilmesi bardağı taşırmıştır. Bütün parti liderlerine sesleniyorum ve diyorum ki ne olur kısa zamanda bir araya gelin ve şu İstanbul Sözleşmesi’yle zinanın suç olmaktan çıkarılması kararını iptal edin. Gelecek neslimizi kurtaralım.'. demiş.

Yani, eleştirinin, karşı olmanın, gerçekleri, doğruları söylemenin nesi, neresi 'Nefret' söylemi; bunu söylemek için akıldan, mantıktan, vicdandan, dürüstlükten, doğruluktan, felsefeden, bilimden, akıl-ruh sağlığından uzak ya da yoksun olmak gerekli. Açık ki bu mantık; dudak dudağa öpüşen çocuklu kartpostallar, posterler üreten; toplumsal alanlarda çiftleşen; çıplaklar kampılarında çırılçıplak dolaşan akıldışı, ahlakdışı, insanlıkdışı, cinsellik kölesi, doğa kölesi yoz mantığın parçasıdır.

Yani; kendileri Akp'yi ve yandaşlarını istedikleri gibi eleştirecekler ancak kendilerini eleştirenler suçlu olacaklar; bu durumun Akp iktidarının yaptığında ne farkı var?

Bayanın bayanla, bayın bayla düzüşmesinin nesi insancalık, medenilik, zeka, akıl, mantık, özgürlük, insanilik, medenilik, akıl-ruh sağlığı, Atatürkçülük, demokrasi, laiklik? Buna karşı çıkmanın, buna tepki göstermenin nesi sıkandal(skandal), bunu savunmak sıkandal değil de?

Felsefel açıdan eşcinsellik de, zina da, fuhuş da, çıplaklık da yani ahlaka aykırılık da, dine aykırılık da akıl-ruh sağlığına da, insanlığa da, felsefeye de, bilime de, demokrasiye de, laikliğe de, özgürlüğe aykırılıktır. İnsanlar burunları ile çorba içebiliyorlar diye çorbayı burunla içmek özgürlük, demokrasi, laiklik, hukuk olmaz. Açık ki bunun arkasından; çıplaklar kampı, toplumsal alanlarda çırılçıplak bulunma hakkı, toplumsal alanlarda düzüşmek serbestliği, ensestlik serbestliği, esrar serbestliği gibi şeyler de isteme gelecektir, Abd'de olduğu gibi yani anlayın bu tür şeylerin arkasında nerenin olduğunu,ve bu tür şeylerin neden, farkında olunmasa da bir ajanlık türü olduğunu.

İnsan genelde doğayı; özelde ise bitkiyi ve hayvanı değil; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' birlikteliğini kendine örnek, amaç, önder, lider almalıdır ancak açık ki onların önderi ne Muhammed, ne Atatürk olmuş; onların önderi açık ki o küresel ve derin güç, akıldışı-ahlakdışı moda, Batı, Lady Gaga, Madonna gibiler olmuş.

Bunlar mutlu olmayı, hazzı, zevki, nefsi, duyu organı kölesi olmayı, beden kölesi olmayı, dünya uşağı olmayı, doğaya benzemeyi hayatın anlamı, amaçı, akıl-ruh sağlığı, demokrasi, laiklik, özgürlük sayan akıldışı dünyanın hezeyanlarıdır.

Demokrasi, laiklik ve özgürlük 'Canın ne isterse yap' serbestliği değil; 'Bilime ve ahlaka uygun ol; bilime ve ahlaka aykırı olma' mantıklılığı ve akıl-ruh sağlığı demektir.

Yani, çözüm: Ne Batıda, ne Doğuda, ne siyasette birleş; yalnızca bilim ve ahlakta birleş.

Bu nedenle ki yetişkinler bilimdışılıktan ve ahlakdışılıktan uzak durmalılar; çocuklara da din diye 'Bilim, ahlak, nefssizlik'; demokrasi, laiklik, özgürlük, Atatürk diye de 'Bilim, ahlak, ve nefssizlik' ve 'Akıldışı-ahlakdışı sanatçılardan, ünlülerden uzak durmak' öğretilmelidir.

Ne Batı, ne Doğu; yaşasın 'Bilim ve ahlak!'.

Bilimde ve ahlakta birleşin.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 9.5.20/11.15


Başlık Kategori Yayın Tarihi
şaman kimdir ? Felsefe 18.05.2020
Kızların Oyuncağı! Felsefe 10.05.2020
Zihinsel Engelli (Felsefe) Felsefe 02.04.2020
Televizyonlar ve Toplumsal Gelişmeler Felsefe 01.03.2020
PİŞMANLIK Felsefe 31.12.2019