TÜRKİYE'NİN AVRUPA BİRLİĞİ ESİRLİĞİ SAVIM

Avrupa birliği Türkiye için zafer değil yenilgidir; yükseliş değil düşmedir.

Türkiye'yi Avrupa birliği'ne kimler yöneltdi(yöneltti)? Cehalet ve nefs içindeki siyasetçiler. Neden? Amaçları gerçekte Avrupa'dan bağış, yardım adları altında para alıp, bunları partilerinin amaçları için kullanmak. Yani amaç gerçekte Türkiye'yi yükseltmek, yüceltmek değil, eğer öyle olsaydı siyasetçiler felsefeye, bilime ve dini tanımlayan Din hadisileri'ne, ve düşünür(filozof), alim, alime, bilge olmaya sarılırlardı, koşarlardı.

Avrupa birliği Türkiye için artık bir de esirliktir.

Neden?

Çünkü Türkiye Avrupa birliği'ne girmekten vazgeçse; bugüne kadar Avrupa birliği'nden yarım, bağış, muaflık gibi adlar altında tüm parayı, faizi ile birlikte geri vermek zorunda büyük olasılıkla çünkü o para Türkiye'ye 'Avrupa birliği'ne girmek' koşulu ile verildi.

Yani bu durumda Avrupa birliği Türkiye'ye 'Televizyonda pornoyu serbest bırakacaksın' dese Türkiye bırakacak ki zaten Akp öncesi son hükümet de şifreli de olsa televizyonda pornoyu serbest bırakmışdı; 'Çıplaklar kampılarına(kamplarına) izin vereceksin' dese verecek ki vermişdi zaten; 'Eşcinselliği, eşcinsel evliliği, zinayı serbest bırakacaksın' dese bırakacak ki bıraktı zaten. Yani Avrupa birliği'nde ensestlik serbest olsa Türkiye'de de serbest olmak zorunda; Avrupa birliği'nde uyuşturucu serbest olsa, Türkiye'de de serbest olmak zorunda ki ben Türkiye'de kenevir ekiminin serbestleşmesini de buna bağlıyorum, kenevirin yararlarına değil. Bu durum ulusal egemenlik, ulusal bağımsızlık, özgürlük değik sömürgeliliktir ki Avrupa sömürgelilikle de tanınır zaten; yani Kurtuluş savaşı yapılmasaydı, Avrupa bu vatanı işgal etseydi, sonunda bu vatan Avrupa birliği'ne girmiş olacaktı zaten, yani öyle ise Kurtuluş savaşı neden; demek ki Avrupa birliği Türkiye için yanlış bir yol.

Yani Türkiye Avrupa birliği'ne imza atmakla; aşağı tükürülse sakal, yukarı tükürülse bıyık durumuna sokulmuştur, çok bilmiş siyasetçiler ve çok bilmiş özel sektörce ki bu durum gerçek bir 2. bir silahsız, işgalsiz Mondros durumudur. Bu açıkça bir esirlik türüdür.

Açık ki Atatürk de Avrupa birliği'ne Türkiye'nin katılmasını istemezdi çünkü Atatürk hem 'Bağımsızlık' yanlısıdır hem Avrupa birliği'ne Türkiye'nin katılması demek, Türkiye'nin yok olması demektir hem de 'Ben insanın, ülkenin, toplumun, sıporcunun(sporcunun) ahlaklısını isterim, severim' diyen Atatürk için, ahlakdışı bir dünya olan Avrupa birliği'ne girmek övünç değil utançtır.

Gerçek ki tek doğru yol, tek çözüm, tek kurtuluş, tek yükseliş; felsefe, bilim, ve Din hadisileri yani ahlak üzerine kurulu bir Türkiye ve dünyadır. Gerisi bataklıkda(bataklıkta) gül olmaktır.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 1.9.19/05.22


Başlık Kategori Yayın Tarihi
CORONA VE ZENGİNLİK Felsefe 29.09.2020
CORONA MASKESİ TAKMAYANLAR AKIL HASTAHANESİNE YATIRILMALI SAVIM Sağlık 28.09.2020
MICROSOFT'TAN HAKSIZ KAZANÇ SAVIM Teknoloji / İnternet 27.09.2020
KIZ ÇOCUĞU HER ÜLKEDE YETİŞMEZ SAVIM Felsefe 26.09.2020
EVLİLİK YAŞI SAVIM Felsefe 25.09.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Kötü Zamanda Yaşıyoruz Felsefe 18.08.2020
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020
İnsanın can yoldaşıdır '' EŞ ''.. Felsefe 31.07.2020
Ayasofya Felsefe 28.07.2020
şaman kimdir ? Felsefe 18.05.2020