KADIN CİNAYETLERİ BATIDA DA VAR SAÇMALIĞI

Yanlışı ya cehalet savundurtur ya nefs ya yandaşlık ya düşmanlık.

Türkiye'de 'Kadın cinayeti' denilen suça yaklaşım zaten felsefeye, bilime aykırı bir yaklaşımdır. Bunun aykırılığın somut kanıtı bu suça karşı getirilmesi istenilen akıldışı, bilimdışı, insanlıkdışı önlemlerden zaten anlaşılmaktadır.

Bu aykırılığa bir kanıt da bu suça yanaştırılan mantık biçiminin yanlışlığıdır ki bunu da açık ki siyasi iktidar yandaşları yapmakta.

Neymiş? Kadın cinayetleri Batıda da varmış.

Bilimsel olmayan; kolaycı, tembel bir mantığın zavallı hali.

Öncelikle; birşey başka ülkelerde de var diye olağan olmak hakkına sahip olmaz. Yani öteki ülkelerde ensestlik serbest olsa Türkiye'de de mi olağan karşılanmalı? İşte bu zavallı mantık zinanın, eşcinselliğin, eşcinsel evliliğin, sütyen-külot pılajların(plajların), sütyen-külot havuzlu otellerin, akıldışı-ahlakdışı giyim ve saç modasının, akıldışı-ahlakdışı sanatçıların-ünlülerin, sex shopların, barların, pavyonların, diskoteklerin, sıtriptiz(striptiz) kulübülerinin(kulüplerinin), pirsing modasının, dövme modasının Türkiye'de de var olmasına neden olmuştur. Pusula yanlışsa yön de yanlış olur; yön ne Batı olmalıdır ne de 'Öteki ülkelerde de var'. Ancak bilimsellikten, felsefeden ve dini tanımlayan Din hadisileri'nden yoksun zavallı mantık ne kadar akıldışı, ahlakdışı, insanlıkdışı şey varsa onlara sarılmak zorundadır; yani doğruya ulaşmak için felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden ayrılmamak gereklidir.

İkinci olarak; Batıdaki kadın/bayan/yetişkin insan dişisi cinayetlerinin nedeni ile Türkiye'ki yetişkin insan dişisi cinayetlerinin nedenleri farklı olabilir. Yani yalnızca görünene değil, görünenin içine de bakmalıdır. Batıdaki örnek ki fahişelere karşı işlenen cinayetler ile Türkiye'deki yetişkin insan dişisine karşı işlenen cinayetlerin nedenleri ya da amaçları büyük olasılıkla farklıdır. Yani önce; Batıdaki yetişkin insan dişisine karşı işlenen cinayetlerin nedenlerini ya da amaçlarını öğrenmek gerekir.

Üçüncü olarak; Batıdaki yetişkin insan dişisine karşı işlenen cinayetlerin ne kadarını Batının yerlisi işlemektedir, ne kadarını da göçmenler ve yabancı kökenliler işlemektedir, bunun bilinmesi gerekir yani göçmenlerin işledikleri cinayetleri Batının bölümüne yazmak bilimsel açıdan yanlış olur.

Bilimsel verilere göre Türkiye'de yetişkin insan dişisine karşı cinayetlerde son on yıldır patlama olmuştur. Son on yılda, son on yıldakinden önceki yıllarda olmayan ne ya da neler olmuştur, bu araştırılmalıdır. Ve savım ki yetişkin insan dişisine karşı cinayetler Akp'nin egemen olduğu yerleşim yerlerindedir. Bunun yetişkin insan dişisine karşı cinayetlerle ne ilgisi ya da ilişkisi olabilir? Öncelikle; Akp; bebek kardeşlerini, çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını, karılarını, kocalarını öldürtmüş Osmanlı hanedanlığı'nı baştaçı etmektedir; ikincisi de ülkeye sürekli olarak siyasi düşmanlık, siyasi bölücülük, siyasi öfke, siyasi hakaret, siyasi barbarlık, siyasi saldırganlık kültürü pompalamaktadır; yani bu iki şey biraraya(bir araya) gelince, özellikle Mia(Maoa) geni yüksek ya da Mia geni'nin egemenliğinde olan kişilerde de bobindeki ya da tırafodaki(trafodaki) indüklenme gibi bir yüklenme, etkilenme olabileceği açıktır; yani bir ülkenin başına örnek ki sıporcu(sporcu) geçerse toplum sıpora, şair geçerse toplum şairliğe yönelebilir. Bu nedenle savım ki eğer ülke iktidarına Osmanlıcı olmayan, Atatürkçü-demokrasici-laiklikçi-evrimci olan bir siyasi parti gelirse örnek ki Chp gelirse yetişkin insan dişisine karşı cinayetler oldukça azalabilir; ancak tek çözüm Türkiye'nin felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri üzerine kurulu olması, ve Türkiye'nin siyasetçilerle değil düşünürler(filozoflar), alimler, alimeler, bilgeler, bilimciler ile yönetilmesidir.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 1.9.19/05.17


Başlık Kategori Yayın Tarihi
şaman kimdir ? Felsefe 18.05.2020
Kızların Oyuncağı! Felsefe 10.05.2020
Zihinsel Engelli (Felsefe) Felsefe 02.04.2020
Televizyonlar ve Toplumsal Gelişmeler Felsefe 01.03.2020
PİŞMANLIK Felsefe 31.12.2019