TÜRKİYE GAZETESİNİN ADI DEĞİŞTİRİLMELİ SAVIM

Açık ki Akp ile Türkiye; zina serbestliğinden, eşcinsel evlilik serbestliğine ve ahlakdışı modaya kadar ahlakdışılığın, dine aykırılığın; ve Atatürk düşmanlığından, demokrasi ve laiklik düşmanlığına kadar akıldışılığın yolgeçen hanı olmak gibi bir duruma gelmekte. Kuşkusuz ki böyle bir durumdan bilimsellik de, mantık da, din de, özgürlük de, akıl-ruh sağlıkçısı bir yaklaşım da çıkmaz; olsa olsa 'Osmanlı, demokrasi ve din' postuna bürünmüş, akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-dine aykırı-mantıksız-tutarsız-barbar-saldırgan-vicdansız-paracı-dünya esiri-nefs kölesi ticari bir diktatörlük çıkar.

Açık ki Muhammed İslamiyet'i halk oyuna sunsa idi, bugün İslamiyet diye bir dini inanç var olmazdı çünkü o dönem halkın çoğunluğu Müslüman değil puta tapıcı idi; demek ki gerçekler ve doğrular halk oyuna sunulamazlar, onlara ancak gerçekler ve doğrular karar verir ki bunun yolu da felsefe ve bilimdir; din konusunda ise hak ve yetki dini tanımlayan, 'Din ilimdir(bilimdir), ahlaktır, vicdandır, merhamettir, dürüstlüktür, adilliktir, tarafsızlıktır, medeniliktir, nefssizliktir, inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dindir; yani felsefe ve bilim ile ilgisiz insanlar gerçekler ve doğrular konusunda; din konusunda ise Din hadisileri dışında hiçkimse din konusunda oy kullanmak, seçim yapmak hakkına sahip değildir, seçmenlerin %100 oyunu alsalar bile; yani seçmen oyunun, insanların, toplumların, milletlerin, halkların, seçmenlerin, siyasi partilerin dışında bir 'Gerçekler, doğrular ve din' dünyası var ki önemli olan da o dünyadır zaten.

Açık ki Akp ile Türkiye yalnızca akıldışılık, bilimdışılık egemenliği altında değil dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırılık egemenliği altında da.

Yine açık ki akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı ünlülük, akıldışı-ahlakdışı turizım(turizm) gibi Atatürk düşmanlığı ya cehalettir ya akıl-ruh sağlığına aykırı bir durumdur ya da farkında olunmasa da Türkiye karşıtı ajanlıktır.

Anımsarsınız; Tuğçe Kazaz isimli, internette ahlaka aykırı, utanç verici, cinsel sunumlu fotoğrafları olan kişi de Atatürk düşmanı idi.

Yani, Atatürk düşmanlığı felsefe, bilim ve Din açısılarından sağlıklı bir durum değildir. Neden değildir? Çünkü, Atatürk de Muhammed gibi 'Önce ilim ve ahlak' diyen bir insandır. Yani açık ki Atatürk'e düşmanlık bilime ve ahlaka, ve Muhammed'e de düşmanlıktır yani onlar farkında değiller ki yalnızca Atatürk'e değil bilime, ahlaka, vicdana, dine ve Muhammed'e de karşıtlık içindeler ki zaten siyaset nefstir ki nefs hem en büyük cehalettir hem kötülüklerin hem nedeni hem amaçı(amacı)dır hem de nefs de önce akılı yok eder, sonra da ahlakı. Atatürk'ün sigarası, rakısı bahanedir çünkü bunlar zaten Osmanlı devleti'nde de vardılar, ve bunları yalnızca Atatürk değil toplumun önemli bir bölümü de içiyordu, öyle ki rakısız düğün bile yapılmazdı, ayıp sayılırdı ancak açık ki Atatürk'e düşmanlık bu nedenle değil, millete, topluma 'Bilim ve ahlak' özgürlüğü yani 'İnsanca var olmak özgürlüğü' getirdiği için çünkü Atatürk'e sigara, rakı ile yapılan düşmanlık Osmanlı hanedanlığı'nı baştaçı etmekle birlikte görülmekte; o Osmanlı hanedanlığı ki öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz çocuk torunlarını bile öldürtmekten çekinmeyen; ekonomileri öteki milletlerin vatanlarını işgal etmek ve haraça bağlamak üzerine, ve savaş üzerine kurulu bir devlet yapısı, devlet türü. Yani, Atatürk'ün sigarasına, rakısına karşı olunsa ancak Osmanlı hanedanlığı devleti'ne de karşı olunsa, bu karşıtlıkta biraz olsun akıl, mantık, vicdan, dürüstlük, akıl-ruh sağlıklığı aranabilir ancak öyle değil yani Atatürk'e düşmanlar ancak öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmemiş sultanlara aşıklar ki bunun adı açık ki ya deliliktir ya ajanlık. Açık ki Osmanlı hanedanlığı'nın bu hali Türklüğe de, Müslümanlığa da, dine de, insanlığa da aykırıdır.

Gazetenin adı 'Türkiye' ancak ruhu belli ki Türkiye düşmanı olmalı çünkü 'Keşke Çanakkale geçilseydi. İngilizler önünü açtı, İngilizler sayesinde padişahın ipini çekti, sivil darbeyle rejim değiştirdi, Atatürk diktatör oldu, şahıs diktatörlüğü kurdu.' diye yazmış olan, sözde akademisyen, sözde Pırof(Prof) Ekrem Buğra Ekinci diye tuhaf bir köşe yazarını barındırıyor.

Bu sözde akademisyen belli ki dini tanımlayan, 'Din ilimdir(bilimdir), ahlaktır, vicdandır, medeniliktir, nefssizliktir, insancalıktır' diyen Din hadisileri'ni de, tarihin ilkel toplum yapısından ulus toplum yapısına nesnel bir evrim içinde olduğunu da bilmiyor olmalı; ve savunduğu hanedanlık da Din hadisileri'ne de aykırı bir dünya zaten.

Yani öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını bile öldürtmekten çekinmeyen; ekonomisi savaş ve öteki ülkeleri işgal etmek ve sömürmek olan; astığı astık-kestiği kestik Osmanlı hanedanlığı diktatörlük değil de Muhammed gibi, dini tanımlayan Din hadisileri gibi 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyen; Osmanlı hanedanlığı diktatörlüğü'ne son veren Atatürk diktatör öyle mi?

Adam bir de akademisyen.

Türkiye gazetesi ya bu tür kişilere yer vermemelidir ya da adını değiştirmeli, adından 'Türkiye'yi kaldırmalıdır çünkü yoksa 'Türkiye' adını hak etmiyor demektir çünkü 'Türk' demek önce 'Ahlak, vicdan, dürüstlük, insancalık, erdem' demektir; ve Atatürk düşmanlığı yapan kişilerin de akademik ünvanları geri alınmalıdır çünkü mantık ve vicdan yoksa akademisyenlik neye yararki(yarar ki)? Amaç yalnızca akademisyenlik ünvanı ise Hitler'in de akademisyenleri vardı.

Türkiye'nin yıkılmasından, yok olmasından en çok kimler sevinir, mutlu olur? Açık ki Mondros anlaşması' ile Osmanlı topraklarını paylaşmak isteyenler, Kurtuluş savaşı'nda Türkiye'ye saldıranlar. Bu nedenle ki Atatürk düşmanlığının en kanka olduğu ülkeler, sonradan eklenen Abd ile, İngiltere, Rusya ve İsrail'dir. Bu nedenle ki bu ülkeler Atatürk düşmanlarına ödül ve vatandaşlık gibi şeyler vermek için yarışırlar. Düşünün bakalım; Pkk'nin arkasında, Fetö'nün arkasında hangi devletler var; açık ki Atatürk düşmanlığın da arkasında o devletler var.

Yani, akıl-ruh sağlıklı olmanın bilimsel olmak dışında, herkesin kolayca başarabileceği, sahip olabileceği, yapabileceği, ulaşabileceği iki yolu daha var: 1- Atatürk düşmanı olmamak, 2- Ahlaklı olmak. Atatürk demek 'Bilim ve ahlak' demek olduğundan Atatürk düşmanı olmak bilime ve ahlaka da düşmanlıktır ancak ahlak neden; çünkü ahlak da zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, medeniyetin mutlak en üst nitel aşamasıdır yani bilim de, felsefe de, ahlak da doğru mantığın ürünüdür; bu nedenle ki bilimsel olmak, ahlaklı olmak mantıklı olmaktır, mantıklı olmak da bilimsel ve ahlaklı olmaktır; bilimsel ve ahlaklı olmak da dinin özü ve amaçıdır(amacıdır) zaten.

Atatürk'e düşman olanların, Türkiye'ye düşman olanların 'Türkiye' adını kullanmaya hakları yok. Ya adın gibi ol ya da uymadığın adı kullanma.

Üniversitelerde bilimselliği geçtim de, mantık da mı öğretilmiyor acaba?


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 21.4.20/14.15