KADIN CİNAYETLERİ OSMANLICILIK VE İSLAMİYET

Türkiye her açıdan yalnızca mantıksızlıklar ülkesi değil her açıdan tutarsızlıklar ülkesi de oldu.

Örnek ki biryanda(bir yanda) camiler, biryanda sütyen-külot pılajlar(plajlar) sanki olağan, doğru, dine uygun, akıla uygun, olması gereken şeylermiş gibi kanıksandı.

Bir tuhaflık da bayların(erkeklerin) öldürülmelerine sessiz kalınıp bayanların/kadınların öldürülmelerine tepki göstermek; sanki baylar(erkekler) insan değilmiş gibi.

Türkiye ilerlemek, yükselmek, dünya önderi/lideri, insanlık önderi olmak istiyorsa önce bilimsel olmak zorunda, ve mantıksızlıklarından, tutarsızlıklarından kurtulmak zorunda. Siyaset bir ülkeyi çözüme götürmez, çözüm diye kırk yamalı bohça gibi yapar ancak çünkü siyaset felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri yani din değil; felsefeye, bilime ve dine aykırı şeydir yani cehalet ve nefstir; cehalet ve nefsle de çözüm olmaz, sorunlar daha da büyür çünkü cehalet de, nefs de insanlığın, felsefenin, bilimin, dinin ve akıl-ruh sağlığının en büyük iki düşmanıdır.

Türkiye'de; kadın cinayeti denilen cinayetlere karşı haklı olarak büyük bir tepki var; ancak bu tepki yalnızca bayan/kadın cinayetlerine karşı değil bay/erkek cinayetlerine karşı da olmalı çünkü baylar da insan. Yani zaten konuya yaklaşımın en başında bir çelişki var.

Kadın cinayeti denilen cinayet sınıfı konusunda Türkiye'de var olan en büyük, en temel iki çelişki şu:
1- Osmanlı hanedanıcılığı: Osmanlı hanedanlığı'na, bay Osmanlı sultanlarına bakıldığında, karılarını üstelik de rahatça, kolayca öldürten, ve kendilerinden hiç hesap sorulmayan yani astığı astık, kestiği kestik sultanlar görülür. Örnek ki ünlü bir bay sultan 3-4 karısını öldürtmüş yani adam bir karısını öldürtüyor, başka bir karı alıyor. Öteyandan yine Osmanlı hanedanlığı'na bakıldığında; öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını öldürtmüş sultanlar ile, öldürtmeye çalışmış sultanlar da görülür. Yani bu durumda; hem Osmanlı hanedanlığı'nı, Osmanlı sultanlarını baştaçı edip hem de kadın cinayetilerine(cinayetlerine) karşı tepki göstermek, savaş vermek, karşı olmak geniş alanda pek de mantıklı, tutarlı, dürüst ve içten(samimi) görünmemektedir. Yani hem karılarını çekirdek yer gibi kolayca öldürtebilen Osmanlı sultanlarını baştaçı edip hem de kadın cinayetlerine karşı olmak büyük bir mantıksızlık ve büyük bir tutarsızlık olmuyor mu? Yani 'Türkiye devleti'nin bayları kadın öldürünce yanlış, suç ancak Osmanlı sultanları kadın öldürünce suç değil doğru' mantığı, yaklaşımı yanlış olmuyor mu yani neden Osmanlı sultanlarının da kadınları öldürtmeleri/öldürmeleri suç, yanlış, kötü olmuyor? Yani mantıksızlıkla mı sorunlara çözüm sağlanacak?
2- Cehennem'li İslamiyet dini inançı(inancında): İslamiyet dini inançında, Öteki dünya diye bir inanç var, ve o dünyada da Cehennem denilen bir işkence, zulümi, vahşet yeri inançı var. Açık ki Cehennem'e bayanlar(kadınlar) da gidecek, İslamiyet dini inançına göre yani açık ki orada bayanlara da işkence, zulüm, vahşet yapılacak, orada bayanlar da yakılacak. Peki bu durumda bu durum da kadın cinayeti denilen cinayet türüne karşı tepkinin, savaşımın(mücadelenin) pek de mantıklı, tutarlı, dürüst ve içten olmadığını göstermiyor mu? Yani 'Baylar bayanlara zulüm yaparsa yanlış, ilah yaparsa doğru' mantığı, yaklaşımı yanlış olmuyor mu? Yani mantıksızlıkla mı sorunlara çözüm sağlanacak? Yani hem kadın cinayetlerine tepki göstermek hem de Cehennem'i savunmak hiç mantıklı ve tutarlı olmamaktadır.

Sorunlara çözüm için yalnızca soruna değil genel duruma da bakılmalıdır. 

Yani açık ki Türkiye çözüm üretmek istiyorsa felsefeye, bilime ve dini tanımlayan Din hadisileri'ne sarılmalıdır; Türkiye çözüm üretmek istiyorsa Türkiye yani kendisi olmalıdır.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 27.8.19/05.55