BİLİMSEL VE AHLAKÇI BİR ÜLKE İSTEMİYORSANIZ İSTİKLAL MARŞI'NI OKUMAK NEYE YARAR

Tuhaf bir ülke olduk, biryandan dinden imandan söz edip zinayı, eşcinsel evliliği, ortalıkta sütyen-külot dolaşmayı, sıtriptiz(striptiz) kulübülerini(kulüplerini), sex shopları bile serbest bırakmak yani ülkeyi ahlakla yönetmeyi red etmek; biryandan ülkeyi bilimle, bilimsellikle yönetmeyi red edip, balkonlarda, sağlık çalışanılarını(çalışanlarını) alkışlamak. Bu saçmalıkların tek temel nedeni bilimi ve ahlakı dışlamak.

23 nisan Ulusal egemenlik ve çocuk bayramı geliyor.

Tbmm başkanı Mustafa Şentop demiş ki ’23 nisan günü saat 21.00’de İstiklal marşı’nı okuyalım.

Anlaşılıyor ki Atatürkçüler, demokrasiciler, laiklikçilikler, evrimciler Atatürk’ün ‘Önce ilim(bilim) ve ahlak’ sözünü; İslamcılar da, Osmanlıcılar da Muhammed’in ‘Önce ilim(bilim) ve ahlak’ sözünü ya bilmiyorlar ya anlamamışlar.

Konuya önce İslamcılar açısından yaklaşayım: Kaç İslamcı ülke bilim, bilimcilik, bilimsellik ve ahlakçılık peşinde; kaç İslamcı ülke bilim ve ahlak için, ve bilim ve ahlak ile yönetilmekte? Türkiye’de bile zina, genelev, eşcinsel evlilik, eşcinsellik, ve ahlaka aykırı mekanlar serbest değil mi? Dini tanımlayan Din hadisleri diyor ki ‘Din ilimdir(bilimdir), ahlaktır, vicdandır, dürüstlüktür, tarafsızlıktır, medeniliktir, nefssizliktir’; peki kaç siyasi parti bunu savunmakta; siyaset de değil mi toplumu parçalayan, bölen ve insanları birbirlerine düşman eden; zaten din yani Din hadisleri siyasete karşıdır çünkü bilimden, ahlaktan, dürüstlükten, vicdandan, medenilikten, nefssizlikten ve tarafsızlıktan yanadır.

Gelelim Osmanlıcılara: Bayramın adı ‘Ulusal egemenlik’ yani ‘Ulusal’. Ulus olmak nedir; Atatürk’ün tanımladığı gibi ‘Bilim ve ahlak’ yani ‘Bilimsellik ve vicdan’ demektir. Peki Osmanlı hanedanlığı’nın nesi bilim, ahlak, bilimsellik, vicdan? Ne için olursa olsun; öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmeyen sultanlar açık ki dine de, bilime de, Türklüğe de, Müslümanlığa da aykırıdırlar; onları baştaçı etmek de, ancak görülmekte ki Osmanlıcılar bu yanlış ve kötüyü yapmaktalar. ‘Ulus’ Türkiye’dir, Osmanlı değil; Osmanlı aşiret, kavim, ümmet gibi birşeydir oysa ulus öncelikle ‘Bilimsellik ve vicdan’ ile bunların üst aşamasıdır yani ulus geleneğe, göreneğe, töreye, tabuya, geçmişe değil bilime, mantığa, insancalığa, özgürlüğe ve geleceğe yönelimdir.

Şimdi de gelelim Atatürkçülere, demokrasicilere, laiklikçilere: Onların yüzde kaçı, Atatürk’ün de dediği gibi, bilimsel ve ahlakçı bir ülke, dünya, toplum, kişilik, var oluş istemekte?

Ey Şentop, senin partin Akp; sen dini tanımlayan Din hadisileri’ne uygun mu? Bilimsel mi, ahlakçı mı, dürüst mü, adil mi, tarafsız mı, nefssiz mi, medeni mi, güvenilir mi, insanlığa ve dünyaya bilim ve ahlak açısılarından(açılarından) doğru örnek mi? Yani özbebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmeyen bir dünyayı baştaçı etmenin nesi, neresi ulusallık, Türklük, Müslümanlık, dinlilik, demokrasi, özgürlük, bayram ve din?

Yani; Muhammed de, Atatürk de ‘Önce ilim(bilim) ve ahlak’ diyor, istiyor; ülkede zina, genelevli fuhuş, eşcinsel evlilik, eşcinsellik, bikini-mayo-mini şort diye ortalıkta sütyen-külot dolaşmak, çıplaklık, astroloji, medyumluk; hertürlü ahlakdışılık ve hertürlü bilimdışılık serbest; siz İstiklal marşı okuyorsunuz, neye yarar? O İstiklal marşı ‘Önce ilim(bilim) ve ahlak’ diyen bir düşünce, mantık, dünya, hayat, var oluş üzerine kuruludur; önce bilim ve ahlak üzerine kurulu bir ülke, devlet, toplum olun, sonra İstiklal marşı’nı okursanız en uygunu, en doğrusu olur yoksa ülkenin bilimdışı ve ahlakdışı dünyasından bu halinden Muhammed de, Atatürk de, bilim de, ahlak da utanmakta; yani ‘özgüven’, ‘özeleştiri’, özçekim gibi şeylerden önce bilim ve ahlak ile, Muhammed’in ve Atatürk’ün yüzüne bakıp, ‘özutanmak’ gerekli.

Evet; siyaset, özel sektör, medya, moda ve sanat ‘Ben yaptım, oldu’ ile oluyor da bilim ve din ‘Ben yaptım, oldu’ ile olmuyor; bilimin ve dinin insanlardan bağımsız, özgür kuralları, yasaları, koşulları var.

İstiklal marşı okuyacaksınız da Mehmet Akif Ersoy zinanın, eşcinselliğin, çıplaklığın, sitriptiz(striptiz) kulübülerinin, sütyen-külot pılajların(plajların), genelevlerin, barların, pavyonların serbest olduğu şu ülkenin halini görseydi ne yapardı, ne derdi acaba?

Bence; Mehmet Akif Ersoy’un yüzüne, İstiklal marşı’nın yüzüne bakmadan önce, kendi yüzünüze bakın siz, ey İstiklal marşı okuyanlar, okumak isteyenler.

‘Din utanmaktır, utanmak yoksa din de yok’ diyor dahi Muhammed. Ve bu ülkenin bilimsellik ve ahlak açısından utanılmayacak yeri kalmış mı? Yani utanmak yoksa din de yoksa, utanmak yoksa Türkiye de yoktur çünkü zaten Osmanlı hanedanlığı devlet türü bilim, ahlak, din, vicdan, nefs ve insanlık açısılarından utanmazlık üzerine kurulu idi.

Peki sen ey iktidar partisi; biryandan dine de, Türklüğe de, Müslümanlığa da, insanlığa da, bilime de, ahlaka da aykırı Osmanlı hanedanlığı’nı baştaçı ederken; biryandan muhalefete karşı bunca haksızlık, adaletsizlik, vicdansızlık ederken; biryandan yolsuzluk, usülsüzlük, yandaşlık, bilimdışılık, adaletsizlik, hukukdışılık gibi şeylerle anılırken; biryandan da ahlaka hertürlü(her türlü) aykırılığı ve ahlaka aykırı hertürlü kenaları yasaklamazken; İstiklal marşı’nı nasıl okuyabileceksin? Biryanda(Bir yanda) ‘Önce ilim(bilim) ve ahlak’ diyen Atatürk var da, belki farkında değilsindir de biryanda da Muhammed, dini tanımlayan, ‘Din ilimdir(bilimdir), ahlaktır, vicdandır, dürüstlüktür, tarafsızlıktır, medeniliktir, nefssizliktir’ diyen Din hadisleri var yani birinden kaçsan, ötekine takılacaksın yani heryanın(her yanın) ‘Bilim ve ahlak’ ile çevirili(çevrili) yani kafana göre bir dünya kurup ‘Bu dünya en doğrusu, en iyisi, en güzeli’ diyemezsin çünkü Atatürk’ün de, Muhammed’in de dediği gibi ‘Bilime ve ahlaka aykırı her dünya yanlış, kötü, çirkin, zararlı, insanlıkdışı dünyadır.

Size önerim ki Muhammed’in de, Atatürk’ün de dediği gibi Türkiye’yi önce ‘Bilim ve ahlak’ üzerine kurun, sonra Türkiye bayrağını tam çekin, İstiklal marşı’nı okuyun çünkü Muhammed’in de, Atatürk’ün de sizden önce istediği ‘Bilim ve ahlak’tır.

Ezbere, kafanıza göre, zevkinize göre, hazzınıza göre, nefsinize göre yaşamayın; Atatürk’ün de, Muhammed’in de dediği gibi ‘Bilim ve ahlak’ ile yaşayın.

Ey Tbmm başkanı; bence sizler İstiklal marşı’ndan önce Din hadisileri’ni okuyun, saat 21.00’de çünkü Türkiye’nin de, insanlığın da bayramdan önce ‘bilim ve ahlak’ diyen Din hadisileri’ne gereksinimi var.

 
Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 18.4.20/09.48