ALLAH SÜLEYMAN SOYLU'YU VE AKP'Yİ DAHA NASIL UTANDIRACAK ACABA?

Gerçek ki insanlarda utanma yoksa din onları utandıramaz ancak onlara utanmayı öğretebilir. Dinin; utanmayı ve mantığı öğreten tek şeyi dini tanımlayan; ‘Din ilimdir(bilimdir), ahlaktır, vicdandır, merhamettir, dürüstlüktür, adilliktir, tarafsızlıktır, nefssizliktir, medeniliktir, inzivadır’ diyen Din hadisileri’dir çünkü Din hadisileri’nin savları arasında tek bir mantıksızlık, tek bir tutarsızlık, tek bir yalan, tek bir aldatmaca yoktur.

Gerçek ki ahlak da bilim ve din gibi, öğrenilmesi, öğretilmesi gereken birşeydir yani doğada, evrende hazır bir bilim, din olmadığı gibi ahlak da yok; yani doğada, evrende bilim, din, ahlak olmaz, bunları mantıklı, tutarlı ve dürüst insanlar yaratırlar. Yani ‘Ben ahlaklıyım’ demekle ahlaklı olunmaz; ‘Ben bilimselim’ demekle bilimsel olunmaz; ben ‘Dinliyim’ demekle dinli olunmaz; ‘Ben insanım’ demekle insan olunmaz; ‘Ben demokrasiciyim’ demekle demokrasici olunmaz; ‘Ben Atatürkçüyüm’ demekle Atatürkçü olunmaz çünkü bunların kendilerine ait temel kuralları vardır; dinin de kuralları dini tanımlayan Din hadisileri’dir yani Din hadisileri’ne uyulmadan dinli olunmaz ancak dini inançlı olunabilir çünkü dinin inançta herşey serbesttir, her dini inanç farklıdır ancak bilimin de, dinin de, ahlakın da yasaları tektir, evrenseldir, tümdür; örnek ki din dini tanımlayan Din hadisileri’dir, ahlak da zekanın-akılın-mantığın-beyinin-ruhun-felsefenin-bilimin-demokrasinin-laikliğin-insan olmanın-insanlığın-medeniliğin-medeniyetin-hayatın-dünyanın ve evrenin en üst nitel aşamasıdır. Bu nedenle öncelikle herkese utanmayı öğretmek gerekiyor, bunu öğretmek için de önce dini tanımlayan Din hadisileri’ni öğretmek gerekiyor yoksa ‘Din halkın afyonudur, ahlak bacak arasında olmaz, ahlak bekçisiliği(bekçiliği) yapma’ gibi saçmalıklar ortayaçıkıyor(ortaya çıkıyor). Ben de birzamanlar(bir zamanlar) dinsizdim, dine karşı idim çünkü dini inançlılarca da, dinsizlerce de din yanlış öğretilmekte ancak dini tanımlayan Din hadisileri’ni anladığım zaman dini inançları değil ancak dini savunmaya başladım; ahlakın tanımı ise bana ait ki ahlakın tek ve en doğru tanımı da budur zaten; yani dinin inanç ve toplumsal ahlak herkese, her topluma göre değişirken bilim de, din de, ahlak da kimseye göre değişmez, kendi kurallarını savunurlar içerik olarak yalnızca; yani, herkese Din hadisileri’ni, ve ahlakı tanımımı öğrenmelerini öneririm çünkü yoksa dine de, ahlaka da aykırı duruma düşerler.

Herşeyden önce, siyaset dine aykırıdır; siyasetin özel bir hükümdarlık türü, hükümdarlığın kitlesel türü olduğu düşünülürse.

Arabların dahi dinderi, dahi önderi Muhammed’in dini tanımlayan sözleri yani Din hadisileri adını verip internette yayınladığım; ‘Din ilimdir(bilimdir), ilim yoksa din de olmaz, ilim Çin’de de olsa gidip öğrenin, alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür, din ahlaktır, ahlak yoksa din de olmaz, sultanlarla düşüpkalkan alimler bile hırsızdır’ gibi sözleri dinin öncelikle bilim, mantık ve tutarlılık olduğunu göstermekte.

Ancak açık ki Akp Din hadisileri’ne aykırı bir dünya olduğu için mantıkdışılık ve tutarsızlık içinde; mantıksızlık ve tutarsızlık içinde olduğu için de Din hadisileri’ne aykırılık içinde yani Akp böyle bir kısır döngü içinde bocalamakta sürekli.

Sokağa çıkma yasağının akşamın 10’unda açıklanması yanlışı.

Akp’li Türkiye’nin yolsuzlukta Avrupa birincisi olması.

Elazığ depremi sonrası ‘Devletin para toplamaya ihtiyacı yok’ denilmesi ancak corona var diye milletten bağış istenmesi.

Zinanın, eşcinsel evliliğin ve eşcinselliğin serbest bırakılması.

Öz bebek kardeşlerin, öz çocuk kardeşlerin, öz annelerin, öz babaların, öz evladların öldürüldüğü Osmanlı hanedanlığı’nın baştaçı edilmesi.

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Ab’ye girmek için çırpınılması.

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Abd, Rusya ve Çin ile dost olunması.

Muhammed dini tanımlayan sözleri ile dini tanımlamıştır yani Din hadisileri’ne aykırı din olmaz, Din hadisileri’ne aykırı dinlilik, dindarlık olmaz ancak dinin inanç olabilir. Muhammed dini; dini tanımlayan Din hadisileri ile genişçe tanımlamıştır ancak Din hadisileri’nin bileşkesi olarak özetle de şöyle tanımlamıştır: ‘Din utanmaktır, utanmıyorsan yap’ ancak Muhammed ‘Utanmıyorsan yap’tan önce şunu söylemiştir: ‘Din utanmaktır, utanmak yoksa din de olmaz’.

Corona salgınına önlem olarak 10.4.2020 akşamı saat 21.45’te, İç işleri bakanı kişice açıklanan ancak bence 11.4.2020, saat 00.00’da ya da o gece açıklanması doğru olan sokağa çıkma yasağının erkenden açıklanması nedeni ile insanlar büyük olasılıkla ekmek, sigara, içki gibi şeyler almak için marketlere, bakkallara, fırınlara yığılınca; corona karşı alınmış olan sokağa çıkma yasağı, İç işleri bakanınca açıklanan 250 bin kişi civarı insanın sokaklarda, üstelik de ‘Sosyal mesafe’ denilen koşulu çiğneyip biraraya(bir araya) gelmesine neden olunca, hem sokağa çıkma yasağını açıklayan hem de bu yanlışı yapan İç işleri bakanı kişinin bireysel hatası sonuçu(sonucu), 2 günlük sokağa çıkma yasağı daha en başta büyük bir darbe yemiş oldu ki bakanın kendisi de ‘Bunu düşünmedim’ deyip istifa kararını açıkladı ancak cumhurbaşkanı onu istifasını onaylamamış(kabul etmemiş), ve görevini sürdürmekte; ve bakan da şöyle demiş: ‘Koronaya karşı aynı kararlılıkla devam etmeliyiz. Allah milletimize, bizi mahcup etmesin.’

‘Mahcup olmak’ yani ‘utanmak’. Hani diyordu ya dahi Muhammed ‘Din utanmaktır, utanmak yoksa din de olmaz’, diye, öyle utanmak işte, sözü edilen utanmak çünkü ‘Allah’tan söz ediliyor, ‘Allah utandırmasın’ deniliyor, ‘Allah’ da İslamiyet demek, Muhammed demek yani ‘Allah utandırmasın’ demek ‘Muhammed bizim yüzümüzden utanmasın, Muhammed’i utandırmayalım’ demek de.

Peki, sormak gerekiyor: Ortalıkta bikini, mayo diye sütyen-külot, mini şort diye külotla dolaşmayı serbest bırakmak utanmak mıdır; eşcinsellik, eşcinsel evliliği serbest bırakmak utanmak mıdır; zinayı serbest bırakmak utanmak mıdır; genelevleri, barları, pavyonları, sıtriptiz(striptiz) kulübülerini, gecekulübülerini(gece kulübülerini), diskotekleri, sex shopları serbest bırakmak utanmak mıdır; Türkiye’yi yolsuzlukta ve işçi ölümlü iş kazasılarında(kazalarında) Avrupa birincisi yapmak utanmak mıdır; muhalif siyasi partilerin kazandığı belediyelere olumsuz ayrımcılık yapmak, haksızlık yapmak, adaletsizlik yapmak, vicdansızlık yapmak utanmak mıdır; Türkiye’de hukuka güveni düşürmek utanmak mıdır; ne için olursa olsun, öz bebek kardeşlerini yani bebekleri, öz çocuk kardeşlerini yani çocukları, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını bile öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı hanedanlığı diktatörlüğünü ve Osmanlı sultanılarını(sultanlarını) baştaçı etmek utanmak mıdır; sırf muhalefet partisi önerdi diye doğru, iyi, yararlı, güzel yasa önerilerini red etmek utanmak mıdır; ülkeyi Muhammed’in ve Atatürk’ün de dediği gibi bilim ve ahlak ile yönetmek yerine bunlarla ilgisiz siyaset ve kapitalistlerle yönetmek utanmak mıdır; eğitimi bilim yerine bilimdışılığa yönlendirmek utanmak mıdır; Türkiye’yi yolsuzlukla, usülsüzlükle, haksızlıkla, adaletsizlikle, ahlaka aykırılıkla, diktatörlükle, hukuksuzlukla, insan haklarına aykırılık ile anılır duruma getirmek utanmak mıdır; Türkçeleri varken ‘Etik, hijyen, misyon, vizyon, aktivite, lansman’ demek utanmak mıdır; ‘Babanın kendi öz kızına şehvetle bakması günah değildir’ ve ‘Dokuz yaşındaki kız çocuğu evlenebilir’ diyen bir Diyanet ile çalışmak utanmak mıdır; akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı Ab’ye girmek istemek utanmak mıdır; siyasetçilerle cami açmak utanmak mıdır; bilim ve ahlak ülkesi olmak varken, yanaşılacak bir ülke aramak utanmak mıdır; kapitalistler milyonlar, milyarlar kazanırlarken asgari ücreti sadaka gibi yapmak utanmak mıdır; kapitalistlerin işçileri işten çıkarmalarını zorlaştırmak yerine kolaylaştırmak utanmak mıdır; Milli eğitim’i bilimsellikdışı, demokrasi düşmanı, laiklik düşmanı tarikatların, cemaatlerin, vakıfların, derneklerin etkisine sunmak utanmak mıdır; ülke yönetmek diye siyasi yandaşlık yapmak utanmak mıdır; devletin, milletin parasını ülkeye harcamak yerine yandaş vakıflara vermek utanmak mıdır; vatanın, milletin, kamunun, devletin fabrikalarını, madenlerini, kaynaklarını, servetini özelleştirmek yani kapitalistlere, sömürgenlere satmak utanmak mıdır; vatanı ve milleti Osmanlı hanedanlığı diktatörlüğünden ve düşman işgalinden kurtarmış, ve vatanı da, milleti de bilimsel ve özgürlükçü bir dünyaya götürmüş Mustafa Kemal Atatürk’e düşmanlık utanmak mıdır; hem hukuka saygı isteyip hem de yargı kararlarını uygulamamak utanmak mıdır; kamuda göreve getirilecek insanlar konusunda ‘Bilimsel ve ahlaklı ise evet’ ve ‘Bilimsel ve ahlaklı değil ise hayır’ diye ayırım yapmak yerine ‘Akp yandaşı ise evet’ ve ‘Yandaş değilse hayır’ diye ayırım yapmak utanmak mıdır; 20 yıldır ‘Kalkınıyoruz, kalkındık, ilerledik, büyüdük’ denilirken corona salgını için, millete para vermek yerine milletten bağış toplamak utanmak mıdır; Muhammed’in ve Atatürk’ün arzuladığı ‘bilim’e ve ‘ahlak’a aykırı davranmak utanmak mıdır; yani, Muhammed bunları görseydi ne derdi; Muhammed’in utanacaklarından utanmamak da, Din hadisileri’ne aykırı davranmak da nasıl Müslümanlık olur?

Sözüm yalnızca Akp’ye değil; Din hadisileri’ne aykırı olan; akıldışı-ahlakdışı modayı, akıldışı-ahlakdışı turizımı(turizmi), akıldışı-ahlakdışı medyayı, zinayı, eşcinselliği, çıplaklığı, toplumsal alanlarda akıldışı-ahlakdışı giyimlerle ve hallerlerle bulunmayı yasaklamayacak olan tüm siyasi partilere.

Açık ki Türkiye’yi de, insanlığa da utandırmamak ancak Din hadisileri’ne uymakla; Muhammed’in de, Atatürk’ün de dediği gibi ‘Bilim ve ahlak’ ülkesi olmakla olanaklıdır.

Din hadisileri’ni utandırıyorsanız din yolunda değilsiniz demektir.

Evet; Süleyman Soylu bilim adına da, ülke yönetmek adına da büyük ve ölümcül bir hata yapmış durumdadır; öyle ki bu nedenle hem corona hastası sayısı artacaktır, hem coronadan ölen insan sayısı artacaktır, hem de coronaya karşı bütçeden ayrılması gereken payı da arttıracaktır, öyle ki Türkiye’nin dış borçunu(borcunu) bile arttıracaktır. Yani, Allah Süleyman Soylu’yu daha nasıl utandıracaktır? Süleyman Soylu; bu hatası yüzünden örnek ki 100 insanı, yoğun bakımlarda, acı, çaresizlik, umutsuzluk, kahır içinde yatarken, ve onların yakınlarını hayal edebiliyor mu? Gerçek ki bu durum büyük bir acı vericidir ki bu da büyük bir utandırıcı durumdur.

Zaten, Sağlık bakanının açıklaması gereken şey açıklamıştır Süleyman Soylu yani ilk yanlış daha ilk önce buradadır çünkü sağlık konusuları(konuları) Sağlık bakanının ve Bilim kurulu’nun açıklaması gereken şeylerdir, ve İç işleri bakanlığı bilim, tıp, sağlık bakanlığı değildir; Sağlık bakanı ‘Şu kişiyi yakalayın, bu kişiyi gözaltına alın’ diyor mu, demiyor, öyle ise nasıl oluyor da İç işleri bakanı Sağlık bakanlığı’nı ilgilendiren konularda konuşabiliyor ve kararlar alabiliyor? Gerçek ki bilim de, din de, ahlak da, demokrasi de, laiklik de, Atatürk de, Muhammed de önce mantık demektir çünkü bilimin de, dinin de, ahlakın da, demokrasinin de, laikliğin de temeli olan utanmak da zaten mantıkla başlar ki Bible(İncil) mantık öğrettiği için zaten Hıristiyanlar(Hristiyanlar) dünyanın egemenleridirler ki Din hadisileri de zaten dünyanın en ileri, en üstün mantığını yani nitel mantığı ve nitel zekayı öğretmektedir yani Din hadisileri’ne sırtdönülürse(sırt dönülürse), değil İslam dünyası, tüm insanlık bile olması gerekenden geri kalır.

Evet; Allah, İslamiyet, din Süleyman Soylu’yu ve Akp’yi daha nasıl utandıracak acaba?

Evet; Muhammed’ten ilk öğrenilmesi gereken şey ‘Din hadisileri’dir; ondan önce öğrenilmesi gereken şey ise ‘utanmak’tır, bu nedenle ki Muhammed bir de ‘Gürültü yapan da bizden değildir’ demiştir, yani Muhammed gürültü yapıp insanları rahatsız etmekten de, rahatsız edenlerden de utanmıştır.

 
Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 13.4.20/13.05