SİGARA VE ZAM

Bizler insan olarak çeşitli istekler sonucu birçok hareket yaparız.Peki bu istekleri bize kim sunar? İşte bunlardan biri olan, kendimizi yönetmemize izin vermeyen ‘Sigara’ konusunu ele alacağız bugün.Konu hakkında bize yardımcı olan Ömer Vural’a teşekkürlerimle…

Bu konu özellikle zamdan sonra daha da öne çıktı.Yani, yazılarımda belirttiğim gibi, Türk vatandaşının cebine dokununca!

Öncelikle dini boyutu  ele alacak ve daha sonra tarihçesi; etkileri, son olarak ise bu zammın Türk vatandaşı açısından nasıl karşılandığı konusunda sizlerden yardım isteyeceğim : )

Haram veya helal demeyeceğim, her zaman olduğu gibi bu konuda da görüşü sizin iradenize bırakacağım.

“O (peygamber ki) onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder. Onlara ‘temiz’ şeyleri helal, ‘pis’ şeyleri de haram kılar.” (Araf: 7/157) Bu mesajdan yola çıkarsak. Cevabımız ‘haram’ olur.Ancak sadece bu ayetten sizlere yanıt vermemiz yanlış olur. O yüzden önceden tütün için verilmiş fetvalara da bakalım:’’ Tütün kullanımı hakkında hüküm vermemeyi (tevakkuf-sessiz kalmayı) tercih edenler bir yana görüş bildiren âlimler temelde tütünü mubah, mekruh ve haram kabul edenler şeklinde üç gruba ayrılabilir.Ancak tartışma esas itibariyle haram ve mubah sayanlar arasında cereyan etmiştir.Tütünü ve sigarayı mubah sayanlar.Tütünün mubahlığını savunanlara göre mubahlığın en önemli delili haram veya mekruh olduğuna dair ayet veya hadisin bulunmamasıdır.Yenilip içilenlerden hakkında açık bir nassın sevk edilmediği maddeler aslî mubahlık ilkesine tâbidir (En‘âm 6/145; A‘râf 7/32) ve tütün de böyledir.Tütünün haramlığını gerektirecek ölçüde pis olma, sarhoşluk verme, aklı giderme, uyuşturma ve zarar verme özellikleri yoktur.Mubah mallar için yapılan harcamalar israf değildir.

Ve son olarak tütün ve sigara karşılaştırmasının resmi verilerini de paylaşmamda yarar var:

Tütün ve sigara arasındaki farktan bahsetmeden önce ikisinin de insan sağlığı için son derece zararlı olduğunun altını çizmekte fayda var. Bunun bilincinde olmak çok önemlidir.

Sigara haricindeki tütün ürünlerinde 10 grama kadar tütün kullanılır. Ancak bu oran sigarada 1 grama kadar düşer.

Sigaranın içerisinde birbirinden zararlı madde bulunurken diğer tütün mamulleri içerisinde tek tip tütün bulunur.

Sigarada tütün direkt olarak işleme konulurken diğer tütün mamullerinde tütünü içime hazırlamak için dinlendirme ve fermente edilme süreçleri vardır.

Tütün mamullerinde filtre bulunmaz.

Tütün mamullerinin bağımlılık oranı sigaraya oranla daha azdır.

Sigara tütün ürünlerine göre daha çok doyurucudur.

 

Şimdi de sigarayı tanıyalım:

Sigara, günümüzde yaygın olarak tütünün kâğıda sarılmasıyla yapılarak kullanılan bu içeceğin MS ve 18. yüzyılda Avrupa'ya İspanya yoluyla Amerika Kıtası'ndan geldiği sanılmaktadır. Sigara yüzünden her sene 6 milyon kişi ölmekte yani her 10 ölümden birinin nedeni sigara.

İlk yıllarda tütün yaprağına daha sonra da ince kâğıda sarılarak içilmeye başlanmıştır. Bizet'nin operası Carmen 1830'ların İspanya'sını anlatır ve oyunun kahramanı Carmen başlarda bir sigara fabrikası işçisidir. Fransa'da ilk sigara fabrikası Fransız devlet tekel şirketi tarafından 1845'te kurulmuştur.

İngilizler sigarayla ilk defa Kırım Savaşı'nda (1853 - 1856) Osmanlı askerlerinde görerek tanışmıştır. Osmanlı Devleti, devlet gelirlerini artırmak için sigarayı devlet tekeline alınca, sigara üretimiyle uğraşan Rum tüccarlar, o zamanlar İngiliz himayesinde olan Mısır'a göç etmiş ve Mısır'da 1880-1915 yılları arasında dev bir sigara endüstrisi oluşmuştur.

Avrupa ve Amerika'da I. ve II. Dünya Savaşı yıllarında sigara askerlere genel ihtiyaç olarak dağıtılmış, 1965 yılına kadar sigara tüketimi yükseliş eğilimi göstermiş ama zararları hakkında bilinçlenme yayıldıkça tüketim azalmıştır. Gelişmekte olan ülkelerde ise hâlen sigara tüketimi yükseliş eğilimindedir.

Sigara bağımlılığında psikolojik faktörler:
Sigara bağımlılığı psikolojik ve fiziksel bağımlılık olmak üzere 2 ayrı alt başlıkta incelenmelidir. Aslında sigara içme eylemi bulaşıcı bir psikiyatrik hastalıktır, kuşaktan kuşağa görerek-duyarak bulaşır. Doğduğumuz andan itibaren çevremizdeki milyarlarca sigara içicisine ait 10.000’lerce bilinçaltı kayıt ve sigara firmalarının bunları güçlendirmek için kurduğu tuzaklar sayesinde daha çocukken zihnimize bulaşır. Bu aslında kitlesel bir beyin yıkama programıdır. Önce çevremizdeki sigara içen büyüklerimiz, daha sonra çizgi filmler ve son olarak da filmler aracılığıyla sigaranın bir keyif-destek aracı olduğuna inandırılırız. Marlboro-Formula 1 yarışları, Camel Trophy, Parliament Sinema Kulübü gibi sosyo-kültürel projelerle inançlarımız ve beklentilerimiz iyice güçlendirilir. Tüm sahneler ve gizli reklam çalışmaları sigarayı hayatın her aşamasında olması gereken normal bir şey gibi algılamamız için ayarlanmış ve hepsine bugüne kadar trilyonlarca $ para harcanmıştır.

Beyin yıkama gerçek olmayan bir şeye gerçek gibi inandırılmak demektir. İnançların beyinden salgılanan nörotransmitterleri direk etkilediği plasebo çalışmalarında gösterilmiştir. MR spektroskopi çalışmalarında plasebonun aktif maddeyle aynı oranda nörotransmitter salınımına ve beyinde aynı anatomik bölgelerde sinyal alınmasına yol açtığı kanıtlanmıştır. Sonuç olarak, sigaranın psikolojik bağımlılığı beyin yıkamalar tarafından oluşturulur.

Günlük hayatımızda sigara bağımlılığının büyük oranda psikolojik olduğunu gösteren en çarpıcı kanıtlar hamilelik, oruç ve uzun yolculuklardır. Birçok tiryaki hiçbir fiziksel sıkıntı yaşamadan 10-12 saat süren okyanusaşırı uçak yolculukları yapabilir çünkü uçak inene kadar içmemeye şartlanmıştır. Uçaktan iner inmez sigarasını yakmak ister ve eğer yasak vb. bir engelle karşılaşırsa canı sıkılır ve nikotin çekilme belirtisi zannettiği sinirlilik, gerginlik, çarpıntı, terleme, el titremesi, kafasını toplayamama gibi 12 saat boyunca yaşamadığı tüm belirtileri ilginç bir şekilde saniyeler içinde yaşamaya başlar. Hâlbuki asıl sorun içmemeye şartlanma süresinin sona ermiş olmasıdır. Yani fiziksel bağımlılıktan kaynaklandığı sanılan çekilme belirtileri gerçekten hissedilir, ancak tetiği çeken yine psikolojik bağımlılıktır. İçme beklentisi ve şartlanmayla ilgili çok fazla sayıda bilimsel araştırma ve kanıt vardır.

Sigara içenler özgürce sigara içebildikleri, çekilme belirtisi olma ihtimalinin açıkça imkânsız olduğu durumlarda bile, çok yüksek seviyede sigara içme arzusu duyabilirler. 4-5 saat zorlanarak abstinans sağlananlar ile sabah uykudan uyananların sigara içme arzularının karşılaştırıldığı bir çalışmada, 1. gruptakilerin çok daha yüksek olduğu bulunmuş. “Sigara içme arzusu esasen alışılmış davranışa olan arzuyu yansıtır” sonucuna varılmıştır. El alışkanlığı, sigara ile ilişkili nesneler, sigarayı hatırlatan durumlar gibi sigara içmeyi tetikleyen faktörler çok güçlü sigara içme arzusuna neden olur. Sigara içmeyi tetikleyen faktörler daha çok sigara içme beklentisini hatırlatır, içme arzusunu arttıran beklentidir.

 

Siz de biraz tedirgin olmadınız mı, hayatınızın gerçekten böyle olmasından?

Ben poşete ‘’25 kuruş’’ fiyat koyulmasından sonra kullanımın %50 düşmesinin peşine böyle bir zammı bekliyordum açıkçası…

 

Bugünki yazımız bir bilgilendirme ve bilinçlendirme yazısı oldu. Paket başına 3 ₺ zammın gelmesinden sonra sizleri bu yazının altına, yoruma, bekliyorum : )

 

 

 

 



Yazıya yapılan bütün yorumlar

Murat Şah 06.09.2019

Bu olumlu eleştirinizi dikkate alacağıma emin olabilirsiniz.Babanıza Allah'tan rahmet diliyorum.Hakkımda kullandığınız yorum için de ayrıca teşekkür ediyorum.

EVİNDAR 28.08.2019

Yazınız kapsam bakımından geniş ve fazlasıyla açıklayıcı olmuş. Anlaşılır bir dille yazmışsınız. Tebrik ederim. Eleştrimi de yapayım ki bu söyleyeceğim önemli. Bunu dikkate almanızda fayda var. Yazı çok uzun olmuş. İnsanlar uzun yazıların tamamını okumazlar. Genel olarak böyledir bu. Daha kısa yazmanızı tavsiye ederim Babasını sigaradan kaybetmiş biri olarak sigaranın ne lanet şey olduğunu en iyi bikenlerdenim. bu arada. Yazı hayatımızda başarılar dilerim.

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.