ARAFTA KALAN BİR OYUN -HİKAYE-

Güzel bir hikaye ile beraberiz.İki bölümden oluşacak hikayemizin ikinci ölümü, biraz uzun ve beklentinin çok üstünde bir tamamlama eseri olacaktır.İyi okumalar…

                                                                                1.Bölüm

Dedesinin şüpheli ölümünden sonra ilk kez köye gidiyordu.Ama bu sefer tatil için değil, dedesinin ölümünden ipuçları bulmak için gidiyordu.Çünkü dedesi, özellikle polisiye konularında uzman denilecek kadar bilgiliydi.Bu sebeple ondan öğrendikleri bunu gerektirirdi.Bunun dışında ‘köyün babası’ydı da.Hem tecrübesi hem de bilgisiyle herkese yardım elini uzatırdı.O köyün babası nasıl olur da bıçaklanarak öldürülür ve katili bulunamazdı, bilmiyordu.Bilmiyordu ve bu onun içini yiyip bitiriyordu…

                                                                                      *

İlk kez korkarak gideceğim Kızılhasan Köyü’nde arayacağım bir çok şey var.Benim polis olmamda en büyük rol oynayan dedem, benim polis olmama rağmen sanki o polislik yapmışçasına benden çok şey bilirdi.Hatta bazen ona danıştığım olurdu.Nasıl olur da bana cevap verir ve doğru kararlar almamı sağlardı hiç anlamadım.Sanki bir katilin aklını okuyordu ve nasıl hareket edeceğini çok iyi biliyordu.Bana küçükken anlattığı ‘Harami’ hikayelerini öyle iyi anlatırdı ve peşine de nasıl onlara karşı durmam gerektiğini aşılardı.Sanki onlara bu hayatı zehir etmem için beni yetiştiriyor gibiydi.Peki, nasıl biliyorsun dede bu kadar bilgiyi dediğimde ise hep ‘’Polis Hasan anlattı’’ derdi.İşte bundan benim ilk bulacağım kişi Polis Hasan denilen, dedem yaşında, belki daha büyük biri olmalıydı.Ona dedem hakkında sormam gereken çok fazla soru aklımı kurcalıyordu. Tabii yaşıyorsa…

Nitekim on sekiz saatlik yolculuğun ardından köye geldim.Gerekli selamlaşmaları yaptıktan sonra hemen köyün en tepesine, babaannemin yanına, çıktım.Hayalimde hep babaanemin güğümler elinde ‘’haydi bir çay yapalım torun’’ dediği, ama amacının bana çay yapmayı öğretmek değil,beni kuzenimden kavga etmemem için ayırdığı günler gelirdi.Dedemin sakalını taradığım günler ‘’şu sakalını kes artık, millet yaşlı sanıyor seni’’ dediği anlar gelirdi.Ama babaannemin yüzünde ne eski neşe, ne de heyecan vardı.Yaşamını devam ettirebileceğinden bile şüphe ediyordu.Gittiğimde kapıya arkası dönük bir şekilde oturmuş çay içiyordu.Ayak seslerimi duymuş olacak ki hemen bir irkildi.Korkuyordu, anlamıştım.Haklıydı tabii yaşadıkları yenilir yutulur cinsten değildi. Ama neden kapıya arkası dönüktü? Aklımda bir soru işareti daha oluşmuştu.Selamlaşma ve hasret giderme hallerinden sonra o konuyu açacaktım.Biliyordum acılarını tekrar yaşayacak gibi olacaktı ama mecburdum.Onun için gelmiştim bu kadar yolu...

                                                                                    *

Köye yeni gelen Muharrem’i babaannesi cenazeden beri araştırma yapması için bekliyordu.Ona haber gitmiş olacak ki, her şeye tedirgin bakan kadın o gün kapıya arkasını dönmüştü.Bu hareketiyle torununa güvendiğini belirtiyordu.Güvende olduğunu biliyordu artık.Muharrem ise babaannesinden çok dedesinin arkadaşlarını merak ediyordu.Kimdi onlar, hemen soracaktı…

                                                                                    *

Babaanneme dedem hakkında sorduğum ilk soru tabii ki Polis Hasan oldu. Kim bu Hasan babaanne? Dedim ona.O da ‘’ Gurbetten arkadaşı, bilirsin deden Arabistan’a gurbete gitmişti.Hasan da oradaymış.İki Erzurumlu birlikte inşaatta çalışmışlar’’ dedi.İşte bir soru işareti daha gelmişti.Dedem bana Hasan’ın polis olduğunu söylemişti.Şimdi babaannem gurbette inşaatta çalıştılar demişti.Benim Hasan dedeyi kesinlikle bulmam gerek dedim babaanneme.’’Zeyrek Köyü’nde bulursun, deden hep Zeyrek Köyü’ne giderdi Hasan için’’ dedi.Zeyrek Köyü, Kızılhasan Köyü’nden çok uzakta değildi ama epey vardı yine.Yarın sabah ilk işim o olacak dedim…

                                                                                 *

Muharrem yaşadıklarını bir bir not alıyordu.Kimdi bu Hasan dede? En merak ettiği ilk konu bu olmuştu artık.Hasan dede ne derse, cinayet olduğuna inandığı dedesinin neden öldüğünü bulabilirdi.Kimdi bu katil? Ne istemişti dedesi, Abdurrahman Çavuş’tan?  Sabah 05.20’ de uyandı.Köy dolmuşları 05.30’da kalktığından kahvaltı yapmadı.Bindi dolmuşa ve Zeyrek Köyü’ne doğru gidiyordu.Hasan dedenin neler diyeceğini öyle merak ediyordu ki, normalde araba tutardı onu ama o gün tutmamıştı…


Başlık Kategori Yayın Tarihi
RENKLER KAÇ TANE? Genel 19.08.2019
SİGARA VE ZAM Genel 15.08.2019
KURBAN VAHŞETTİR! Genel 14.08.2019
ARAFTA KALAN BİR OYUN -2.BÖLÜM- Genel 03.08.2019
TİYATRO! Genel 15.07.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
NEFSİ BİR HASTALIK HALİ : RİYA Genel 16.08.2019
Kurban Bayramı Genel 15.08.2019
Allah Vardır Tek Tanrıdır Genel 10.08.2019
Hasret Genel 07.08.2019
ZAN VE RİVAYETÇİLERİN ÇIKMAZLARI Genel 06.08.2019

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Murat Şah 01.08.2019

İkinci bölümü yazmam gereken yerde ''İkinci ölümü'' yazmışım.Affola...

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.