BAYANLARDA İŞE GİRMEK VE BARBARLAŞMAK KONUSU

Açık ki genelde Batının ya da sömürgeciliğin(emperyalizımın/emperyalizmin)), özelde ise Abd'nin ya da Abd sömürgeciliğinin birülkedeki(bir ülkedeki) en kolay ve en tehlikeli avı ya da amaçı(amacı) bayanlardır(kadınlardır) yani yetişkin insan dişisidir çünkü modaya en çok onlar ilgi göstermektedir; yani Batı da, Abd de moda yolu ile bayanları avuçlarına almaya çalışmaktadırlar çünkü bayan demek hem kendisi demektir hem de çocukları demektir ki modaya köle olanları yönlendirmek ya da yönetmek daha kolaydır çünkü moda nefstir ve nefs önce akıla(akla), sonra da ahlaka kötülük eder yani gerçekte moda demek akıla ve ahlaka saldırıdır, bu nedenle de bayana saldırı gerçekte toplumdaki akıla ve ahlaka, toplumun akılına ve ahlakına yani var oluşuna saldırıdır; bu nedenle devletler öncelikle modaya karşı önlemler almalıdırlar; nasıl ki gazeteci, bilimci, akademisyen, turist casuslar, ajanlar vardır, moda da casusluktur, ajanlıktır çağımızda ki 2019 yapımı Anna adlı filım(film) bu konuya ışıktutmaktadır(ışık tutmaktadır).

İzlenim ki bayanlara ne okumak ne de işe girmek yaramıyor.

Üniversite bitiriyor, düşünür(filozof), alime, bilge, toplumuna ve insanlığa bilimsel, doğru örnek olması gerekirken ya üfürükçüye koşuyor ya sütyen-külot, pılajlara(plajlara); işe giriyor, kitapçıya koşması gerekirken ya modaya koşuyor ya etektıraşını(etek tıraşını) kuaföre yaptırmaya. Neden? Çünkü düzenbozuk(düzen bozuk), çünkü düzen dini tanımlayan Din hadisileri'ni öğretmiyor, Din hadisileri olmayan yer de ya yanlışa hizmet eder yani cehalete ya kötülüğe yani nefse.

Çünkü görüyorum ki üniversite okumuşlar ancak ya bilimdışı şeylere inanıyorlar ya bikini, mayo yani sütyen-külot ile herkesin içinde dolaşıyorlar yani ahlakı, utanmayı dışlıyorlar. Ve üniversite mezunu iseler bilimsel ve medeni olmak, işe girmişlerse medeni olmak yerine oldukça barbarlaşmışlar, oldukça saldırganlaşmışlar, oldukça erkeksileşmişler; düşünün ki üniversite mezunu olup da, üniversite mezunu olmayıp da etektıraşı(etek tıraşı) denilen şeyi kuaförlere yaptıran bayanlar var; şiddet ya da ağırlık sıporu(sporu) yapan bayanlar var; sütyen-külot ortalıkta dolaşan bayanlar var; erkek gibi giyinen bayanlar var; erkek gibi yürüyen bayanlar var; erkek gibi davranan bayanlar var yani bayanların üniversite okuması alimelik, bilgelik, düşünürlük, medenilik yaratmak yerine, işe girmeleri de medenilik yaratmak yerine tuhaf ki erkeksilik, ya da ahlaka aykırılık ya da barbarlık gibi şeyler yaratmakta ki bence bu durumun nedeni Mia(Maoa) geni, akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı turizım(turizm), akıldışı-ahlakdışı eğlence yerileri(yerleri) gibi şeyler; genelde ise üniversitenin felsefe, bilim, düşünürlük, alimlik, alimelik yeri olduğunun, ve dini tanımlayan din hadisileri'nin ülkeye ve eğitime egemen, kural yapılmaması gibi şeyler. Bence; özellikle üniversite mezunu bayanlara karşı eş şiddetine de, boşanmalara da bir de bu açıdan bakmakta bilimsel zorunluluk oluşmaktadır.

Yani üniversite okumuş ancak bilimsel ve ahlaka uygun bayan olasılığı da; işe girmiş ancak barbarlık içermeyen bayan olasılığı oldukça düşük gibi görünmekte.

Ahlak sözcüğünü dini inanç anlamından başka felsefel anlamda da yani 'mantıklı olmak' anlamında da kullansak değişen birşey olmuyor.

Bunun bence üç temel nedeni var. Birinci neden; demokrasinin serbestlik hakkı ve olanağı olarak yorumlanması oysa demokrasi serbestlik hakkı ve olanağı değil özgürlük hakkı ve olanağıdır; ve özgürlük başka şeydir ki doğru şeylerin yapılmasını içerir, serbestlik ise doğruluk koşulu aranılmamasını içerir yani günümüzdeki demokrasi yani laiklik gerçek, doğru demokrasi ile ilgisiz, alakasız birşeydir; gerçek demokrasinin siyasetçe, özel sektörce ve hükümdarlar gibi yaşamak isteyenlerin uydurmasıdır. İkinci neden ise ülkenin, toplumun nefs üzerine kurulu olması; yani hak denilince, özgürlük denilince felsefel, bilimsel ve ahlaksal olarak doğru şeylerin değil zevkin, hazzın, nefsin anlaşılması. Üçüncü neden ise üniversite okumanın da, işe girmenin de yani para kazanmanın da 'İstediğin, istenilen herşeyi yapabilmek hakkı' olarak yorumlanması; örnek ki 'Üniversiteye gidinde saçını, sakalını istediğin gibi uzatabilirsin, sigara ve içki içebilirsin, sevişebilirsin' gibi ancak açık ki bu durumun üniversiteden çok 18 yaşını bitirmiş olmaktan kaynaklanmaktadır ancak bu olanağı üniversitenin, üniversiteye gitmenin verdiği sanılmaktadır yani sanki üniversiteler düşünür(filozof), alim, alime, bilge, bilimci olmak için değil de saç-sakal uzatmak, sigara-içki içmek, sevişmek, istediğini yapabilmek için var ancak bu durum üniversitelerin internet tanıtımılarına(tanıtımlarında, reklamılarında, reklamlarında) moda içinde güzel kız, moda içinde yakışıklı oğlan kullanmalarına bakılırsa ülkemizde üniversite kavramının ve kurumunun anlamının üniversitelerce de pek doğru, pek iyi anlaşılamadığını göstermekte, hele ki internette gördüğüm özel birüniversitenin(bir üniversitenin) internet tanıtımındaki bayan öğrencilerin alayı tuhaf ki mini şortlu idi yani mini şortun ya da cinsellik sunumunun serbest olduğu yerde sigara ve içki de serbest olur yani açık ki bazı üniversiteler de öğrencilerin kafalarındaki o 'Üniversite demek saçını-sakalını istediğin gibi uzatmaktır, sigara-içki içmektir, istediğin gibi giyinmektir, istediğin gibi sevişmektir' sanısını ve yanılgısını kullanır, sömürür durum içinde görünüm sunmaktalar ki bu yaklaşımı üniversitelerden de, öğrencilerin kafalarından da silmek gerekir çünkü üniversite demek felsefe, bilim, teknoloji üretim, düşünür-alim-alime-bilge-bilimci-bilimsel ve ahlaklı insan olmak, ve bireyliğe yani kendine değil bilime, ülkeye ve insanlığa hizmet yerdir ki bunu da en başta siyasetçilerin, siyasi iktidarların, Yök'ün ve Milli eğitim bakanlığı'nın anlaması gerekir yani üniversitelide dil farkı sorunu olmaz yani Türkiye'de örnek ki kimya mühendisliği okumuş ve hiç İngilizce bilmeyen birini Abd'ye de koysan işini sorunsuzca yapar, hiç Kenyaca bilmeyen birini Kenya'ya da koysan işini sorunsuzca yapar çünkü bilimin dili yalnızca bilimdir, ve bilim evrenseldir yani üniversite demek de, üniversite mezunu olmak da örnek ki doktor olmak, televizyon tamircisi olmak, elektırik(elektrik) tamircisi olmak, araba tamircisi olmak gibi birşeydir, sen işi ver, işi göster yeter.

Açık ki bayanlarda; işe girmekle özgürlük ya da serbestlik ya da erkeksileşmek arasında bağ kurma durumu var olmaya başlamış durumdadır yani 'Para demek güç, üstünlük ve haklılık demektir' kapitalist yani cehalet ve nefs yani barbarlık anlayışı egemen olmaya başlamış durumdadır ki buna da genelde Batı, özelde ise birajanlık(bir ajanlık) olan akıldışı-ahlakdışı moda ve akıldışı-ahlakdışı turizim/turizm/otel/tatil anlayışı durumu neden olmaktadır.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 24.7.19/05.32


Başlık Kategori Yayın Tarihi
ERDOĞAN DOĞRU CUMHURBAŞKANI VE DOĞRU DİNLİ Mİ Şiir 05.04.2020
ZEVK VE HEYECAN SAVIM Felsefe 04.04.2020
ÖZEL SEKTÖRE MUHTAÇ ETME İNSANLARI DEVLET Şiir 03.04.2020
EVLİLİKTE FAHİŞELİK YAKLAŞIMI SAVIM Felsefe 02.04.2020
YUNUS NE YANA DÜŞER MEVLANA NE YANA Şiir 01.04.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Zihinsel Engelli (Felsefe) Felsefe 02.04.2020
Televizyonlar ve Toplumsal Gelişmeler Felsefe 01.03.2020
PİŞMANLIK Felsefe 31.12.2019
Karma yasası Felsefe 09.12.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (5) Felsefe 04.12.2019