Yeni (mi) Parti

Anlamışsınızdır da, ben yine de açıklayayım. Maksat akıllarda zerre soru işareti bırakmamak...


Yeni mi ?

Değil.

Haberlere konu olan, her gün muhakkak yeni bir açıklama yapılan, twitter da gündem olan bu sonu olmayan muhabbet "Yeni" değil.


Bu parti kurulalı yıllar oldu aslında..


Evet, konuyu anladınız. Gündemin vazgeçilmezi olan "Yeni Parti" muhabbeti.


Ama anlamanız gereken hususun şu olduğuna inanıyorum. Ve defaten söylüyorum;

" Yeni Değil (!)"


11. Cumhurbaşkanı Sayın Gül'ün hemen hemen her konuda muhalif çıkışları, ardından dönemin Başbakanı Sayın Davutoğlu'nun görevden alınması ve devamındaki kendini aklama, Pelikan oyunları muhabbetleri, son olarak da eski Başbakan Yardımcısı Sayın Babacan'nın AK Parti'den istifası hem süreci hızlandırmış olup hem de bu hareketliliği daha da gün yüzüne çıkarmıştır.


"Beraber yürüdük biz bu yollarda" ile başlayan, "adayımız Abdullah Gül kardeşim" diye devam eden Gül-Erdoğan birlikteliği  "Parti kuracaklarmış. Kuranların akıbeti ortada" ve "Mutlak hakimiyet sadece Allah'a mahsustur" şeklinde ki karşılıklı mesajlar ile bitme noktasına gelmiştir desek az olur. Çünkü bu dostluk bitmiştir demek daha doğru olacaktır.


Sayın Gül'ün Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortak mutabakat sağlanırsa aday olacağı bizzat kendisi tarafından da deklare edilmiştir. Bundan dolayı; Yok efendim birbirlerine yanlış yapmazlar, yok efendim dostlukları baki, aynı dava vs. gibi söylemler artık saçmalık ötesidir. 


"Düşük profilli bir Başbakanlık yapmam istendi" diyen Sayın Davutoğlu ise AK Parti'ye değil de Genel Başkan Sayın Erdoğan'a kırgınlık duyduğunu, parti içindeki Pelikan olarak adlandırdığı grubun kendisini Sayın Erdoğan'a sürekli olarak kötülediğini dile getirdi. "Kendilerini en iyi yerlerde görevlendirdik. Bu hak davaya karşı gelenlere nasıl kırgın olmayayım" diyen Sayın Erdoğan "Yeni Oluşum(lar)ın" kuşkusuz ortaya çıkacağını en iyi bilenlerden.


Ve...


Siyasetin temiz yüzü, ekonomi uzmanı, çalışkan ve dürüst olarak tanınan, lakin 2015'teki son görevinden itibaren hiçbir olaya karşı duruş sergilemeyen, demeç vermeyen, ancak kurucuları içerisinde yer aldığı AK Parti'den "Aklen ve kalben ayrışma yaşadım" diyerek istifa eden Sayın Babacan şu anki konjonktürde simaen ve lekelenmemiş siyasi hayatı itibariyle en gözde isim vaziyetinde.

Süreç iki ayrı partinin kurulacağını, birinin Sayın Gül destekli ve Sayın Babacan'nın başkanlığında, diğerinin ise Sayın Davutoğlu ve başbakanlığı döneminde ki yakın mesai arkadaşları ile ortaya çıkacağını gösteriyor.


Lakin Sayın Davutoğlu'nun 18/07/2019 tarihli Youtube canlı yayının da gazeteciler Yavuz Oğhan, İsmail Saymaz ve Akif Beki’nin sorularını yanıtlarken "Ali Babacan ile aramızdaki hukukun ölçüsü yoktur. Hep bir güven ilişkisi oldu aramızda. 1 Kasım’da ısrarla olmasını istediğim arkadaşlarımızdan biriydi. Çünkü Türkiye’nin Babacan gibi arkadaşlara ihtiyacı var. Muhtemelen Babacan benim manifestomu okuduğunda kendisi de imza atacak nitelikte görmüştür diye düşünüyorum. Ben bu konuda da elimden geleni yaptım, beraber olabilmek için. Parti içinde de dışında da, hep konuştuk. Önümüzdeki dönem ne gösterir bilemem ama bu soruyu Ali Bey'e de sormak lazım" dedi.

Yani buradan anlayacağımız; Eğer bu ikiliden biri diğerine katılacaksa bu isim Sayın Davutoğlu olacaktır. Çünkü Sayın Babacan her anlamda Sayın Davutoğlu'ndan daha güçlü...

Süreç devam ediyor. Bakalım görelim. Allah her anlamda ülkemiz için hayırlısını nasip etsin.

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Hazırlanın, Değişiyoruz ! Politika 06.08.2019
İstanbul Değişimi (3) Son... Politika 27.06.2019
İstanbul Değişimi (2) Politika 25.06.2019
İstanbul Değişimi Politika 24.06.2019
Yeniden Başlıyoruz Yaşam 16.04.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Terör Politika 12.08.2019
Kurban Ve Kurbanlıklar 1 Politika 01.08.2019
ARTIK AB HADDİNİ BİLSİN Politika 20.07.2019
KORKUNÇ GERÇEK SİYONİZM Politika 18.07.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.