İŞSİZLİK, TARIM ve BÜTÇE

TÜİK’in açıkladığı işsizlik rakamları rekor üzerine rekor kırmaya devam ediyor. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2019 yılı Nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 116 bin kişi artarak 4 milyon 202 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 3,4 puanlık artış ile %13,0 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 3,6 puanlık artış ile %15,0 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 6,3 puanlık artış ile %23,2 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 3,5 puanlık artış ile %13,3 olarak gerçekleşti. 

Kaynak Yeniçağ: İşsizlik rakamları açıklandı

İşsizlik rakamları tarihin en kötü ekonomik krizi olarak nitelendirilen 1999 krizinden beri daha kötü durumda. Sadece işsizlik mi? Tabi ki değil bunun yanında Türkiye’de lokomotif sektörlerinden Tarım ve İnşaat’ta artık can çekişir vaziyette. Tarım arazilerinin imar barışı vesilesiyle talan edildiği sadece yandaş müteahhitlere kredi kullandırılıp ayakta tutulmaya çalışılan inşaat artık batakların sektörü oldu.

Sözcü gazetesinin haberine göre, kapanan inşaat firması sayısının yüzde 23 artışla 2 bin 820 oldu. Kurulan inşaat şirketlerinin sayısında ise 2018’in aynı dönemine göre yüzde 117 düşüş görüldü.

İstihdamın içinde payı en çok azalan sektör ise 1.7 puan ile inşaat oldu. Nisan 2018 döneminde 2 milyon 155 bin kişi inşaat sektöründe istihdam edilirken bu sayı 2019 Nisan döneminde ise 1 milyon 611'e geriledi.

Yaz dönemi olması inşaat sektörünün nispeten daha hızlı olması beklenen durumda bile inşaat günden güne kan kaybediyor, kredi oranları yüksek olduğu için evler satılmıyor, kredi ile alınan ipotekli evler işsizliğin artması ile bir bir haczedilmeye başlandı. Bunlar büyük bir sonun ayak sesleri olarak göz ardı edilmemeli, duygusal değil realist ve sektörün istediği beklediği önlemler ivedilikle alınmalıdır.

Yıllarca tarım ülkesi olarak bildiğimiz güzel ülkemizde tarımın geldiği son noktada inşaat sektöründen farklı değil.

TÜİK’in açıkladığı verilere göre tarımda üretici fiyat endeksi haziran ayında yıllık baz da yüzde 26,26 artış gösterdi. Fiyat artışı 12 aylık ortalamada ise yüzde 21,33’ü buldu.

 

Maalesef; bu üretici fiyatlarının etkilerinin bolluk sezonu olan yaz aylarında hissetmememiz gayet normal ancak hem tanzim satışların reçetesini hem de mazot fiyatlarında ki artışların yansıması elbet kış aylarında hissedilecektir.

Bu verilerin de TÜİK’ten alındığını ve TÜİK’in başında da Maliye Bakanı’nın arkadaşı olduğunu unutmayıp bu verilerin ne kadar vahim olabileceğini siz düşünüp yorumlayınız lütfen.

Lokomotif iki sektörün hali böyle iken genel bütçenin iyi olabilmesi mümkün elbet değil bütçenin 6 aylık açığı 78,6 milyar₺ oldu şimdiden 2019 yılı için ön görülen toplam açık ise 80,6 milyar₺ idi yani şimdiden %97,5 oranında ön görülen bütçe açığı kullanıldı, geri kalan 6 ay boyunca ne hallere gelecek.

Daha gündemde S-400, Trump twiti, Doğu Akdeniz meseleleri gibi ekonomiyi derinden sarsacak meseleler var ki Allah sonumuzu hayır etsin.

Son olarak Meral Akşener duruşunu temsil eden bir fotoğrafa altta ki linkten mutlaka bakmanızı tavsiye ederim. Her şeye rağmen her zaman bir umut vardır ve olacaktır.

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/erdogan-ile-aksener-uzun-bir-aradan-sonra-ilk-kez-gorustu-242104h.htm


Başlık Kategori Yayın Tarihi
AK PARTİ MUHALEFETİ Politika 11.07.2019
2023 EĞİTİM VİZYONU İLE İLK 10 EKONOMİ ARASINA GİRMEK MÜMKÜN MÜ? Politika 20.05.2019
TARİHTEN DERS ÇIKARMAK Politika 01.05.2019
KAYBEDEN TÜRKİYE OLUR. Politika 23.04.2019
DEĞERSİZ YALNIZLIK Politika 14.04.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
MÜSLÜMANLARIN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT Politika 12.08.2019
Terör Politika 12.08.2019
Hazırlanın, Değişiyoruz ! Politika 06.08.2019
Kurban Ve Kurbanlıklar 1 Politika 01.08.2019
ARTIK AB HADDİNİ BİLSİN Politika 20.07.2019

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Murat Şah 21.07.2019

Naçizane bir öneri olarak bizlere bilgi vermemenizi öneririm .Zaten yıllardır tüm ülke bu raporlardan haberdar.Bizlere "nasıl daha iyi olabilir?" Başlıklarıyla gelin.Hem siz, hem de sizi okuyan insanlar bu konuda bilgi sahibi olsunlar.Yoksa zaten ülkemizin özellikle 1950'den sonrası bu bilgileri derin bir yara olarak biliyor.

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.