İNCİRLİK VE KÜRECİK KAPATILABİLİR Mİ?

Zeki olmak bazıan(bazan, bazen) savaşmak olur, bazıan da savaşmamak ki birincinin harika bir örneğini Mustafa Kemal, ikincinin harika bir örneğini de İsmet İnönü göstermiştir.

Abd'nin Türkiye'ye ambargo kararı sonrası Türkiye cumhurbaşkanı dedi ki 'Biz de İncirlik'deki ve Kürecik'deki Amerikan üslerini kapatırız.'.

Kapatılır mı, kapatılır.

Neden kapatılmasın yani? Gerçekte ise hiç olmamalı idiler. Çünkü gerçekte onlar patron, kapitalist dünyanın işçi, emekçi dünyasına yani Sovyetler birliği'ne yani işçi-emekçi devletine saldırısı idiler, öz olarak, özetle.

Ancak karar vermeden önce genel duruma bakmakta yarar var çünkü ne kadar bilgi, o kadar doğru karar.

Avrupa birliği kendi ordusunu kurmak istiyor. Bu da Avrupa'nın Nato'dan çıkması demek. Abd de Nato'yu bırakmak istiyor.

İngiltere Avrupa birliği'nden çıkmak istiyor.

Bu durumda ne olabilir?

İngiltere Abd ile birleşip dünyaya yeni bir biçim vermeye çalışabilir.

Avrupa kendi ordusunu kurup, Nato'dan da çıkıp Türkiye'ye saldırabilir.

Nato diye birşey kalmayacağı için Türkiye'yi koruyacak bir Nato da olmaz.

Rusya'ya mı güvenilir?

Rusya'ya güvenilebileceğini hiç düşünmüyorum çünkü Abd de, Avrupa da, Rusya da Hıristiyan(Hristiyan).

Peki Türkiye Abd'ye ve Avrupa birliği'ne karşı tek başına savaşabilir mi?

Belli ki Abd ve Avrupa Nato yükünden, ve Nato'nun Abd'nin ve Avrupa'nın elini ayağını Türkiye'ye karşı bağlamasından kurtulmak istiyor çünkü Türkiye hem Türkiye demek hem de Müslüman ülkeler demek oysa Abd'nin ve Avrupa'nın bir Haçlı savaşı içinde olduğu açık çünkü Abd düşmansız ve savaşsız yapamaz çünkü ekonomisi saldırganlık, hayatı barbarlık yani saldırgan nefs üzerine kurulu; ve açık ki İngiltere de eski barbarlığını, vahşiliğini ve bunların kendine sağladığı sömürgeciliğin gücünü ve yararlarını özlemiş durumda olmalı ki Avrupa birliği'nden ayrılmak istiyor yani Abd'de ve Avrupa'da gerçek, doğru, bilimsel, felsefel demokrasi asla kurulamaz bu halle yani öyle ya da böyle, küresel bir savaşa yönelmek zorundalar, öyle ki Avrupa'da Nazi partileri bile serbest ki bu da Avrupa'nın demokrasi konusunda dürüst ya da bilinçli ya da bilimsel ya da mantıklı olmadığını göstermekte, ve mantıksızlık büyük bir düşmandır.

Yani büyük olasılıkla Abd ve Ab Nato'yu bitirip Türkiye'yi Rusya'nın ve Çin'in üzerine itmek ve Hıristiyan olmayan dünyaya karşı büyük ve sonsuz bir savaş başlatmak istiyor.

Peki Abd ve Ab dışındaki ülkeler Abd'yi ve Ab'yi savaşta yenebilirler mi? Böyle bir savaşta en güvenceli olanlar Abd ve İngiltere çünkü ikisi de hem sularla çevrililer hem de öteki ülkelere göre en arkadalar yan, bir ordunun arkasındaki komutanlar gibiler.

Öteyandan; Kanal İstanbul açılırsa Abd Karadeniz'e çıkabilir ki bu da Rusya'nın işine gelmez ve Rusya'yı Türkiye için güvenilmez yapabilir. Osmanlı imparatorluğu'nun 1. dünya savaşı'na İngiltere kurnazlığı ile nasıl sokulduğunu unutmamak gerekir, aynısını Karadeniz'de Rusya'ya karşı Abd de yapabilir. Çin'in Uygur Türkleri'ne halinden anlaşılmakta ki Türkiye Çin'e de güvenemez.

İlginç ki bu durumda Türkiye'nin birinci yapması gereken şey Nato'nun dağılmasını önlemeye çalışmaktır. İkinci yapması gereken şey dünyada barış, demokrasi, bilimsellik ve ahlak savunucusu olmaktır yani dünyaya, insanlığa doğru ve iyi örnek olmaktır yani insanlığı savaşlara karşı hale getirmektir çünkü doğruya giden en doğru yol bilim ve ahlaktır. Üçüncü yapması gereken şey dünyanın en ileri savaş teknolojisini üretmektir yani sahip olmak yani satın almak değil üretmek.

Yani açık ki Türkiye düşmanlarının istediği şeylerden biri de Türkiye'nin İncirlik'deki ve Kürecik'deki Amerikan üslerini kapatmasıdır.

Gerçek ki tek çözüm Türkiye'nin felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı din anlayışı ile yönetmektir; yani Türkiye'ye Osmanlıcıların, tarikatların, cemaatlerin doldurulması Türkiye düşmanılarının(düşmanlarının) işine gelir çünkü bu durumda Türkiye 'Bilimdışı, gerici, insanlık düşmanı, bilim düşmanı, barış düşmanı, özgürlük düşmanı, dünya için tehlikeli, insanlık için tehlikeli, dünya barışı için tehlikeli, İslamcı yayılmacılığın merkezi' gibi savlarla tanımlanmaya çalışılır. Tek çözüm savaşçı değil öğretmen olmaktır, siyasetçi değil bilge olmaktır, dini inanç değil din olmaktır.

Bu bağlamdan olarak da açık ki birileri Türkiye'yi özelde Libya'da, genelde ise Afrika'da savaşa çekmeye çalışmaktadır çünkü oralarda savaşta yenilmek buralarda da çöküş demek olacaktır ki Mondros anlaşması'nın nedenini anımsayın(hatırlayın). Ve Abd de, Avrupa da Afrika'yı insan olarak bile görmeyebilir, bu nedenle de oralarda, Afrika'nın geçmişindeki örneklerin de gösterdiği gibi, insanlıkdışılığın en vahşi hallerini, rahatça uygulayabilirler yani Afrika'yı ve Afrikalıları da düşünmek gerekir.

Türkiye tüm dünyayı felsefede, bilimde, ve dini tanımlayan Din hadisileri'nde birleştirmelidir. Buna da, 200 üniversitesinin olduğu bu ülkede 200 düşünür(filozof), alim, alime ve bilge yaratmakla; ve demokrasiye, laikliğe, bilime ve ahlaka aykırı herşeyi yasaklamakla işe başlayabilir; bu yapılırsa Türkiye dünyaya bir güneş doğacaktır ve aydınlatacaktır, ve hiçbir devlet Türkiye ile didişmeyi kendine yakıştıramayacaktır. 

Yani, Türkiye savaşçı değil düşünür, alim, alime, bilge, felsefe, bilim, Din hadisileri olmalıdır. Savaşçıdan daha üstün savaşçı olabilir ancak o da yine savaşçıdır; alimden üstün alim de olabilir ancak o da alimdir; bunlar ve sonuçları farklı şeylerdir.

Zaten Muhammed de, Atatürk de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi. Unutulmasın ki çağımızın en büyük ajanlığı Türkiye'ye ve dünyaya bilimdışılık ve ahlakdışılık yaymaktır.

Demokrasi ve laiklik serbestlik değil özgürlüktür çünkü serbestlik saçmasapan herşeyi yapmak hakkı iken özgürlük yalnızca bilime ve ahlaka uygun şeyleri yapmaktır. Yani doğru demokrasi, doğru laiklik, doğru eğitim, doğru hukuk, doğru devlet, doğru anayasa, doğru insanlık ve doğru dünya serbestlik değil özgürlük istiyor.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 18.12.19/22.00


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Zihinsel Engelli (Felsefe) Felsefe 02.04.2020
Televizyonlar ve Toplumsal Gelişmeler Felsefe 01.03.2020
PİŞMANLIK Felsefe 31.12.2019
Karma yasası Felsefe 09.12.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (5) Felsefe 04.12.2019