EŞCİNSELLİĞİN ONUR YÜRÜYÜŞÜ İMİŞ

İnsanlık şunu iyice anlamalı: Eşcinsellik özgürlük değil bilimsel açıdan şizofrenidir yani düşünce bozukluğudur yani ısrarlı mantıksızlıktır, sözcük açısından ise serbestliktir; eşcinselliğin nedeni de hormon falan değil benim Mia geni dediğim Maoa geni'dir; ve çağımızda eşcinsellik ajanlık türüdür yani beyinyıkama(beyin yıkama) yani kasıtlı yanlış yönlendirme yani kasıtlı eğitim türüdür yani eşcinselliği desteklemenin arkasında özellikle Müslüman toplumları yıkma ajanlığı çalışması vardır, zaten Batıda her halt serbest.

 

Eşcinselliğin nedeni hormon değildir çünkü nedeni hormon olsaydı herkesin eşcinsel olması gerekirdi çünkü erkeklik homonu da, dişilik hormonu da her insanda var; dişilik hormonu yüksekliği eşcinselliğe neden olsaydı dişilik homonunun en yüksek olduğu bayanlarda eşcinselliğin yaygın olması gerekirdi, erkeklik hormonu eşcinselliğe neden olsaydı erkeklik hormonu en yüksek tüm baylarda eşcinselliğin yaygın olması gerekirdi. Eşcinselliğin asıl tehlikesi eşcinselliğin çağımızda birajanlık(bir ajanlık) kapsamı içinde olmasıdır yani tüm toplumları eşcinsel yapmak çalışması içinde olmasıdır, örnek ki Afrika'daki bir kabilede 8-10 yaşlarındaki erkek çocuklar eşcinsel yapılmaları için kabilenin yetişkin erkeklerinin yanlarına örnek ki birkaç hafta ya da birkaç ay bıraıkılırlar çünkü o kabilede erkek eşcinselliği kutsal, onur, gurur sayılmaktadır ki bunu kabiledeki bayan kıtlığı yüzünden bayan bulmakta zorlanan bayların uydurdukları açıktır; yani ajanlık ile toplumlar eşcinsel duruma getirilebilirler, örnek ki Türkiye'ye bakın, 50 yıl önce kaç eşcinsel vardı, şimdi kaç eşcinsel var yani eşcinsellik de tıpkı bikini, mayo, moda, pirsing, dövme, sigara, içki gibi ajanlık çalışması kapsamı içindedir çağımızda yani çağımızda akıldışı, ahlakdışı hiçbirşey masum, kendi halinde değildir artık. Eşcinselliğin arkasında siyasi ajanlık yanında bir de Aids'e karşı ilaçlar satmak isteyen şirketlerin ya da devletlerin olabileceği de açıktır yani ne kadar çok hasta, o kadar çok para yani çağımızda eşcinselliğin siyasi ajanlık ve özellikle Müslüman toplumları yıkmak ajanlığı dışında bir de böyle ekonomisel ajanlığa alet olması durumu vardır yani bir taşla en az üç kuş.

 

Eşcinsellik hastalık türü olduğundan eşcinselliği savunmak örnek ki kanseri savunmak gibidir. Eşcinselliği doğru olarak görmek de örnek ki sigara içip kanser olmak istemeyi doğru tercih olarak görmektir. Genelde tercihi hak, haklılık, doğruluk, özgüürlük olarak görmek yanlıştır çünkü örnek ki sigara, içki, uyuşturucu, terörcülük de tercihtir yani birşeyin tercih olması o şeyi doğru, haklı, masum, hak, özgürlük, sorunsuzluk, akıla uygunluk, mantıklı, sağlıklı, medeni, demokrasi, medeniyet yapmaz; insanlar burunlarına pipet sokup da çorbalarını, çaylarını, kahvelerini, süütlerini, içkilerini içebilirler ancak bu durum eğlence amaçlı ise gülünç olur, kalıcı tercih ise akıl-ruh sağlıksızlığı olur, yine örnek ki insanlar evlerinde, sokaklarda eller üzerinde yürüyebilirler, işlerine eller üzerinde yürüyüp gidip gelebilirler ancak bu durum eğlence amaçlı ise gülünç olur, tercih ise akıl-ruh sağlıksızlığı sorunu olur. Yani birşeyin tercih olması o şeyi doğru da yapmaz, masum da, hak da, özgürlük de, insanilik de.

 

Eşcinselliği yaymak için eşcinsel yazarları, şairleri, sanatçıları, ünlüleri örnek göstermekteler. Anlamadıkları ya da anlaşılmasını istemedikleri şey şu: Hastalıklar iş yapmayı, başarılı olmayı önlemezler örnek ki insanlar hem şizofreni olup hem de satranç dahisi olabilirler, bu durum şizofreniyi haklı, doğru, iyi, savunulması gereken, olması gereken birşey yapmaz yani eşcinselliği savunmak ile mantık yani bilim asla yanyana(yan yana) gelemez.

 

Eşcinselliğin doğruyu tercih değil mantıksızlığı tercih olduğunun somut birörneği(bir örneği) de eşcinsellerin 'Onur yürüyüşü' dedikleri şeydir. Belli ki 'onur' sözcüğünün bile anlamının bilinmediği hayali birdünya(bir dünya) da yaşıyorlar. Yani insan ilkokul sözlüğü olsun birsözlüğü(bir sözlüğü) açar bakar 'Onur nedir?' diye, ve internette de sözlükler var. Türk dil kurumu internet sözlüğü diyor ki 'Onur=Şeref'; 'Şeref=Toplumca benimsenmiş iyi şöhret''; 'İyi=Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren, sağlıklı'. Yani insan 'Onur=Şeref=İyi=Uğurlu=Hayırlı=İyilik getiren=Sağlıklı' eşitliğini bile yazsa, bu eşitliğe bile baksa eşcinsellik ile onurun hem ilgisiz(alakasız) hem de zıt(karşıt) şeyler olduğunu anlar yani bu eşitliğe eşcinselliği yazamayacağını, bu eşitliğe eşcinselliğin yazılamayacağını anlar, eğer mantıklı ise. Bu durum işin nicel yanı.

 

Şimdi onur sözcüğünün nitel iki yanına bakalım. Birinci nitel yan şu: 'Onur' sözcüğü önce 'onmak'tan, sonra da 'onay'dan gelir; yani onur sözcüğü akıl ve ahlak içindeki doğru toplumca onaylanmış doğru şeyler demektir yani örnek ki Nazi toplumunun onayladığı akıldışı, ahlakdışı şeyler onur kapsamına girmez yani önce toplumun akıl ve ahlak olarak doğruluk içinde olması gerekir yani örnek ki hırsızlıkla geçinen birtopluma(bir topluma) gidip 'Hırsızlık onurlu biriş(bir iş) midir?' diye sorsanız kuşkusuz ki 'Onurlu biriş' der; sigara bağımlısı bir topluma sorsanız 'Sigara zararlı mı?' diye, kuşkusuz ki 'Zararlı değil, yararlı' der. Yani bu durumda eşcinsellik ile onur sözcüğü dil bilimi açısından da yanyana getirilemez.

 

Şimdi işin ikinci nitel yanına bakalım. 'Şeref' sözcüğü bence 'şer' sözcüğünden gelir ancak 'ef' eki 'şer'i olumsuzlar, dışlar çünkü büyük olasılıkla 'şeref'teki 'ef' eki 'def' etmekteki 'ef' ekidir yani bu durumda 'Şeref=Şerliği yani kötülüğü yani yanlışlığı def edilmiş, şerlikten(kötülükten, yanlıştan) arındırılmışlık' demek olur. Yani bu durumda da yani dil bilimi açısından da eşcinsellik ile onur sözcüğü yanyana gelemez.

 

Bireyler için onur sayılan ya da olan birşey toplum ya da insanlık ya da bilim için onur olmayabilir, örnek ki uyuşturucu bağımlısı birtoplumda(bir toplumda) uyuşturucu kullanmak onur sayılabilir ki Türkiye'de de birzamanlar(bir zamanlar) sigara içmek, içki içmek ve özellikle rakı içmek erkeklik, delikanlılık, yiğitlik sayılıyordu, sanılıyordu yani sanmak ayrı, gerçekler ayrı.

 

İşin bir de düşünsel yanı var yani Mutlulukçuluk' yaklaşımı yani 'Nasıl mutlu oluyorsan öyle ol, seni ne mutlu ediyorsa onu yap' mantığı, daha doğru mantıksızlığı çünkü bu yaklaşım temel olarak felsefeyi yani bilimi yani mantığı yani beyini değil duyuları temel ve ölçüt alır yani sanıları, yanılsamaları, varsayımları yani bu mantıksızlığa göre örnek ki yeşil renk yalnızca yeşil renktir, sarı ile mavi karışımı değildir çünkü yeşili seviyor ancak sarıyı ya da maviyi sevmiyor olabilirsin yani 'Duyuların ne diyorsa doğrular, gerçekler, iyiler, güzel öyledir' mantıksızlığı yani böylesine mantıksızlık, tutarsızlık, keyfiliktir mutlulukçuluk, hazcılık, zevkçilik, duyuculuk. Yani bu durumda; başkalarının yanında burun karıştırmaktan, başkalarının yanında yellenmekten de kaçınılmaz, başkalarının yanında da bunları yapmaktan mutlu olunuyorsa; falan siyasetçi hoşuna gidiyorsa onun örnek ki faşist ya da zampara ya da zinacı olması önemli olmaz yani mutlulukçuluk deliliğin kardeşidir ki çağımızda toplumsal ajanlığın temeli de zaten toplumları mutluluğa, hazza, zevke yönlendirmektir çünkü nefse alıştırılmış toplumlar akıldan, mantıktan uzaklaşmış toplumlardır, ve akıldan, mantıktan uzaklaştırılmış toplumlara da herşey yaptırılabilir çünkü nefs önce akılı yok eder, sonra da ahlakı yani çağımızın temel ajanlığı 'Toplumları nefse alıştır'dır ki bu nedenle televizyonlar yemek yayınıları(yayınınları), magazinler, saçsamasapan yarışmalar, eğlence yayınıları, ülkeler de pılajlar(plajlar), sıpor(spor) türleri, güzellik yarışması, masaj salonuları, barlar, pavyonlar, moda gibi şeyler ile dolmaktadır.

 

İşin bir de toplumsal yanı var yani 'Sana ne, bana ne, kime ne, kimseyi ilgilendirmez' yaklaşımı yani ki bu mantık da pısikopatlık(psikopatlık), sosyopatlık mantığıdır ki cehalet ve nefs içindeki kişilerde ve toplumlarda yaygındır.

 

Yani önce şunu anlamak gerekir artık: 1- Eşcinsellik ajanlık çalışmasıdır., 2- Onur sözcüğüne akıl ve ahlak dahildir, akıldışı-ahlakdışı şeyler dahil değildir. Yani görülmekte ki eşcinsellik ajanlığı toplumların önce mantıkları ile oynamaya çalışmaktadır çünkü bedenin, binanın iskeleti ne ise mantık da beyinin, ruhun, kişiliğin iskeletidir. Yani eşcinsellik ajanlığı binbir dildöküp(dil döküp) insanları ve toplumları kandırmaya çalışacaktır.

 

Yani eşcinselliğe izin vermiş, eşcinselliği yasaklamamış ülke eşcinsellik ajanlığının ağına düüşmüş ve eğitiminin ve toplumunun dibine dinamit koymuş demektir; eşcinselliğe izin vermiş, eşcinselliği yasaklamamış dini inançlı toplum da dinsizliğe kendi sonuna imza atmış demektir.

 

Yani çağımızda mantıklılık, tutarlılık, akıl-ruh sağlığı ölçütülerinden(ölçütlerinden) biri de eşcinselliğe tavırdır, biri de sigaraya-içkiye tavırdır, biri de astrolojiye tavırdır, biri de pılajlara tavıırdır, biri de modaya tavırdır, biri de siyasete tavırdır, biri de özel sektöre tavırdır yani özetle, kısaca akıldışılığa ve ahlakdışılığa tavır ile ilgilidir. Ancak bakıyoruz ki Türkiye bunlara karşı savaşmak yerine bunlarla içiçe bunlarla kolkola; cehalet, nefs ve oy kayıgısı içindeki siyasetçiler yüzünden.

 

Yani doğru yol ne Batı ne Doğu ne Osmanlı ne şu an ki hal; tek doğru yol Felsefe-Bilim-Din hadisileri. Batıya gitsen ahlaksızlığı öğretirler, Doğuya gitsen asmayı kesmeyi öğretirler, Osmanlı hanedanlığı öz bebek kardeşleri, öz çocuk kardeşleri, öz anneleri, öz babaları, öz çocuk torunları bile öldürtmeye izin veren ve çocuk yaştaki kızlardan harem kurmaya izin veren birdünya(bir dünya, şimdi hal ise biryanda camiler, biryanda okullar, biryanda pılajlar, biryanda genelevler, biryanda barlar-pavyonlar-sıtriptiz/striptiz kulübüleri-sexshoplar, biryanda zina serbestliği, biryanda eşcinsel evlilik serbestliği. Yani eşcinsellikte mantık yok da, görüldüğü gibi ülkemizde de mantık yok ne yazıkki(ne yazık ki). Felsefe, bilim, ve Din hadisileri ile değil de siyaset ve özel sektörle yönetilen ülke de ancak böyle olur çünkü hangi siyasetçi 'Ben bilge olacağım' diyor, hangi kapitalist 'Ben bilge olacağım' diyor. Siyaset bozacı, özel sektör şıracı.

 

Onurlu olmak için önce 'onur' kavramına uyacaksın, onur kavramının anlamını bileceksin. Durum; komünistlerin, dinsizlerin polisle, askerle çatışmalarında öldürülen komünistler, dinsizler için 'Şehidler ölmez' demelerine benziyor.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 6.7.19/