AŞI DÜŞMANLIĞI AŞI DÜŞMANLARININ KIZILDENİZ'İ OLACAK SAVIM

Kızıldeniz yani Mose'nin(Musa'nın) düşmanı olan firavunun ordusunu yutan Kızıldeniz.

Aşı olmamak özgürlük değil deliliktir; hele ki bebeklere, çocuklara zorunlu aşıları yaptırmamak zırdeliliktir çünkü özgürlük demek bilime göre doğru şeylerin yapılması demektir ve aşı da bilimdir ancak zaten 'Önce ilim(bilim)' diyen Atatürk düşmanlığından akıllı, bilimsel, mantıklı olmayı beklemek de boşunadır.

Chp'li doktor milletvekili Servet Ünsal diyor ki 'Hastalıklardan korunmak için başvurulan güvenli ve etkili bir yöntem olan aşıya karşı tereddütler, tehdit unsuru haline geldi. Chp Ankara milletvekili Servet Ünsal konu hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı. Chp'li vekil, 'Türkiye de giderek yükselen aşı karşıtlığı var. Grip aşısında alüminyum olduğu ve bunun Alzheimer'a neden olduğu iddia ediliyor. Bu aşının içinde alüminyum yok. Aşılardaki cıvanın da çocuklarda otizme yol açtığı öne sürülüyor. Aşıdaki zararlı olmayan etil cıvadır. Otizmle de ilgisi yoktur'. Dr Ünsal '2003'te aşıyı reddeden aile sayısı 189 iken bu sayı 2016 yılında 12 bine, 2017'de de 23 bine yükseldi. Eğer bu sayı 50 bini geçerse yılda 10 bin çocuğumuzun ölecek, bu tehlikeyi gözardı edemeyiz' dedi.

Aşı düşmanlığı adlı cehalet gerçekte Müslümanlara özelde Yehova şahitliği'nin, genelde ise Siyonizımın(Siyonizmin) zekice bir tuzağıdır. Bilenler bilir ki Yehova şahidleri ameliyat bile olmazlar, kan nakili(nakli) bile yaptırmazlar kendilerine; gerçekte ise bu hal genelde Yahudi olmayanları, özelde ise Müslümanları yok etmek için düzenlenmiş bir tuzaktır. Ülkemiz açısından daha özel hal ise Atatürk, demokrasi, laiklik düşmanılarının(düşmanlarının) Müslümanları bile yok etmek pahasına da olsa Türkiye'yi yok etmek etkinliklerinin bir parçasıdır.

Yani aşı düşmanlığı genelde Yahudi olmayan dünyaya, özelde ise Müslüman dünyaya, daha özelde ise Türkiye'ye atılmış, görünmez, sinsi bir atom bombası gibidir.

Aşı düşmanlığı bu tuzağı yaratanlar açısından zekice bir hile iken, bu tuzağa düşmek açısından ise zeka ya da akıl geriliğidir.

Dini tanımlayan Din hadisileri der ki 'Din ilimdir(bilimdir), ilim(bilim) yoksa din de olmaz, ilim(bilim) dinde de olsa gidip öğrenin'. Aşı ise bilimin ürünüdür, bilimdir; aşının zorunluluğu tartışılamaz bile.

Aşı düşmanlığı Türkiye, Atatürk, demokrasi, laiklik, evrim düşmanıları(düşmanları) açısından gerçekte 'Avagiderkenavolmak(Ava giderken av olmak) hali yaratacaktır çünkü Atatürkçüler ve evrimciler aşılarını olacaklar, aşıları çocuklarına yaptıracaklar ve hayatta kalıp varlıklarını çoğalarak sürdürecekler ancak Türkiye'yi yok etmek isteyen Atatürk düşmanıları açı olmadıkları ve çocuklarını aşılatmadıkları için gelecek soylarına kadar yok olacaklardır yani aşı düşmanlığı ava gidenleri avlayacak, Firavun'un ordusunun üzerine kapanıp Firavun'un ordusunu yok eden Kızıldeniz gibi aşı düşmanlarını, Atatürk düşmanlarını, demokrasi düşmanlarını, laiklik düşmanlarını yok edecektir; yani kendi düşmanlıklarının kurbanları olacaklardır, ve bunun acısını da ne yazık ki bebekleri, çocukları da çekecektir.

Gerçekte ise bebeklere ve çocuklara zorunlu aşıları zorunlu olmaktan çıkarıp annenin, bananın keyifine bağlamak Siyonizıma hizmettir. Böylece bu kararı alanların da kimlere hizmet ettikleri anlaşılmış olur çünkü 21. yüzyıl gibi bilim, teknoloji, üniversite dolu bir çağda aşıyı keyife bağlamak 'Dünya düze ve dönmüyor' demek ile eş anlamlı bir durumdadır.

Yani Atatürkçülüğün, demokrasinin, laikliğin, bilimselliğin kötülüğüne olarak düşünülmüş olan aşı düşmanlığı gerçekte Atatürkçülüğün, demokrasinin, laikliğin, bilimselliğin hayrına, bunların düşmanlarının ise zararına yol açacaktır.

Yani insanın vicdanı elvermese(el vermese) 'Bırakın bu bilim, akıl, mantık, Atatürk, demokrasi, laiklik düşmanları aşı olmasınlar, gebersinler, soyları tükensin' diyesi geliyor. Bunlara iyilik de yaranamaz öylesine kötü bir ruha sahipler oysa Muhammed de 'İlim(Bilim) Çin'de de olsa gidip öğrenin' diyor.

İslam dünyası zaten genelde, dini tanımlayan Din hadisileri'ne, özelde ise bilime sırtçevirdiği için geri durumda.

Bence; aşı düşmanlığı vatana ihanet suçu sayılmalıdır, ve bu kararı çıkaranlar vatana ihanet suçundan ceza almalıdır çünkü millet olmazsa vatanın da anlamı olmaz; ve Türk milleti'ni yok etmeye çalışmak da, Türk milleti'nin yok olmasına neden olacak şeyler yapmak da vatana ihanet suçudur ki termik santrallere(santrallara) filtre takılmayıp halkın sağlığının tehlikeye atılması da, sağlığa zararlı gıdalar üretmek-satmak da bu nedenle vatana ihanet suçunun işlenmesidir. Millet olmazsa ya da millet hasta, özürlü(sakat) olursa vatanı kim savunacak?


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 30.11.19/22.00