AKP AYNASININ ÜÇ YÜZÜ SAVIM

Açık ki Akp dünyası; medyasından ve yandaşlarından da görüldüğü üzere hakaret, küfür, saldırganlık, baskı, tehdit, yalan, inkar, çamuratmak(çamur atmak)barbarlık, öfke, esipgürlemek(esip gürlemek), gövde gösterisi, bedensel meydan okumak, azab, gazab dünyası yani kassal bir var oluş dünyası gibi bir dünya durumunda. Osmanlıcı bir dünyadan başka şey beklenilemez zaten.

Bir bağı tanımak için tüm üzümlerini yemek mantıksızlık olur.

Bir kitleyi tanımak için de kalburüstü(kalbur üstü) kişilerini tanımak yeter.

Olmayacağım iki şeyden birincisi Akp'li olmak, ikincisi de Chp'li olmak; çünkü biri barbarlık kültürü, biri de ahlaka aykırılık savunumu sergilemekte; temel olarak örnek ki Akp öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını bile öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı hanedanlığı'nı baştaçı etmekte; temel olarak Chp ise zinanın suç olmasından, eşcinselliğin yasaklanmasından, kamusal alanlarda ahlaka aykırı giyimle bulunmanın yasaklanmasından, bikinili-mayolu turizımın(turizmin) yasaklanmasından yana değil.

Benim için ise ilk koşul; Muhammed'in ve Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim/İlim ve ahlak'tır. Yani bu ikisinin dışlandığı şeyleri ben savunamam da, istemem de. Bunlar da benim Kırmızı çizgi'lerim.

Mete Yarar, Şamil Tayyar.

Pehlivanı andıran iki kişi...

Biri askeri uzman imiş, biri de milletvekili.

Şamil Tayyar 'Kamer Genç'i yere çakasım geliyor' demiş biri. Yani onu pehlivana benzetmem pek de abartı değil gibi.

Mete Yarar; askerlik dışında mantıklı ve tutarlı olmayı pek içerememiş bir kişi ki Barış Yarkadaş ile tartışmasındaki 'Chp'lisiniz ve başkasının siyasi kimliğini reddediyorsunuz, bravo.' sözü bunu göstermekte çünkü farkında değil ki başkalarının siyasi kimliklerini red eden asıl siyasi parti, yandaşı da olduğu Akp'dir, ve Mete Yarar'ın, bu mantığına göre örnek ki Hdp'yi de siyasi kimlik olarak kabul etmesi gerekiyor. Yani açık ki askerlik dışındaki konularda mantık olarak pek başarılı olamayan bir kişi. Yani demokrasiyi, laikliği ve bilimselliği mağdur eden Akp'ye tepki gösterenleri değil de demokrasiyi, laikliği ve bilimselliği mağdur eden Akp'yi mağdur göstermeye çalışan tuhaf bir mantık içinde gibi. Demek ki askeri konularda uzmanlık her konuda mantıklılığı ya da bilimselliği sağlamıyor. Moda kokan at kuyruğu saçının nedeni sorulsa büyük olasılıkla Orta Asya'yı örnek ki Mete, Cengiz han, Atilla çağlarını gösterir çünkü Kurtuluş savaşı'ndan bu yana Türk ordusu uzun saç, hele ki at kuyruklu saç içermeyen bir ordu. Uzman kişinin tarafsız olması gerekir, hele ki siyasi yan tutmaktan özenle kaçınması gerekir yoksa uzman değil 'Çok bilgili kişi' olur, ve siyaset cehalet ve nefstir yani uzmanlığa aykırıdır. Bilimsel biri olmadığı sözlerinin mantıklı ve tutarlı olmamasından belli olmasına karşın uzman olarak tanımlanan Mete Yarar; Barış Yarkadaş'a 'Terbiyesiz' dedi ancak bir de 'Dönem insanları deşifre etme dönemi' dedi; yani insanları deşifre etmenin nesi, neresi terbiyeye ve uzmanlığa uygun ise. Öyle ise Mete Yarar uzman ise yani tarafsız ve güvenilir kimse ise bir de Akp hakkındaki savları deşifre etmeli değil mi?

İkisi de Akp döneminde ve Akp ile tanınmış kişi.

Barış Yarkadaş; nazik, kibar, efendi, medeni, sakin, kültürel bir adam.

Habertürk adlı Tv kanalında ikisi de gazeteci Barış Yarkadaş'a hiç eğitim almamış insanlar gibi hakaret ettiler. Barış Yarkadaş medeni, insani, bilimsel, demokrasici ve mantıklı biri.

Cnn Türk adlı Tv kanalında ise Şamil Tayyar yine gazeteci Barış Yarkadaş'a 'Fetö ağzıyla, Pkk ağzıyla konuşuyorsunuz. Operasyonu yaptığımız süreçte burada, soytarı mazlum sıfatıyla konuşamazsınız. Böyle ahlaksızlık olur mu ya. Soytarılık yapma. Ahlaksız. Sen Türkiye Cumhuriyeti devleti Pkk'yle masaya oturdu diyemezsin. Ben sana bunu dedirtmem. Ben bu stüdyoda bir Pkk'li ağzıyla konuşmaya tahammül edemem. Eğer öyle konuşacaksa kusura bakmayın ben bunu söker atarım.' dedi. Yani demek ki bunların hoşuna gitmeyen şeyler hep Fetö ağızı(ağzı), Pkk ağızı olmakta gibi görünmekte; sanki 'Ne istediniz de vermedik?' ve 'Çözüm süreci' Akp'nin değil de Chp'nin işleri imiş gibi. Peki Pkk'nin, Pyd'nin hamisi Abd ile ateşkes ne? Şamil Tayyar gazeteci ancak anlayamadığı konuşu şu: 'Türkiye cumhuriyeti devleti Pkk'yle masaya oturdu' demiyorlar zaten, Akp iktidarına 'Siz oturdunuz' diye suçlama ya da eleştiri getiriyorlar, yani Akp'yi devlet saymak, devleti Akp saymak zaten büyük bir mantıksızlık yani ikisi de 'uzmanlık' anlayışına uzak kişiler açıkki(açık ki).

Belli ki Akp dünyası Osmanlı kültürü gereği 'Düşünme, biat et' kültürü.

Akp yandaşı Beyaz Tv: 'Mete Yarar Barış Yarkadaş'ı rezil etti' diye başlık attı.

Yani Beyaz Tv'ye yani Akp'ci kafaya göre; birilerine hakaret etmek rezil etmek yani başarı, hüner imiş. Yani Beyaz Tv'ye göre; hakaret edenler, saldırganlık edenler, barbarlık edenler değil de hakarete, saldırganlığa, barbarlığa uğrayanlar rezil oluyor; zaten öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evlatlarını bile öldürtmekten çekinmeyen, ve ekonomisi başka ülkeleri işgal etmeye ve savaşa dayalı Osmanlı hanedanlığı'nı baştaçı etmek başarı ya da halt diye başka şey yapamaz.

Akp'li Türkiye'nin ve Akp dünyasının nasıl bir durumda olduğu buradan da belli zaten.

Yani sanki Akp dünyası; kapısında 'Hakaret edemeyenler giremez' yazan 'Hakaret sevenler kulübü' gibi biryer gibi.

Bir de tuhaf ki bunların hakaret etmeleri suç olmuyor da bunlara hakaret etmek suç oluyor gibi.

Hakaret etmek başarı ise, rezil etmek ise herkes hakaret etmeli öyle ise değil mi? Sonra da Akp döneminde; Atatürk'e hakaret, Lozan anlaşması'na hakaret, Kurtuluş savaşı'na hakaret başta olmak üzere hakaret kültürünün; kadın cinayeti denilen suçlar ve telefon dolandırıcılığı denilen suçlar başta olmak üzere her türlü suçu neden altın çağlarını yaşamakta olduğuna da şaşırmamak gerekir, kuşkusuz ki zulüme karışmış cehalet ve nefs için hakaret vazgeçilmez bir sığınaktır.

Yani demek ki Akp aynasına göre hayat, tarih, demokrasi hakaret ve barbarlık yarışı demek oluyor. Bu durumda Akp aynasının muhaliflere hakaretle ruhsal geçim yapmasını da anlamak gerekir. Bebekler 'Agu agu' ile konuşmaya başlarlar ancak sanki Akp hakaretlerle konuşmaya başlıyor gibi bir görüntü var ortada.

Açık ki Akp'yi savunmak ya cehaletten ya nefsten yani felsefeye, bilime ve dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dine aykırı şeylerden.

Bu iki kişiden bile Türkiye'de demokrasiyi, kardeşliği ve huzuru kimlerin bozduğu ortada.

Kuşkusuz ki en doğru deşifre arşivler açıldığında tarihin deşifre etmesidir.

Ve kuşkusuz ki barbarlık yalnızca hakaret değil unutkanlık da gerektirir.

Yani Akp süt olsaydı ne kadarı beyaz olurdu acaba?

Umarım Akp '1. uluslararası hakaret ve küfür yarışması' diye birşey başlatmaz.

Bilim ve ahlak insanı Akp'li olmaktan da, Chp'li olmaktan da, siyasetten de, özel sektörden de, modadan da, turizımdan da, ünlülerden de, televizyon reklamlarından(tanıtımlarından) da, televizyon yarışmasılarından(yarışmalarından) da, bilgisayar oyunularından(oyunlarından) da korusun.

Anlaşılıyor ki Akp dünyası yalnızca laiklikten değil; dini tanımlayan Din hadisileri'nden de oldukça uzak, yoksun; akılı bağla, sanıları serbest bırak bir dünya.

Evet, Akp aynasının üç yüzü: Hakaret, mantıksızlık ve hakarete övgü.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 22.10.19/01.52