DİYANET'İN CEP TELEFONU KARŞITI TUHAF VİDEOSU

İnternet düşmanlığı yaratmak akıldışı, bilimdışı, yanlış, kötü ve zararlı birşeydir; ve ancak cehalete ve kötülüğe hizmet eder. İnternette sonsuz denilecek kadar yararlı bilgi sunumu var, ve daha da artacak; ve herkes duygularını ve düşüncelerini internet ile kolayca açıklayabilmektedir. Yani internet düşmanlığı cehalet ve gericiliktir; dünyadan soyutlanmış bir insan türü ve toplum türü yaratmak eğilimidir.

Diyanet 'Telefonun değil eşinin yüzüne bak' sözlü bir video yayınlamış.

Videoda, tepeden tırnağa 'tesettür' diye örtülü, yalnızca yüzü ve elleri açık bir genç yetişkin insan dişisi, kocasına robot ya da köle gibi bir hal ile, elinde tepsi ile önce çay, sonra kek getiriyor, ve kocasına hiçbirşey söylemeden çayı ve keki kocasının yanındaki sehpanın üzerine bırakıyor; kocası ile elindeki ceptelefonu(cep telefonu) ile ilgileniyor yalnızca, karısının yüzüne bile bakmıyor. Adam ceptelefonunda ne yapıyor; kuşkusuz ki internet yapıyor.

Kadın elinde tepsi ile robot ya da köle gibi bir görünümle, yürüme biçimi ile kocasının yanına gidip geliyor, önce çay, sonra kek vermek için, keki kocasının yanındaki sehpaya bıraktıktan sonra da ikinci koltuğu oturuyor.

Burada ilk önemli olan şey; kadının kocasının yanına gidip gelirken ki robotsu, kölemsi hali. İkinci tuhaf şey de kadın çayı da, keki de tepsi ile getirmesine karşın çayı da, keki de birlikte getirmiyor. Koca tepside çay ve kek teker teker geliyor. Kadın çayı da, keki de kocasının yanındaki sehpaya bırakırken kocasının yüzüne bakıyor ancak kocası onun yüzüne hiç bakmıyor, hep ceptelefonuna bakıyor. Üçüncü tuhaf şey de; kadın kocasına çay getirdiğinde de, kek getirdiğinde de kocasına hiçbirşey demiyor, kocasının yüzüne bakıyor yalnızca; kocası da ona 'Sağol, teşekkür ederim' gibi birşey de demiyor. Yani açık ki o çiftin ceptelefonundan önce başka soyut sorunları var çünkü ceptelefonu bunları söylemeye engel değil.

Diyanet'in iş yapmaya çalışırken yanlış yaptığı bu video Türkiye'deki Müslüman kesimde ya da İslamcı kesimde ya da Diyanet'in ya da Akp'nin oluşturmaya çalıştığı aile yapısında ya da İslami kesim türünde, karıya bir 'Sağol, teşekkür' bile içermeyen bir aile yapısı olduğunu sunuyor ki bu durum kocanın ceptelefonu ile ilgilenip, karısı ile hiç ilgilenmemesinden daha vahim bir durumdur yani insan ceptelefonundan başını kaldırmasa da bir 'Sağol, teşekkür ederim' der. Ve video Türk toplumunda ya da Müslüman toplumda kadının erkeğin kölesi imiş gibi bir görünüm sunmakta çünkü kadının yürüyüşü, duruşu bile robot gibi, köle gibi.

Yani ne kadın 'Buyur', 'Çay iç', 'Kek getirdim' diye birşeyler söylüyor; ne de adam 'Sağol, teşekkür ederim' diye birşeyler söylüyor; sonra koca karısının yanına oturuyor, karıkoca birbirlerinin yüzlerine bakıp, mutluluk içinde çaylarını içip keklerin yiyorlar yani ; ve bu kişiler sözümona Müslümanları, Müslüman aileyi, Türkiye'yi temsil ediyor. Yani açık ki videodaki ailede ceptelefonu bağımlılığından önce ve daha önemli insani ve kültürel sorunlar var.

Koca konuşmuyor da kadın neden hiç 'Çay getirdim, kek getirdim' diye konuşmuyor? Bu durum Türkiye'de ve İslam dünyasında yetişkin insan dişisinin yetişkin erkek türü karşısında konuşma hakkının olmadığı duygusu ya da sanısı ya da görünümü sunuyor.

Dikkat edilirse evde televizyon bile yok ki açık değil. Kitaplıkta birkaç dergi dışında bir kitap bile yok.

Videoda 'Sanal mutlulukları geride bırak. Önemli olan, gerçek hayatta mutlu olmak' diyor. Peki ey Diyanet; Öteki dünya dediğin dünya gerçekte hayatta var mı; ve önemli olan, gerçek hayatta mutlu olmak ise, 2020 Tl ile asgari ücret ile, ve insanlıkdışı siyaset ile insanlıkdışı özel sektörün avuçundaki(avucundaki insanlar; ve içi lav, kor, ateş dolu dünya üzerinde, içleri bağırsak-bok-pis-iğrenç-tiksinç-mide bulandırıcı şeylerle dolu olan insanlar gerçek hayatta nasıl mutlu olacaklar; bir de bunu açıklasan ya da bir de buna tepki göstersen? Ve; kitap okumayan; felsefe ile, bilim ile ilgisi olmayan; cehalet ve nefs içindeki eşle mutlu olmak cehalet ve nefstir oysa cehalet ve nefs dine aykırıdır. Ve önemli olan şey mutlu olmak değil anlamlı olmaktır çünkü mutluluk cehaletten ve nefsten kaynaklanır yani mutlu olmak mutlaklaştırılamaz ve abartılamaz örnek ki Hitler de yenilinceye kadar çok mutlu idi.

Ve sanal hayat gerçek hayat denilen hayattan üstündür çünkü zaten dünya, hayat yalandır, sanıdır; hiçdeğilse sanal hayat da insan hayatının efendisidir oysa gerçek hayat denilen hayatta insan hayatın kölesidir; insan gerçek hayat denilen hayatta öğrenmediği ve öğrenemeyeceği şeyler internetten öğrenebilir yani cehalet ve nefs içindeki inanlarla mutlu olmaktansa internette birşeyler öğrenmek ve öğretmek için gezinmek iyidir. Ve sanal hayat, gerçek hayat denilen hayattan nitelik olarak da üstündür çünkü gerçek hayat denilen hayat nicelik ve beden üzerine kurulu iken sanal hayat denilen internet nitelik ve beyin üzerine kuruludur yani gerçek denilen hayat beyini çok geliştirmezken sanal denilen internet beyini ve ruhu çok geliştirebilir.

Ve insan yüzde değil beyinde, ruhtadır; ve beyinin, ruhun içi bakmakla görülemez. Yani insanlar kendilerini ve dünyalarını duyu organları üzerine değil beyin, ruh, felsefe, bilim, akıl, mantık, düşünce üzerine kurmalıdırlar. Peki bu ülkede kaç Müslüman aile felsefe, bilim ve kitap ile ilgilenmektedir? Laylaylom sohbetler ancak zaman yitimidir(kaybıdır).

Yani sanki eşler birbirlerinin yüzüne bakıp ta kitap okuyacaklar; Diyanet'i eleştirecekler, Akp'yi eleştirecekler!

Yani eşler birbirlerinin yüzlerine baksalar da, bakmasalar da alimlik, alimelik açısından değişen, gelişen, ilerleyen birşey olmayacak.

Diyanet 'Eşinin yüzüne bak' diyeceğine 'Kitap oku, internette, bilgi öğreten, doğru yerlere, yararlı yerlere gir' demeliydi çünkü internettekiler de insan; yani internettekiler de uzaylı ya da robot ya da zombi değil.

Anlamsız bir çiçeğe bakmaktansa anlamlı bir harfe bakmak doğrudur.

Amerikan filımlarına(filmlerine) döndü ülke yani 'Yalnızca bak, seyret ancak soru sorma, düşünme'.

Açık ki Diyanet'in bu tuhaf videosu Türkiye'de ve İslam toplumunda yetişkin insan dişisine bakış açısını robot gibi, köle gibi göstermekle, ve internete yanlış bakış açısı getirmekle Türkiye'yi ve İslam toplumun dünya önünde küçük düşürmüş olabilir.

Diyanet önce; dini tanımlayan Din hadisileri'ni öğrenmeli ve sonra topluma ve dünyaya din öğretmeye başlamalıdır. Ve, Diyanet şunu da bilmeli ki din siyasete karşıdır çünkü siyaset cehalet, barbarlık, yalan, hile ve nefstir yani Diyanet iktidar olsun, muhalefet olsun, siyasi partilerden uzak durmalıdır, hele ki siyasetçilerle cami hiç açmamalıdır.

Ve unutmamalı ki internette Diyanet'in de sitesi var.

Diyanet'in bu videosu açık ki gerici bir siyaseti, ve cehalet içinde bir çevreyi tatmini içermektedir.

Ve unutulan birşey de şu: Beyin ve ruh sanal çalışır.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 11.11.19/02.58


Başlık Kategori Yayın Tarihi
TÜRKİYE DEĞİL BU Şiir 14.12.2019
YERLİ VE MİLLİ İHANET Felsefe 13.12.2019
ŞIRINGA ÇİKOLATA AJANLIK SAVIM Felsefe 12.12.2019
AKP, MİLLİ EĞİTİM BAKANI DİYANET BAŞKANI SİZ NE ANLARSINIZ DİNDEN? Felsefe 11.12.2019
MÜSLÜMANLARI HADİSLERLE YANILTMAK SAVIM Felsefe 10.12.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Çaresiz kalmışız Şiir 01.12.2019
hayat Şiir 28.11.2019
Devlerin suçu Şiir 30.10.2019
Bu Acı Sana Değil Şiir 26.10.2019
İçte Şiir 24.10.2019