SİGARAYI VE RAKIYI ESKİDEN ERKEKLER İÇERDİ VE ATATÜRK DE ERKEKTİ

Güneş gelirse dünya aydınlanır; karanlık gelirse dünya kararır; Atatürk düşmanlığı da güneş değil karanlıktır. Ve zincirleri de cehalet ve nefs dünyasının siyaset çekici ile kırılmış ve serbest kalmıştır.

Sigara/Tütün ve rakı Türkiye halkı kültüründe çok önemli biryere sahipti birzamanlar(bir zamanlar). Öyle ki şarap ve bira bile içkinden sayılmazdı. Ve dünyanın birçok ülkesinde de durum böyle yani tütünden ve içkinden yana idi. Öyle ki örnek ki Çin kültüründe içki içmenin erkeklik, delikanlılık, yiğitlik olduğu üzerine türkü benzeri şey bile var.

'Bir ataş ver, cigaramı yakayım' ağıt türküsü Türklere aittir, ve askerler ile ilgilidir.

Ancak sigaranın ve içkinin zararları üzerine kesin bilimsel açıklamaların olduğu 21. yüzyılda ve ötesinde sigara, içki içmek artık akıldışılıktır. Yani bilmeyenler bilmediklerinden suçlanamazlar.

Birşey İslamiyet ya da Hıristiyanlık(Hristiyanlık) ya da Yahudilik ya da Budistlik yani bir dini inanç istiyor, istedi diye terk edilmez, bırakılmaz. Örnek ki Müslümanlar istedi diye Hıristiyanlar domuz eti yemeyi bırakamazlar. Ve Hıristiyanların da Müslümanlardan bırakmalarını istedikleri birçok şey de vardır kuşkusuz. Hayatta en doğru yol; Atatürk'ün de, Muhammed'in de dediği gibi ilimdir(bilimdir). Muhammed 'Din ilimdir(bilimdir), ilim(bilim) yoksa din de yoktur' dedi; Atatürk de 'Hayatta en doğru yol gösterici ilimdir(bilimdir)' dedi. Bilim, bilimselliktir; bilimsellik mantıktır; Atatürk düşmanlarına bakalım; neleri, nereleri mantık? Cinlere, perilere, doğaüstü varlıklara inanmak mı bilim yani bilimsellik yani mantık? Yani bilimsel olmayanların din üzerine; kendilerin dinli gösterip konuşmaya hakları yoktur. Herkesin dini inançı(inancı) kendine; din ise herkese çünkü din bilimdir ancak dini inanç bilim değildir, ve bilim de herkes içindir.

Ülkemizde Müslümanlık, Osmanlıcılık ve Akp yandaşlığı diye tanıtmaya çalışan; cehalet ve nefs içinde, zavallı bir oluşum var. Yani onlar İslamiyet diye; dini tanımlayan, 'Din ilimdir(bilimdir), ahlaktır, vicdandır, merhamettir, dürüstlüktür, adilliktir, tarafsızlıktır, nefssizliktir, inzivadır, medeniliktir' koşullarını bile anlatmıyorlar, tanıtmıyorlar, öğretmiyorlar çünkü bunlar işlerine gelmiyor, çıkarlarına ve varlıklarına ters düşüyor.

Dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilmeyenler ya da anlamayanlar dini hiç bilemezler ya da hiç anlayamazlar.

Din hadisleri der ki 'Din ilimdir(bilimdir), ilim(bilim) Çin'de de olsa gidip öğrenin, alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür, dinsiz de olsalar alimlerin yeri Cennet'tir'.

Din evrenseldir ve bilimseldir. Müslüman olmak için, Müslüman olmak gerekirken dinli olmak için Müslüman olmak gerekmez; tıpkı fizikçi, kimyacı, doktor, öğretmen, bilimci, mühendis olmak için Müslüman olmanın gerekmemesi gibi.

İslamiyet inançtır oysa din bilimdir; yani İslamiyet der ki 'İlle de benim dediklerimi yapacaksın, yalnızca benim dediklerime inanacaksın'; oysa din der ki 'Yalnızca bilimin dediklerini yapacaksın, yalnızca bilimin dediklerine inanacaksın'.

Kendilerini Müslüman diye dinli sananlar; Müslüman olmayanları dinsiz sananlar var. Oysa İslamiyet din değil, dini inançtır çünkü din evrenseldir, herkesin kabul edebileceği bilimsel birşeydir oysa dini inançlar yalnızca kendi üyelerinin kabul edebileceği, ve bilimsel olmayan savunulardır. İnsanlar Müslüman değiller diye dinsiz olmazlar; ve insanlar Müslüman diye de dinli olmazlar. Hele ki öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını bile öldürtmüş sultanları baştaçı edenler Müslümanlıktan da, dinden de hiç söz edemezler.

Kuşkusuz ki Atatürk düşmanlığı da, Osmanlıcılık da Türkiye düşmanı küresel bir gücün oyunudur, tuzağıdır; ve akıl-ruh sağlığına da aykırıdır.

Atatürk'ün sigarasına, içkisine takanlar var.

Belli ki dini tanımlayan Din hadisileri'nden nasiplerini alamadıkları gibi akıldan, mantıktan, akıl-ruh sağlığından da nasiplerini alamamışlar.

Eskiden sigara, rakı içmek erkeklik, delikanlılık, adamlık, yiğitlik simgesi idi. Sigara, içki içememek beyinsel, ruhsal zayıflık belirtisi sayılırdı; sigara, tütün, rakı içemeyen yetişkin insan erkeğine 'hanımevladı(hanım evladı)' denilirdi, ve adam yerine, erkek yerine koyulmazlardı.

Öyle ki sigara, içki içemeyenlere kız verilmezdi.

Ve sigara, içki içemeyen erkeklerle kızlar da evlenmek istemezlerdi.

Ve her düğünde mutlaka rakı olmak zorunda idi.

Rakı olmayan düğün, düğünden sayılmazdı, ve konuklara hakaret sayılırdı.

Tütün ve içki içmek başka toplumlarda da erkeklik, delikanlılık, adamlık, yiğitlik ve öyle ki barış, huzur, sevgi, güven, onurluluk sayılırdı. Örnek ki Çin'de de, Kızılderililer'de de böyle idi.

Atatürk'ün sigarasına, rakısına söz söyleyen dangalaklık gitsin de taht sevdası için öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını bile öldüren Osmanlı hanedanlığı'na baksın; zerre kadar dürüstlük, akıl, mantık, onur, gurur, vicdan, insanlık taşıyorsa.

Atatürk düşmanlığı biçimindeki akıl-ruh hastalığı ve ajanlık; zinayı suç olmaktan çıkaranın, ve eşcinsel evliliği bile serbest bırakanın Atatürk değil de, uşaklığını yaptığı Akp olduğunu neden sorun yapmıyor? Atatürk'ün sigarası, içkisi sorun oluyor da neden zinanın ve eşcinselliğin serbest olması sorun olmuyor? Demek ki amaç dürüstlük değil; sorun ya akıl-ruh sorunundan ya da Türkiye'ye karşı ajanlıktan kaynaklanıyor.

Atatürk'ün sigarasına, rakısına laf söylemek akıl-ruh sağlığı eksikliğinden ve kahpelikten başka şey değildir. Bu nedenle; Atatürk düşmanlığı da, Osmanlı hanedanlığı savunmanlığı da tedavisi zorunlu akıl-ruh hastalığı kapsamındadır.

Atatürk'ün sigarasına, içkisine laf edenlerin içlerinde kimler var? Öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını bile öldürtmekten çekinmeyen; karılarından başka bir de cariye adı altında sayısız kapatması olan sultanları baştaçı edenler var; 'Dokuz yaşındaki kız çocuğu evlenebilir' diyenler var; 'Babanın öz kızına şehvetle bakması günah değildir' diyenler var; 'İnsan eti yenilebilir' diyenler var. Bu açıdan bakıldığında Atatürk'ün sigarasının, rakısının bile onlardan mantıklı, vicdanlı, merhametli, dürüst, adil, insani, toplumsal, bilimsel ve medeni olduğu görülür.

Zinanın, eşcinsel evliliğin, sütyen-külot pılajların(plajların)-otellerin-turizımın(turizmin), sex shopların, barların, pavyonların, sıtriptiz(striptiz) kulübülerinin(kulüplerinin) serbestliklerine ses çıkarmayanların Atatürk'ün sigarasına, içkisine laf etmeleri ya deliliktendr ya ajanlıktan.

Atatürk 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyen bir insandır. Muhammed de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' der. Yani Atatürk'e düşman olmak gerçekte Muhammed'in savunduklarına düşman olmaktır. 'Atatürk dinsizdir' diyenlerin kendileri dinsizdir. Atatürk Müslüman olmayabilir ancak asla dinsiz değildi. Ve insanlık Müslüman olmak zorunda değil ancak dinli olmak zorunda çünkü dine karşı çıkmak bilime ve ahlaka yani insanca insanlığa ve insanca dünyaya karşı çıkmaktır.

'Din, iman' diye diye İslam dünyasını geri bıraktırdılar; şimdi de Türkiye'yi yok etmek istiyorlar. Onlar gidip Din hadisileri'ni öğrensinler önce.

Din hadisileri'nden geçemeyen hiçkimse dinli değildir ancak buna olağan yani başkalarına zarar vermeyen gelenekler ve töreler yani iradedışılık ve bilimsel bilgiler öncesi çağlar dahil değildir. Unutulmasın ki içki İslamiyet'in başında yasak değildi; ve Bişri Hafi de evliya olmadan önce şarapçı bir ayyaş idi ancak bebekleri, çocukları öldüren ya da tecavüzcülükten gelmiş bir evliya bulamazsınız.

Atatürk'ü suçlayanlar önce kendilerine ve yandaşı oldukları çevreye; ve tütün, içki, esrar, afyon kullanmış olan sultanlara baksınlar.

Anlaşılıyor ki 21. yüzyıl yalnızca moda, turizım(turizm) sanat, medya, zina, eşcinsellik, çıplaklık gibi adlar altında ahlaksızlığın değil, Atatürk düşmanlığı ve Osmanlıcılık adları altında deliliğin de fışkırma çağıdır.

Atatürk düşmanlarına önerim ki hem Din hadisileri'ni öğrensinler hem de şizofreni konusunda ders alsınlar.

Tek doğru yönetim biçimi ise felsefe, bilim, ve Din hadisileri'nden oluşan yönetim biçimidir; ve bu yönetim biçiminde siyaset de, özel sektör de, bilime aykırı şeyler de, ahlaka aykırı şeyler de yoktur.

Atatürk'e; 'Dine aykır şeyleri vardı' denilebilir ancak asla dinsiz denilemez. Atatürk'e dinsiz diyenlerin kendileri dinsizdir, ve Türkiye düşmanı ajandır. Yani Atatürk düşmanlığı; Türkiye'ye karşı ajanlık olmadan olmaz yani Atatürk düşmanlığı masum değildir.

Doğru, iyi, güzel bir dünya isteyenler; haydi felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne; haydi, hodrimeydan(hodri meydan)?


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 31.10.19/


Başlık Kategori Yayın Tarihi
TÜRKİYE DEĞİL BU Şiir 14.12.2019
YERLİ VE MİLLİ İHANET Felsefe 13.12.2019
ŞIRINGA ÇİKOLATA AJANLIK SAVIM Felsefe 12.12.2019
AKP, MİLLİ EĞİTİM BAKANI DİYANET BAŞKANI SİZ NE ANLARSINIZ DİNDEN? Felsefe 11.12.2019
MÜSLÜMANLARI HADİSLERLE YANILTMAK SAVIM Felsefe 10.12.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Karma yasası Felsefe 09.12.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (5) Felsefe 04.12.2019
İşin aslı öyle değil- Defol ALEXİ !  Felsefe 30.11.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019