PSİKİYATRLAR PSİKOLOGLAR VE SOSYOLOGLAR AKP'YE TEPKİ GÖSTERMELİ SAVIM

Açık ki ülkemizde pısikiyatırlık(psikiyatrlık), pısikologluk(psikologluk), sosyologluk kendini öylesine yalnızca bireysel sorunlara sığdırmıştır ki kendisini toplumdan ve topluma egemen olan akıldışı siyaseti, akıldışı modayı, akıldışı turizımı(turizmi), akıldışı medyayı sanki sağlıklılık simgesi ilan etmiş duruma düşmüştür oysa pısikoloji(psikolojinin) savaşım(mücadele) içinde olması gereken temel şey 'akıla aykırılık'tır, bireyler, kişiler değil yani bataklığa karşı olmadan sivrisineklere karşı savaşım açmak mantıksızlıktır yani açık ki pısikolojinin önce kendisi akıla aykırılık üzerine kurulmaktadır yani önce ülkede, toplumda, devlette, ekonomide, sanatta, medyada, turizımda akıla ve ahlaka aykırılığa karşı olacaksın ki sonra da bireyleri akıl-ruh sağlığı açısından eleştirebilesin. Yani pısikolojinin bilmesi gereken ilk iki şey şudur: 1- Ülkede akıla aykırılığa karşı olmak, 2- Ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, felsefenin, bilimin, insan olmanın, insanlığın ve akıl-ruh sağlığının en üst aşamasıdır, en üst basamağıdır yani demek ki zinanın suç sayılmamasına; barların, pavyonların, gecekulübülerinin, sıtriptiz(striptiz) kulübülerinin, diskoteklerin, sex shopların, ahlaka aykırı masaj salonularının, ahlaka aykırı sıpor salonularının, kamusal alanlarda ahlaka aykırı giyimin, eşcinselliğin yasaklanmamasına; bikini-mayo yani sütyen-külot ortalıkta gezmeye, akıldışı-ahlakdışı modaya, akıldışı-ahlakdışı turizıma, akıldışı-ahlakdışı medyaya, akıldışı-ahlakdışı siyasete, akıldışı-ahlakdışı ekonomiye, akıldışı-ahlakdışı insançlara karşı çıkmayan yani 'Tavşankaçtilkitut/Tavşan kaç, tilki tut' diyen pısikoloji gerçek, doğru pısikoloji değildir yani pısikoloji de bilim gibi cesur, yiğit olmak zorundadır yoksa akıldışılığın, düzenlerin çomağı olur yani siyasi iktidarlara boyuneğmiş(boyun eğen) bilim bilim değildir, pısikoloji pısikoloji değildir ki işte bu nedenle ki ortalık yaşam koçu, medyum, falcı, üfürükçü, muskacı dolmaktadır yani ortalıkta sütyen-külot gezen, bedeni pirsing ve dövme yani moda içindeki, sigara-içki içen pısikiyatırın, pısikologun akıl-ruh sağlığı adına topluma, insanlığa söyleyebileceği ne olabilir, kuşkusuz ki yerine oturup kendine gelenle gidenle ilgilenecek yalnızca yani bilim bilim olmaktan çıkacak ekmekkapısı(ekmak kapısı), geçimkapısı(geçim kapısı) olacak yani pısikoloji kafasını kumdan çıkarıp ülkesine, toplumuna, dünyaya, insanlığa bakmalıdır. Gördük işte, üstelik de Müslüman olduğunu söyleyen bir pısikiyatırın 'Kadınlar Hürrem sultan gibi olmalı, Kabare kızı gibi olmalı' sözlerini; ya Hürrem sultan gbi olmak da, Kabare kızı olmak da hem bilime aykırıdır hem dine, yani bunlar bayanlara yani insanlara bilim adına nasıl önerilebilir, üstelik de 'Müslümanım' deyip; demek ki pısikoloji ya kendisinden uzaktadır ya da şaşkınlık içindedir çünkü felsefeden, bilimden ve dini tanımlayan Din hadisileri'nden uzaktır; yani o pısikiyatır açık ki hem Kabare kızı olmanın ne demek olduğunu hem Hürrem sultan'ın kim olduğunu doğru ya da iyi bilmemektedir hem İslamiyet'in sutanlığa karşı olduğunu yani 'Sultanlarla düşüpkalkan/düşüp kalkan alimler de hırsızdır' hadisini hem de dini tanımlayan Din hadisileri'ni; doğru yolda olsaydı zaten Akp yandaşı medyanın baştaçı olmazdı. Yani yalnızca siyaet değil pısikoloji de büyük birgüvenilmezlik(bir güvenilmezlik) içindedir çünkü Din hadisleri'nden uzak olmak zaten güvenilmezlik demektir.

 

Küfür edenler hakkında Pısikiyatr Pırof(Prof) Tanju Sürmeli şöyşe demiş: 'Küfür bilinçli söylenen bir söz olsa da devreye sokan bilinçaltı mekanizması. Küfürü frenleme mekanizması beynin ön tarafındaki sağ ve sol bölümde yer alıyor. Küfür edenlerde bu bölüm bozuk. Tamiri için ilaç tedavisi yok ama kulandığımız bir yöntem var: Biofeedback'. Bu yöntemde kişinin beyinindeki elektrik akımları ölçülür' demiş. İnternetteki durumlardan ve Akp yandaşı medyadan görülmekte, anlaşılmakta ki küfür etmeyi sevenler Akp'yi kendilerine uygun ya da yakın görmekteler.

Akp'nin suçlandığı, eleştirildiği temel şeylerden biri de 'Hakaret, küfür, tehdit, saldırganlık' ile adeta kanka olmuş durumudur ki bu birrastlantı(bir rastlantı) değildir, Akp'nin özlerinden biri olmak zorundadır çünkü Türkiye cumhuriyet'ine, Atatürk Türkiyesi'ne, demokrasiye, laikliğe, evrime karşı savunduğu dünya öyle birdünyadır(bir dünyadır) yani insan bile kendisi nasılsa öyle olan kişileri savunur, sever, ister. Açık ki bebek kardeşlerini, çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını, çocuk öz torunlarını bile öldürtmekten çekinmemiş, Türklüğe de, Müslümanlığa da, insanlığa da, bilimselliğe de aykırı bir Osmanlı hanedanlığı'nı savunanların medeniliğe, bilimselliğe, Atatürk'e, demokrasiye, laikliğe, akıla, mantığa, dini tanımlayan Din hadisileri'ne koşmaları da beklenilemez. İşin ne ise dükkanın da öyle olur.

 

Akp topluma Osmanlıcılık kültürü ve demokrasiye aykırı söylemleri ve amaçları ile barbarlık yaymakta.

 

Akp yandaşı Tv'lerdeki Osmanlı dizileri ve Kore dizisileri de bu duruma katkı yapmakta.

 

Örnek ki bokstan hoşlanan insanları baleye götürmek zordur; baleden hoşlanan insanları da baleye. Akp barbarlık kültürü pompalamakla medenice şeylerden, demokrasiden, laiklikten, bilimden, felsefeden değil barbarca şeylerden, barbarlıktan, diktatörlükten, saldırganlıktan, vahşilikten hoşlanan insanlar ve toplum parçası yaratıyor ki bu da toplumun akıl-ruh sağlığına zarar vermektedir, kötülük etmektedir ki Mhp'nin 'Akıl-rıh sağlığı bakanlığı kurulması' önerisi ve Akp'nin de buna karşı çıkması da bu nedenledir çünkü Akp toplumda barbarlık olmadan var olamaz, iktidar olamaz, egemenliğini sürdüremez.

 

Akp topluma, ülkeye sürekli olarak Osmanlı dünyası ve Ortadoğu kültürü aşılıyor; Osmanlı dünyası ve Ortadoğu kültürü cehalet, ilkellik ve barbarlık kültürüdür yani Din hadisileri'ne, bilime, medeniliğe, evrensel hukuka ve demokrasiye aykırılık kültürü. Bu nedenle ki Osmanlıcı ve Akp yandaşı bir üniversite rektörü 'Bize cahil bir nesil lazım', Arabçı ve Akp yandaşı bir Diyanet elemanı da 'Çocuklarınıza kıyaslama yapmayı öğretmeyin' yani 'Çocuklarınıza bilimsel düşünmeyi öğretmeyin' demiştir. Oysa dini tanımlayan Din hadisileri bilime çok büyük önem ve değer verir ve 'Din bilimdir/ilimdir, bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin, alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür' demiştir yani açık ki Akp dünyası ile Din hadisileri dünyası farklı ve zıt dünyalardır ki Akp'li bir bakanın 'Bakara mı, makara mı' dediğini de gördük.

 

İnternete bakıyorum; Akp yandaşıları Akp karşıtılarına hep hakareti küfür, tehdit sözleri yazmışlar yani Akp'cilere 'Gözünün üstünde kaşın var denilse' suç oluyor çünkü onlar felsefe, bilim, ve Din hadisileri için Akp' de değil onlar; barbarlıklarını, ilkelliklerini, vahşiliklerini, saldırganlıklarını en iyi tatmin edebildikleri, en iyi yaşayabildikleri yer Akp olduğu için Akp'nin yanındalar yani Akp 'Ne olursan ol gel, bana gerek seni gerek, sevgi, dostluk, barış, kardeşlik, medenilik, demokrasi, bilimsellik' gibi şeyler demeye başlasa emin olun Akp'den çil yavrusu gibi kaçarlar ve kendilerine başka alanlar ararlar. Yani düşünün ki Atatürk'e bile hakaret, küfür edenleri oluyor yani açık ki çıldırmış, zincirlerini koparmış birdelilik(bir delilik) bu durum; o tür insanlar eskiden Mhp'nin yanına giderlerdi, şimdi ise Akp'nin yanına gidiyorlar yani Türkiye o tür insanları internetten tek tek bulup akıl hastahanesine tedavi ve eğitim için göndermek zorundadır ki ülke güvene ve huzura kavuşsun ki bunu da pısikoloji ve sosyoloji yapmak zorundadır yani öncelikle pısikiyatırlar, pısikologlar ve sosyologlar bu duruma tepki göstermelidir ki bu nedenle genelde akademisyenler, bilimciler, özelde ise pısikiyatırlar, pısikologlar, sosyologlar sendikalaşmalıdırlar.

 

Akp'nin ve kitlesinin bu tutumu Türkiye'de güveni ve huzuru da engelliyor.

Bu nedenle; internette küfür etmek kamu suçu sayılmalı, savcılar şikayete bağlı olmadan dava açmalıdır çünkü insanlar adreslerinn belli olmaması için küfürcülerden şikayetçi olamıyorlar; pısikiyatırlar, pısikologlar, sosyologlar interneti sürekli gezmeli ve küfür yazanları polise bildirmeli, İnternet küfür hattı kurulmalı; ve mahkemeler de o küfürcüleri akıl hastahanesine tedaviye ve eğitime göndermelidir. Toplumu temizlemek yalnızca temiz insanlar yetiştirmekle değil kötüleri de tedaviye ve eğitime ayırmakla olur.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 29.6.19/00.29

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
TÜRKİYE DEĞİL BU Şiir 14.12.2019
YERLİ VE MİLLİ İHANET Felsefe 13.12.2019
ŞIRINGA ÇİKOLATA AJANLIK SAVIM Felsefe 12.12.2019
AKP, MİLLİ EĞİTİM BAKANI DİYANET BAŞKANI SİZ NE ANLARSINIZ DİNDEN? Felsefe 11.12.2019
MÜSLÜMANLARI HADİSLERLE YANILTMAK SAVIM Felsefe 10.12.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Karma yasası Felsefe 09.12.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (5) Felsefe 04.12.2019
İşin aslı öyle değil- Defol ALEXİ !  Felsefe 30.11.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019