TURİZM VE AHLAK

Ahlak yalnızca, size birşey yapılmaması değildir; sizin de ahlaka aykırı şeyler yapmamanızdır.

 

Pılajlarda(Plajlarda), otellerde bikini, mayo, turizım(turizm), tatil diye sütyen-külot ortalıkta dolaşanlara cinsel ya da fiziksel ya da sözel saldırı yapılmaması ortamın ya da oradaki toplumun ahlaklı olması demek değildir; kamusal alanlarda mini etek, mini şort, açıksaçık giysiler, daracık giysiler ile, cinsel sunumlu giysiler ile, cinsel tahrikli giysiler ile dolaşanlara cinsel ya da fiziksel ya da sözel birşey yapılmaması ortamın ya da oradaki toplumun ahlaklı olması demek değildir.

 

Düşünün ki genelevlerdeki fahişeler de oralardaki erkekler onların istekleri dışında birşey yapmıyorlar yani oralardaki fahişelere göre yanlış, kötü, zararlı, çirkin, kanuna aykırı birşey yapmıyorlar ancak yapılan olağan şeyin kendisi yanlıştır, kötüdür, ahlaka aykırlıktır.

 

Yani birşey yanlış, kötü, zararlı, çirkin, yasadışı bir eylem yaratmıyor diye doğru, iyi, güzel, insani, ahlaka uygun demek değildir.

 

Yani düşünün; adam karısını para verip bir otelin pılaja götürüyor, ve karısı bikini, mayo diye sütyen-külotla oradaki herkesin içinde çıkıyor; o adam ve karısının dışındaki oradaki her bay(erkek) da oraya para verip gelmişler; yani bu durumda o adam para verip karısını sütyen-külot yani dine ve ahlaka göre çıplak olarak, oraya para vermiş öteki baylara göstermiş oluyor yani para verip, para vermiş insanlara göstermiş oluyor yani öteki baylar da oraya başkalarının kadınlarını, kızlarını sütyen-külot görmek için oraya gidiyorlar; yani birşeyi herkes yapınca doğru olmaz, 'Herkes sütyen-külot' diye herkesin yaptığını yapmak doğru olmaz; yani para verenler para verenleri görmeye gidiyorlar. Yani bunun neresi ahlak? Genelevlere giden bayların tümü de oradaki fahişelerle sevişmek zorunda değil; çoğu da sütyen-külot içindeki fahişelere camdan bakmakla, gözle tatmin olmaya gidiyor.

 

Yani insanlar ahlakı yalnızca başkalarından değil kendilerinden de beklemelidirler.

 

Bu durumda anlaşılmaktadır ki ahlakı, utanmayı dışlamış turizm Türkiye'ye, ahlaka, akıla, mantığa, medeniliğe, dine de saldırıdır. Yalnızca paranın egemen olduğu ortamlar insanlıktan, akıldan, mantıktan uzak ortamlardır. Turizımcılar para kazanacaklar, köşeolacaklar(köşe olacaklar) diye ahlaka aykırılığa, ahlakdışılığa para, ödül, destek verilmemelidir. Anlaşılıyor ki ahlaka aykırı turizım türü pavyon kültürünün bir uzantısıdır; anlaşılıyor ki ahlaka aykırı turizım bakkal yerine pavyon açmaktır, anlaşılıyor ki ahlaka aykırı turizım pavyon ile genelev arası bir alandır, pavyon ile genelevin açıkhava(açık hava) halidir; anlaşılıyor ki ahlaka aykırı turizimın arkasında ahlaka aykırı insanlar vardır. Lanet olsun böyle biryerden gelecek paraya, dövize.

 

Türkiye'nin görevi, amaçı(amacı) ahlaka aykırı insanları değil, ahlaka uyan insanları mutlu etmektir.

 

Yapacaksanız bilimsel, kültürel, insani, medeni, ahlaki turizım yapın.

 

Çıplaklık ya da ahlaka aykırılık içindeki herkesin birbirlerine doğru, iyi, medeni davranması durumun doğru, iyi, medeni, mantıklı olması demek değildir.

 

Gerçek ki ahlaka aykırı turizım ancak Mia(Maoa) geni yüksek insanlara ait durumdur yani yok edilmesi gereken kötü, yanlış, zararlı bir gene; oysa ahlaka aykırı turizım ve ahlaka aykırı hayata izin vermek ile o köt gen ödüllendirilmekte ve teşvik edilmektedir ki bu da bilime aykırıdır yani ahlaka aykırı turizım da, ahlaka aykırı moda da, kamusal alanlarda ahlaka aykırı özel hayat da yalnızca dine, ahlaka değil bilime de aykırıdır; öyle ise devletler önce bilim üzerine kurulmalıdır ki doğru yolda olabilsinler yoksa nefs çalar, mantıksızlık ve ahlaksızlık oynar ki buna da vatan, ülke, millet, devlet denilemez.

 

Ahlaksızlık var olacak, sevinecek, tatil yapacak, mutlu olacak diye ekonomi, vatan, ülke, devlet kurulamaz. Ey devlet, ey siyaset, ey özel sektör, ey millet; ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol; hem Müslümanım, Türküm deyip hem ortalıkta sütyen-külot dolaşma.

 

Ahlaka aykırı biçimde var olmak özgürlük değil, serbestliktir; ve özgürlük ile serbestlik farklı şeylerdir; yani ahlaka aykırı davrananlar serbestlik içindedirler ancak özgürlük içinde değiller yani gerçekte onlar özgür olmak değil serbest olmak istiyorlar yani özgürlüğe ihanet ediyorlar. Yani ahlaka ykırı turizım özgürlüğe ihanet etmektir çünkü özgürlük doğru, iyi, güzel, mantıklı, bilimsel, insanlığa uygun, ahlaklı şeyleri yapmaktır, seçmektir çünkü ahlak beyinin, ruhun, felsefenin, bilimin, özgürlüğün en yüksek aşamasıdır yani ahlakı dışlamak beyini, ruhu, felsefeyi, bilimi, akılı(aklı), mantığı, zekayı, özgürlüğü de dışlamaktır, ve doğru birdevlet(bir devlet) buna izin vermez.

 

Ey 'Atatürk sigara içiyordu, içki içiyordu' diyenler; peki siz neden genelevlere, barlara, pavyonlara, gecekulübülerine, sıtriptiz(striptiz) kulübülerine, pılajlara, sex shoplara, kamusal alanlarda ahlaka aykırı giyime, zinaya, eşcinselliği, eşcinsel evliliğe, cinsiyet değiştirmeye izin veriyorsunuz? Görmüyor musunuz Atatürk'ün bir hatası varsa sizin bin hatanız var, say say bitmez, demek ki sizler dürüst değilsiniz, yalnızca oy, iktidar peşindesiniz. Sigarayı zorla yasakladınız da onları neden zorla da olsa yasaklamıyorsunuz? Sigara sağlığa zararlı da onlar topluma, ahlaka, millete, akıl-ruh sağlığına zararlı değğil mi, yoksa sizin sağlık anlayışınız yalnızca beden sağlığı ile mi sınırlı?

 

Tek çözüm ülkelerin felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri ile yönetilmeleridir.

 

Kapatılsın tüm pılajlar, tüm otel havuzuları; yok edin insanın, vatanın, ülkenin, devletin, ekonominin, toplumun, hayatın ahlaka aykırılığa yenilmesini.

 

Türk milletini ahlaka aykırı yerlere gitmemeye davet ediyorum yoksa Türklükten de, dinlilikten de söz etmek hakkı ve olanağı kalmayacak. Bırakın kapansınlar, bırakın batsınlar. Ahlaka aykırılık tatil yapacak diye, ahlaka aykırı insanlar mutlu olacaklar, ahlaka aykırı insanlar para kazanacaklar diye çaba gösteremeyiz. Bir ülke bilimle ve ahlakla yükselirse doğru ülkedir.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 28.6.19/08.21

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
HAYIR! HAYIR! Felsefe 23.08.2019