ERDOĞAN'IN DEMOKRASİ VE ATATÜRK ALDANMASI SAVIM

Birşeyin tarihini de bilmeden o şey anlaşılamayabilir. Demokrasi ve laiklik de öyle şeylerdendir.  

Laikliği ve demokrasiyi isteyen insanlar öncelikle gerçek ki ahlaklı kimselerdi; ve istedikleri şey zaten ahlaklı oldukları için ahlak değil, bilimsel bir yönetim, bilimsel bir devlet idi. Yani, tok insan ekmek istemez, sağlıklı insna ilaç istemez. Laikliği ve demokrasiyi isteyen insanlar da ahlaklı insanlardı, ahlak istemediler ancak devletleri bilimsel değildi, bilimsellik istediler. Yani laikliğin ve demokrasinin temeli, özü, amaçı(amacı), nedeni bilim ve ahlaktır. Bunu böylece anlamış olalım.

Akp başkanı Erdoğan, Chp'yi hedef alıp 'Biz 'Atatürk'ün partisiyiz' diyorlar. Acaba Gazi, parlamenter demokrasiyle mi idare etmişti ülkeyi? Dert başka' dedi. 

Sanırım demek istiyor ki 'Mustafa Kemal Atatürk Türkiye'yi demokrasi ile yönetmedi; öyle ise bizden neden demokrasi istiyorsunuz?'. Zaten daha önce de 'Demokrasi tıramvaydır(tramvaydır), istediğim durakta inerim' demişti. Demek ki yavaş yavaş inmeye başlamış ya da çoktan inmiş durumda olmalı.

Ancak; Erdoğan yanılıyor çünkü Mustafa Kemal Atatürk Türkiye'yi başından sonuna kadar demokrasi ile yönetti.

Nasıl mı?

Öncelikle şunu demek gerekir ki 'parlamenter' sözcüğü Amerikan kültürüdür; Atatürk ise Amerikancı yani sömürgecilik yanlısı değildi.

Demokrasi demek Erdoğan'ın ya da birilerinin sandığı gibi siyaset, milletvekili, seçim sandığı, millet iradesi, halkın kendikendini yönetmesi gibi şeyler değil.

Çünkü demokrasi gerçekte 'Bilim ve ahlak'tır yani 'Ülkeleri bilimin ve ahlakın yönetmesidir'.

Atatürk ne dedi? Hayatta en doğru yol gösterici ilimdir(bilimdir); benim sözlerimle ilimin(bilimin) sözleri çelişirse beni değil, ilimi(bilimi) dinleyin' dedi; yani 'Ben insanın, toplumun, devletin, milletin, ülkenin bilimsel olmasını isterim' dedi. Yani 'Bilim(İlim)' dedi. Yani Atatürk ve Türkiyesi 'İlim(Bilim) demek idi.

Atatürk başka ne dedi? 'Ben sıporcunun(sporcunun) ahlaklısını severim' dedi yani 'Ben insanın, toplumun, devletin, milletin, ülkenin ahlaklı olmasını isterim; bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar; bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür; cumhuriyet ahlak üstünlüğüne dayanan bir ülküdür, cumhuriyet erdemdir' dedi, yani 'Ahlak' dedi. Yani, Atatürk ve Türkiyesi 'Ahlak' demek idi.

Bilim ve ahlak ise hem demokrasinin hem de dinin temelleridir. Bu nedenle ki Muhammed de 'Din ilimdir(bilimdir) ve ahlaktır; bunlar yoksa din de olmaz' dedi.

Demokrasi siyaset ya da halk değil felsefedir. Felsefe de bilim ve ahlak üzerine kuruludur. Yani felsefe birşeyi savunduğunda bilimi ve ahlakı da savunmuş olur.

Anlaşılan ki Akp dünyası demokrasiyi de, felsefeyi de, dini tanımlayan Din hadisileri'ni de bilmeyen bir kaide üzerine kurulu. Zaten öyle olmasa idi; hem demokrasiyi, Atatürk'ü, ve bilimsel bir gerçek olan evrimi savunurlardı hem de iktidar nefsi için öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını bile öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı hanedanlığı'nı yani dine de, Türklüğe de aykırı bir diktatörlük baştaçı edilmezdi.

Akp diktatörlük arıyorsa ya da demokrasi aramıyorsa Atatürk'e ve Türkiyesi'ne değil; çok sevdiği Osmanlı hanedanlığı diktatörlüğüne bakmalıdır.

Yani felsefe, bilim ve demokrasi açısından demokrasi gerçeği şudur: Biryerde bilim ve ahlak amaç ise, orada demokrasi vardır; değilse demorkasi yoktur. Yani millet oy kullandı diye biryerde demokrasi olmaz tıpkı 'Alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür' hadisinin de belirttiği gibi, namaz kılmanın bile Müslüman sayılmaya ya da olmaya yetmeyeceğini açıklaması gibi.

Bu açıdan; Muhammed gerçekte yalnızca gerçek din tanımın değil; demokrasinin ve laikliğin öncüsüdür. Ve Atatürk de; tüm siyasi partileri kapatmış bile olsa demokrasicidir. Yani siyasi parti olmuşlar da ne olmuşlar; demokrasinin ve dinin temeli olan bilimi ve ahlakı mı ülkeye egemen yapmaya çalışıyorlar? Gerçek ki demokrasi siyasi parti kurmak kadar kolay, sıradan, niteliksiz, özsüz birşey değildir; bilinmelidir ki demokrasiye giden yol siyasetten, halktan, seçim sandıklarından değil bilimden ve ahlaktan geçer.

Bir de Akp iktidarına bakalım, ne yapmış? Zinayı suç olmaktan çıkardı, eşcinsel evliliği bile serbest yaptı; heryer bar, pavyon, gece kulübü, sıtriptiz(striptiz) kulübü, sex shop, diskotek, ahlakdışı moda, ahlakdışı turizım(turizm), bilimdışılık, bilime aykırılık, akıldışılık, astroloji, falcılık, medyumluk doldu yani heryer bilime ve ahlaka aykırılık doldu; Akp yandaşı Atv'de bile bir yerli dizide başrol oyuncuları 60 saniye, yakın çekim, dudak dudağa şehvetle öpüştü; Türkiye yolsuzlukta ve işçi ölümlü iş kazasılarında(kazalarında) Avrupa birincisi oldu, adalete güven cumhuriyet tarihinde görülmemiş düzeye indi; heryanı(her yanı) dürüstlük yandaşlık sardı . Kuşkusuz ki bu durumda Akp demokrasiyi ve Atatürk'ü savunamaz; ve kendine demokrasiyi, laikliği ve Atatürk'ü değil de Osmanlı hanedanlığı'nı baştaçı eder.

Yani görülmekte ki demokrasiye uzak olan, Atatürk ve Türkiyesi değil; Akp ve Osmanlı'sı, ve dini tanımlayan Din hadisileri'ne sırtdönmüş(sırt dönmüş) İslam dünyası.

Yani gerçek şu ki Atatürk olan yerde değil, Atatürk olmayan yerde demokrasi yoktur.

Anlaşılıyor ki Erdoğan ve Akp demokrasiyi yanlış öğrenmiş ya da yanlış kaynaktan öğrenmiş olmalı.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 5.11.19/22.01


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
HAYIR! HAYIR! Felsefe 23.08.2019