SPOR İLE MUTLU OLMAK BEYİNE VE RUHA ZARARLI SAVIM

Sıpor(Spor) ve moda insanlara, toplumlara, insanlığa, beyine, ruha, kişiliğe, özel hayata yapılabilecek en ucuz, en masrafsız, en parasız kötülüktür. Moda için biraz para harcamak gerekebilse de sıpor için hiç para harcamak gerekmez, tüm gün ya da saatlerce şınav, mekik çekmek; bu nedenle eskiden diktatörlükler sıporu çok severlerdi ve toplumlarına, ülkelerine yayarlardı, çağımızda ise diktatörlükler sıporun yanına bir de modayı eklediler çünkü ikisi de akıla, mantığa, beyine, ruha, kişiliğe zararlıdır ve diktatörlükler de bu zararı veren şeyleri çok severler. Kuşkusuz ki dini inançlı diktatörlüklerde de sıporun ve modanın yanında bir de akıldışı-bilimdışı dini inanç eklidir. Yani hiçbir diktatörlük toplumunu köle, robot, makina(makine), nesne, eşya, kütle, nicelik yapmak için para harcamaz, bu işi bedavaya getirmeye çalışır, bu iş için bedava şeylere başvurmak ister.

 

Elinize iğne batırdığınızda eliniz kanar ancak beyininiz(beyniniz) acı duyar, elniz değil. Yani bedene yapılan herşey beyinde etki bırakır, bedeni yönlendiren herşey beyini de yönlendirir; bu nedenle ki 'Ne olmak istiyorsan öyle yaşa', bu nedenle de olmak istediğin şeyi olmadan önce taklit et yani alim olmak istiyorsan alim gibi yaşa, yazar olmak istiyorsan yazar gibi yaşa.

 

İnsan bir iş yaparken iş de onu yapar; örnek ki marangozluk yapan kişi marangoz, demircilik yapan kişi demirci, camcılık yapan kişi camcı olur; ve 'Siz kimsiniz?' sorusuna camcı 'Ben camcıyım', marangoz 'Ben marangozum', demirci 'Ben demirciyim', sıporcu(sporcu) 'Ben sıporcuyum' der yani 'Siz kimsiniz?' sorusuna kimse 'Ben insanım' demez, öyle ki 'Kızım' denilen bir bayan bile 'Ben kız değil bayanım' diyebilirken 'Camcı' denilen kişi 'Ben camcı değil insanım' demez. Oysa insanlar meslekleri olmamalı, mesleklerine eşitlenmemeli, meslekleri ile özdeşleşmemeli, özellikle de nicel meslekliler yani sanatçı 'Ben sanatçıyım', akademisyen 'Ben akademisyenim', doktor 'Ben doktorum', öğretmen 'Ben öğretmenim', hukukçu 'Ben hukukçuyum' dese oluşacak sorun nicel mesleklerdekilere göre daha azdır çünkü içerikte ve sonuçta tüm insanlıkla ve beyin ile ilgili işler yapmaktadırlar yani tikel açıdan da, tümel açıdan da örnek ki boyacılık ile doktorluğu eşit saymak saçmalık, mantıksızlık, tutarsızlık, yanlış olur çünkü birinsanın(bir insanın) boyacı olması toplumun beyinsel ilerlemesine ya da insanlığa hiçbirşey kazandırmaz ancak birinsanın doktor olması kendi toplumuna da insanlığa da çok şey katar yani 'ekmekparası/ekmek parası' için yapılan işlerle insanlık için, bilim için yapılan işleri eşit saymamak, birbirine karıştırmamak zorunludur, ve toplumlar da, insanlar da, ülkeler de, devletler de kendilerini ve eğitimlerini buna göre düzenlemeidirler yani bir toplumun ya da ülkenin amele yaratmasına göre alim, alime yaratması daha üst, daha üstün birdüzeydir(bir düzeydir) çünkü akıl bedenden üstündür.

 

Yani yapılan her iş insanın beyini, kişiliği üzerinde de etkili olur. Dün boyacılık yaparken 'Ben boyacıyım' diyen biri yarın demirciliğe başladığında 'Ben demirciyim' der oysa insan olmak süreklidir yani 'Kimsiniz?' sorusuna en doğru yanıt 'İnsanım'dır; ve 'Ben demirciyim, doktorum, mühendisim, berberim, manavım' demek yerine 'Demircilik işi yapıyorum', 'Doktorluk işi yapıyorum', 'Mühendislik işi yapıyorum', 'Berberlik işi yapıyorum', 'Manavlık işi yapıyorum' demek doğrusudur; ancak 'Ben düşünürüm/filozofum', 'Ben alimim', 'Ben alimeyim', 'Ben bilgeyim' demek öylelik varsa doğrudur çünkü düşünür, alim, alim, bilge olmak herkesin olması gereken şeylerdir.

 

Sürekli ve düzenli olarak sıpor yapan insanın bedeninin kaslanması, güçlenmesi, irileşmesi yanında kaslarının da yani bedeninin de kişinin beyininde(beyninde) fazla yer kaplamasına neden olur yani sıpor bedeni elegeçirirken(ele geçirirken) beyini, dolayısı ile ruhu, dolayısı ile kişiliği, dolayısı ile özel hayatı da elegeçirir oysa insanı elegeçirmesi gereken tek doğru şey felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri'dir oysa sıpor alim, alime yerine sıporcu, savaşçı yaratır ki yalnızca bedensel güçlü bebeklerin, savaşçı olabilecek bebeklerin yaşamasına izin veren, ötekileri öldüren Spartalılar'ı yok eden şey de sıporun beyinlerini, ruhlarını, kişiliklerini, özel hayatlarını elegeçirmesindendir çünkü bir ülkenin, bir toplumun herşeyden önce düşünür, alim, alime, bilge insanlara gereksinimi vardır ve onlar da cılız, güçsüz, kassız, çelimsiz olurlar genelde. Yani sürekli, hep kitap okumak kasları zayıflatır ancak beyini, ruhu güçlendirir oysa sürekli, hep sıpor yapan insanın kasları, beden güçlenmesine karşın beyini, ruhu zayıflar yani spru şudur: 'Beyin mi, beden mi?'; ve doğru yanıt 'Beyin'dir, bu nedenle ki Müslümanlar 'Allah akılımı/aklımı almadan önce canımı alsın' derler oysa sıpor canı almadan önce akılı alır çünkü sıpor beyinin, ruhun güçlenmesine izin vermez, mantıklı olmayı önler çünkü zaten mantıklı olsa sıporu abartmazdı. Bir insan bir eliyle sürekli kılıç sallasın, bir eliyle sürekli yazı yazsın; kılıç salladığı kolu güçlenir, kalem salladığı kolu zayıflar ve bu durum beyinde de oluşur yani kılıç sallayanın beyininde kas bölümü, kalem sallayanın beyininde ruh bölümü güçlenr, gelişir, ve kılıç sallayanın sağ beyini, kalem sallayanın sol beyini güçlenir ki sol beyin nitelik olarak sol beyinden üstündür, bu nedenle ki sıpor barbarlığa, vahşiliğe doğru götürürken kitap okumak medeniliğe doğru götürür. Anlaşılan ki birileri bu gerçeği bilmektedir ve düşünür, alim, alime, bilge birtoplum oluşmasın diye toplumlarını ve insanlığı sıpora yönlendirmektedir, bu nedenle ki Bop'un gizli temel amaçı(amacı) Müslüman gençleri sıpora, silaha, savaşa yönlendirip onların düşünürlüğe, alimliğe, alimeliğe, bilgeliğe, bilimciliğe, yazarlığa, şairliğe, sanatçılığa yönelmelerini önlemek ve bu alanlarda genelde Batıyı, özelde ise Abd'yi önder, lider, baş, tek yapmaktır, ve ne yazık ki onlar da bu tuzağa düşmektedir çünkü nefs içindekilere nefs güzel, hoş, tatlı, doğru, iyi, başarı görünür, bu nedenle İslam dünyasının başından siyasetçiler ve hükümdarlar atılmalı ve İslam dünyasını düşünürler, alimler, alimeler, bilgeler, felsefe, bilim, ve Dini tanımlayan Din hadisileri yönetmelidir.

 

Yiyip içmekle mutlu olmak bile sıpor(spor) ile mutlu olmak kadar zararlı değildir çünkü insan yerken ve içerken de düşünebilirler, yazı yazabilirler, okuyabilirler ancak sıpor yaparken bunları yapamazlar ve sıpor insanı yavaş yavaş kendine benzetir.

 

Mutsuz isen bunu yemekle, içmekle, sıporla, cinsellikle, moda ile, gezmekle, eğlenmekle, bedenlei bedensel çalışmalarla değil özelde felsefe, bilim, dini tanımlayan Din hadisileri'ni okumakla, düşünmekle; genelde ise beyin ile, ruh ile çözmeye çalış; unutma ki sorunları çözerken kullanılan yöntemler de sorun olabilirler yani çözümleri zarar verici ya da yanlış şeylerle getirmek de yanlıştır ve sorundur; yani doğruyu öyle çiz ki her noktası doğrulardan geçsin; yani göreli doğrulara değil mutlak doğrulara yönel yani mutlak doğrular olanaksız şeyler değillerdir ve insanlığın en mutlak doğruları felsefe, bilim, ve Din hadisileri'dir yani mutlak doğrulardan geçmeyen çizgi ancak göreli olarak doğru çizgi olur, mutlak olarak değil, ve mutlak olmayan şey de çözüm olmaz.

 

Mutsuzluk haksız ya da yanlış ya da mantıksız birnedenle(bir nedenle) ise yanlış, kötü, zararlı birşeydir ancak o mutsuzluğa örnek ki sigara, içki, uyuşturucu, moda, alışveriş, sıpor gibi şeylerle çözüm bulmaya çalışmak da yanlış, kötü, zararlıdır çünkü mutsuzluğa karşı çözüm bulmaya çalışırken yanlış birdünyadan(bir dünyadan) yardım istenilmektedir yani açlığa karşı hırsızlık karın doyurur, açlığı yok eder ancak yanlış birşeydir yani neden, amaç, ve açlığı yok etmek eylemi doğrudur ancak araç yanlıştır.

 

Mutsuzluklar ve mutluluklar çok önemli şeylerdir, çok önemli süreçlerdir ve çok önemli anlardır; insan bu anlarında nelere koşarsa o şeyler onun beyinine egemen olur, onun beyinine sahiplenir, onun beynine yönetici olur yani yapılan hiçbrşey beyini boşbırakmaz(boş bırakmaz), kene gibi yapışır beyine; bu nedenle de özellikle mutsuzluk anlarında ve mutluluk anlarında yalnızca felsefe, bilim, ve Din hadisileri açısılarından(açılarından) doğru şeylere yönelmek, ve felsefe, bilim, Din hadisileri açısından yanlış, kötü şeylere yönelmemek zorunludur.

 

Yani beyini mi seçiyorsun, bedeni mi? Beyni seçiyorsan beyine göre davran, beyine göre yaşa. Ve ülkeler de, insanlık da sıporcular değil düşünürler, alimler, bilgeler, bilimciler, yazarlar, şairler, sanatçılar ancak ahlaklı-edebli sanatçılar, düşünce insanıları(insanları) bekliyor unutma. Uunutmayın diktatörlükler savaşçılar, insanlık alimler, alimeler ister; sıporun fazlası, gereksizi ise bedensel sağlığa bile zarar verir.

 

Okumakta, en çoğu okuyup var olmaya çalış; sıporda ise an azı yapıp var olmaya çalış. Unutmayın; 'Sağlam kafa sağlam bedende bulunur' sözü ancak kafanın taş gibi sağlam olmasını anlatıyor ise geçerli olabilir çünkü kafanın gerçek sağlamlığı ancak felsefe, bilim, Din hadisileri, kitaplar, okumak, öğrenmek, anlamak ile olur.

 

Ve yine unutmayın: Bir ülkede sıpor baştaçı(baştacı) ise, sıpor teşvik ediliyor ise orada açık ya da gizli diktatörlük var demektir.

 

Sıporun verdiği mutluluk, sevinç, huzur, özgüven biruyuşturucunun verdikleri gibidir ki adına 'adrenalin' ve 'testosteron' denilmektedir.

 

Sağlık nedeni ile ya da tehlikeli ortam ani güvenlik nedeni ile ya da iş gereği yapman gerekiyorsa sıpor yap ve olabildiğince az yapmaya çalış ancak meslek olarak sıpor asla yapma. Ve sağlık için yapılan sıpora 'sağca', güvenlik için yapılan sıpora 'savca'de yani sıpor sözcüğünü(kelimesini) hiç kullanmamaya çalış yani Türkçelerini kullanmaya çalış, böylece ne yaptığını ve ne yapmaman gerektiğini daha kolay anlarsın; ben konuyu anlatabilmek için birsüre(bir süre) daha 'sıpor' sözcüğünü kullanmak zorundayım.

 

Yani mutsuz iken ne aparsan o olursun, mutlu iken ne yaparsan, o olursun; sıpor yaparsan sıpor olursun, mangal yaparsan mangal olursun, sigara yakarsan sigara olursun, içki içersen içki olursun, yemek yersen yemek olursun. Düşünür ol, alim ol, alime ol, bilge ol.

 

Yani 'Spor kaç, kitap tut'.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 27.6.19/05.03

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
HAYIR! HAYIR! Felsefe 23.08.2019