ODA TV YAZARI NAZİF AY YANILIYOR NESLİCAN TAY'LARA GEREKSİNİMİMİZ YOK

Yazımın konusu ve amaçı(amacı) Neslihan Tay değil; Neslihan Tay'ı topluma ve insanlığa örnek, önder, lider göstermeye çalışan yoz mantıktır.

Atatürkçüler, laikler, sol ezbere konuşmaya bayılmakta.

Oda Tv yazarlarından Nazif Ay 'Neslican Tay'lara muhtacız' diye yazmış; yazısına da Neslican Tay'ın omuzlar göğüse kadar açık, ve dil çıkartmış bir fotoğrafını koymuş.

Şu soru hep var: Ya Neslican Tay türbanlı, tesettürlü biri olsaydı?

Nazif Ay yazısında demiş ki 'Yaşam bireyseldir ve yaşam insanın onu yorumladığı tanımla layıkıyla bilinebilir. Neslican hem yaşamı iyi analiz edebilmişti hem yaşamdaki mücadeleyi herkese öğretebilmişti. Mesela ben, elli yılı aşkın İslamcı yapıların içinde geçirdim ama Neslican gibi mutluluğu yakalayabilen ve olumsuzluktan pozitif duygu çıkarabilen tek bir tane İslamcı göremediğimi itiraf ediyorum. Keşke Neslican’daki meleksi heyecan biraz olsun başta tüm İslamcılarda bulunabilseydi, işte o zaman din, bilim ve laik değerlerin kıymetinin farkına daha iyi varılabilirdi. Yaşamımızda bir tane değil binlerce Neslican’a ihtiyacımız var, bu kesin.'.

Neslican Tay neyi iyi analiz edebilmiş? Felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri bilinmeden ya da bunlara aykırı davranıp yaşam iyi analiz edilemez, doğru analiz ise hiç edilemez. Yaşamdaki mücadele mi; yaşamdaki mücadele ne; yaşamdaki tek doğru mücadele(savaşım) dini tanımlayan Din hadisileri önderliğinde felsefe ve bilim savaşımıdır. Mutluluk ne, mutluluk denilen şey ne; içi lav, kor, ateş dolu dünya üzerinde içi bağırsak, bok, pis, iğrenç, tiksinç, mide bulandırıcı, insanlıkdışı şeylerle oldu olarak mutlu olmak mı; mutluluk bir insanın kahkahalar atması yoksa içi lav, kor, ateş dolu dünya üzerinde içi bağırsak, bok, pis, iğrenç, tiksinç, mide bulandırıcı şeylerle yaşamak zorunluluğunun utancını, hüzününü, eksikliğini yaşamak mı? Olumsuzluktan pozitif duygu çıkarmak ne; duygu ne, bir sanı, yanılsama, aldanış; pozitif duygu eğer cehaletin ve nefsin ürünü ise, negatif duygu da mantığın ürünü ise negatif duygu pozitif duygudan üstün olur; içi lav dolu dünya üzerinde içi mide bulandırıcı şeylerle var olmakla mutluluğun nesi pozitiflik? . 'Elli yılı aşkın İslamcı yapıların içinde geçirdim ama Neslican gibi mutluluğu yakalayabilen ve olumsuzluktan pozitif duygu çıkarabilen tek bir tane İslamcı göremedim' diyor, demek ki gerçek İslamcıların içinde yaşamamış çünkü onlar ölüme bile bayram olarak giderler; Meleksi mi; dine aykırı giyim ne zamandır melek ya da meleksilik; ne meleksilik, bir akıldışılık-ahlakdışılık olan moda içinde mutlulukla gülmek mi? İslamcılarda ve öteki insanlarda eksik olan heyecan değil; İslamcılarda ve ötekilerde eksik olan tek birşey var: Dini tanımlayan Din hadisileri'ne uymak; ve içi lav dolu dünya üzerinde içi mide bulandırıcı şeylerle var olmanın nesi güzel, doğru bir heyecan? 

Atatürkçülerin, Akp karşıtlarının, solun temel yanlışlarından biri de gerçekleri ve doğruları değil kendilerini doğrunun merkezi sanmaları; yani ağızlarından ne çıkıyorsa doğrudur, ne düşünüyorlarsa doğrudur; onlara göre. Bu nedenle de hem gerçekdışılık hem mantıksızlık hem tutarsızlık içindeler; bu nedenle de önderleri gerçekte nefstir yani en büyük cehalet, ve kötülüklerin hem nedeni hem amaçı(amacı) olan nefs.

Yani bunlarda 'Bikini, mayo, mini etek, mini şort giyiyorum; öyleyse haklıyım, doğruyum, medeniyim, çağdaşım, ileriyim, üstünüm', ve 'Bikini, mayo, mini etek, mini şort giyiyor; öyleyse haklı, doğru, medeni, çağdaş, ileri, üstün' anlayışı, düz mantığı var. Eskiden bunların yerine 'Sigara, içki içiyor öyleyse iyidir' mantığı vardı; şimdi ise anlaşılan ki akıldışı-ahlakdışı modayı kendilerine önder, lider, pusula, harita yapmışlar yani yetişkin insan dişisi.

Neslihan Tay'ın kendi hastalığına karşı ne yaptığı kendisine ait bir konudur; insan hastalığına karşı sigara da, içki de içebilir; kendini yemek yemeye de verebilir; dünyayı gezmeye de verebilir, sanata da verebilir, makyaj da yapabilir; bu başka konudur. Hastalığına karşı birşey yaptı diye bir insanı topluma, insanlığa, ülkeye örnek, amaç göstermek ise başka birşeydir.

Topluma ve insanlığa örnek gösterilecek kişilerin herşeyden önce; dini tanımlayan Din hadisileri'ne uygun olmaları gerekir. Din hadisileri diyor ki 'Din bilimdir, ahlaktır, dürüstlüktür, adilliktir, nefssizliktir'. Yani topluma ve insanlığa örnek gösterilecek kişilerin herşeyden önce Din hadisileri'ne uygun olması gerekir yani örnek ki bir insan Everest tepesine tırmandı diye ya da 100 Mt'yi 5 saniyede koştu diye ya da insanlara para dağıttı diye ya da hastahane yaptırdı diye ya da okul yaptırdı diye topluma ve insanlığa örnek gösterilemez. Yani herşeyden önce; yapılan şey değil, yapanın kişiliği yani Din hadisileri'ne uygunluk durumu önemlidir. Yani bikini giyen biri; hastahane yaptırdı, okul yaptırdı, mabed yaptırdı, açları doyurdu, yoksullara iş verdi diye topluma da, insanlığa da örnek gösterilemez.

Yararlı olmak başka şeydir, doğru olmak başka şeydir; örnek ki sigara bile tansiyon düşmesine karşı yararlı olabilir ancak sigara doğru birşey değildir.

Neslican Tay'ın internetteki fotoğraflarına bakıldığında Din hadisileri'ne aykırı giyimleri görülmekte. Yani Neslican Tay hastalara örnek gösterilebilir ancak dini tanımlayan Din hadisileri'ne göre topluma da, insanlığa da örnek gösterilemez yani 'Toplum Naslican Tay'lara muhtaç', 'Neslican Tay'lara muhtacız' demek yanlıştır. Toplumumuzun da, insanlığın da dini tanımlayan Din hadisileri'ne uygun kişilere; düşünürlere(filozoflara), alimlere, alimelere, bilgelere gereksinimi var ki Neslican Tay açık ki felsefe, bilim alanında bile üretmiş bir kişi değildir yani bir insan sırf hastalığına karşı savaştı diye topluma da, insanlığa da örnek gösterilemez ancak kuşkusuz ki nefs kendine uygun örnekler ve amaçlar arar tıpkı Oda Tv'nin de yaptığı gibi.

Einstein bile topluma da, insanlığa da örnek, amaç gösterilemez çünkü anlaşılan ki hem Rus sevgilisi ile karısını aldatmış hem de o sevgilisi ile evlenebilmek için, aldığı Nobel ödülü parasını bilime ve insanlığa harcamak yerine boşanmaya razı olması için karısına vermiştir yani bilim önünde güçlü biridir ancak nefs önünde zayıf biridir ki nefs de zaten en büyük cehalettir ki bu nedenle Din hadisileri 'Sultanlarla düşüpkalkan(düşüp kalkan) alimler de hırsızdır' demiştir.

Yani, Nazif Ay ve benzerlerinin topluma ve insanlığa ders vermeleri için öğrenmeleri gereken daha çok şey var.

Atatürkçü olmak ta(da), demokrat olmak ta, solcu olmak ta, üniversite mezunu olmak ta, sultan olmak ta, sanatçı olmak ta, akademisyen olmak ta, bilimci olmak ta, gazeteci olmak ta, siyasetçi olmak ta, kapitalist olmak ta insanları alim, alime, bilge, doğrucu, haklı yapmaz.

Savım ki binlerce Neslihan Tay'a değil; dini tanımlayan Din hadisileri'ne, ve milyonlarca, milyarlarca düşünüre(filozofa), alime, alimeye, bilgeye gereksinimi var insanlığın.

Nazif Ay bir de şu üç şeyi de bilmeli: Pısikoloji(Psikoloji) bilimi denilen bilimdışı şey; bazı pısikologların/psikologların, ve pısikiyatırların(psikiyatırların) akıldışı-ahlakdışı moda kölesi hallerinden, ve bilimdışı inançlarından da anlaşılacağı gibi insanları normal yapmaya çalışan birşey değildir, anormalliği normal göstermeye çalışan birşeydir; ve dünyada henüz din yoktur yani dünyada henüz, dni tanımlayan Din hadisileri'ne göre, uygun bir din yoktur, din denilenler gerçekte din değil dini inançtır; ve Nazif Ay eğer yaşamdaki mücadeleyi görmek istiyorsa Kurtuluş savaşı'na, hastahanelere, maden ocaklarına ve Afrika'ya baksın, Trt belgesel Tv'deki 'Dünyanın en zorlu okul yolları'na ve 'Su savaşları' belgesellerine baksın. Nazif Ay farkında olmadan açık ki akıldışı-ahlakdışı modayı topluma ve insanlığa örnek göstermekte, topluma ve insanlığa önder yapmaktadır. Diyorum ya; ya Neslican Tay tesettürlü biri olsaydı?


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 18.10.19/


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
HAYIR! HAYIR! Felsefe 23.08.2019