TÜRKİYE'NİN VE İNSANLIĞIN İMAMLARA HATİPLERE DEĞİL ALİMLERE ALİMELERE GEREKSİNİMİ VAR SAVIM

Dini tanımlayan, açıklayan, öğreten, bildiren Din hadisileri'ni bilmeyen ya da bilmek istemeyen birileri diyor ki 'İşte imam oldunuz, hatip oldunuz, dini öğrendiniz, haydi tamam'. 

Kuşkusuz ki onlar çıkarları, düzenleri Din hadisileri'ne aykırı, zıt olanlardır. Öyle ki onlar açıkça 'Bize aydın bir nesil değil cahil bir nesil lazım; dokuz yaşındaki kız çocuğu evlenebilir; dünya dönmüyor; aç kalırsanız karınızı yiyebilirsiniz' bile diyenlerdir. Yani açık ki Din hadisileri gider aya, onlar gider on bin yıl önceki Afrika'ya çünkü çıkarları böyledir, çünkü çıkarları alim, alime insanlar ve toplumlar değil, cehalet içindeki insanlar ve toplumlar gerektirir yoksa kendileri milyonlar, milyarlar kazanırlarken işçileri sadaka gibi ücretlerle  ve dürüstlükten yoksun olarak nasıl çalıştıracaklar? İşçi arkadaşına hakaret eden işçiyi patronu tazminatsız olarak işten çıkarma hakkına sahip; peki işçiye hakaret eden patronun elinden işi, fabrikası, işyeri, çiftliği, tarlası, bağı, bahçesi yani yaşama hakkı, geçinme hakkı alınıyor mu? Kuşkusuz ki onlar Din hadisileri'ni öğrenmek ve öğretmek istemezler çünkü o zaman işçilere haklarının verilmesi gerekir; onlar, kendileri bu dünyada bol bol alırlarken işçiye Öteki dünya diye biryeri hak arama ve mutluluk yeri olarak gösterenlerdir; kuşkusuz ki Din hadisileri yani dinin özü onları lanetlemiştir de bilmezler, anlamazlar çünkü onlar nefsi ve ihaneti kendilerine ilah edinmişlerdir, öyle ki onların hukuklarında ihanetin bir türü olan zina da yasak, suç değildir; ihanet kendini yasaklamadıktan sonra ihanet olarak neyi yasaklayacakki(yasaklayacak ki)?

İmam namaz kıldırır, ölü gömdürür; hatiplik güzel konuşmak sanatıdır.

Yani imam-hatip lisesileri ile deniliyor ki 'Namazınızı kılın, ölünüzü gömün; bizim güzel, tatlı konuşmalarımıza kanın, aldanın; asgari ücret diye verdiğimiz kırıntılarla avunun; işverenin sizi haksız ve parasız olarak işten atmasına da boyuneğin(boyun eğin); öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını bile öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı sultanlarını baştaçı etmemizi umursamayın; Atatürk'ün de dediği gibi bilimsel, ahlakçı, Türkçe, bağımsız, özgür bir Türkiye yaratmak yerine bir Abd'ye, bir Ab'ye, bir Rusya'ya göbek atmamıza takmayın; biryandan din-iman taslayıp biryandan da ahlakdışı modayı, sütyen-külot pılajları(plajları)-otelleri-havuzları, zinayı, eşcinselliği, eşcinsel evliliği bile serbest bırakmamızı sorun yapmayın; işte din budur, keyifinize bakın, başka şeylere burunsokmayın(burun sokmayın)'.

Dini tanımlayan Din hadisileri(hadisleri) diyor ki 'Din bilimdir/ilimdir; bilim yoksa din de olmaz; bilim/ilim Çin'de de olsa gidip öğrenin; alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür; dinsiz de olsalar alimlerin yeri Cennet'tir'. Yani hadis demiyor ki 'Din imamlıktır, hatipliktir; imamlık ve hatiplik yoksa din de olmaz'.

Ve, dini tanımlayan Din hadisileri yine diyor ki 'Allah; insanları etkilemek için güzel konuşmak öğrenenlerin yüzlerine Kıyamet'te yüzlerine bakmaz'. Ve hatiplik te insanları etkilemek için güzel konuşma sanatıdır.

Yani açık ki imam-hatip lisesileri(liseleri) açanlar İslamiyet'i doğru ya da iyi bilmiyorlar ya da doğru ya da iyi bilmek istemiyorlar gibi.

Yani, Din hadisileri'ne göre; imam-hatip lisesi, ilahiyat fakültesi değil; alimlik-alimelik lisesi, alimlik-alimelik fakültesi açmak gerekiyor ya da özetle 'Bilgelik lisesi', ve 'Bilgelik fakültesi'.

İşte, bu gerçeği anlayamadığı için; özelde Türkiye, genelde ise İslam dünyası Batının gerisinde kalmakta; ve üstelik te, çok acı ki, bu durumdan çıkar sağlayan bir kitle de oluşmakta, ve siyaset, özel sektör, hükümdarlık, moda, turizım(turizm), medya, mezhep, tarikat, cemaat, şeyh, ilahiyatçı, hoca efendi gibi adlarla egemen olmakta.

Gökde manevi bir güneş var; onun adı tüm insanlığı aydınlatacak olan Din hadisileri'dir ki Din hadisileri felsefeye ve bilime yani insanca insanlığa ve insanca dünyaya götürecek ışıktır.

Gerçek şudur: Nerede Din hadisileri yoksa orada din yoktur; nerede siyaset varsa orada din yoktur; nerede hükümdarlık varsa orada din yoktur; nerede özel sektör varsa orada din yoktur.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 13.10.19/


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
HAYIR! HAYIR! Felsefe 23.08.2019