BİLİMİN B'SİNDEN MANTIĞIN M'SİNDEN ANLAMAYANLARLA MÜSLÜMANLIK OLMAZ

Kendi hayal alemlerini bilim sananlar var. Dini inançların kutsal kitaplarında anlatılanları bilim sananlar var. Ve sonra da bilimden söz ediyorlar oysa bilim başkadır, dini inanç başkadır.

 

Atatürk'ten sonra Türkiye'nin hali ne ise Ali'den sonra Müslümanlığın hali de öyledir yani Atatürk'ten sonraki Türkiye ve Atatürkçüler Atatürk ile ne kadar çok alakasız, ilgisiz ise Ali'den sonra Müslümanların hali de Muhammed ile yani İslamiyet ile yani Müslümanlık ile o kadar çok ilgisizdir çünkü Muhammed 'Din ilimdir/bilimdir, bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin, alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür, alimler peygamberlerin varisileridir' demesine karşı açık ki Ali'den sonra Müslümanların genel durumu bilime sarılmak değil bilimle ilgisizliktir; bunun Arabistan'daki nedeni Emeviler'dir, bu topraklar üzerindeki nedeni de Osmanlı imparatorluğu'dur bence. Anlaşılmakta ki hükümdarlar ve siyasetçiler Müslümanlara yani toplumlarına 'Siz Arabça Kuran'ı okuyun-dinleyin, namazınızı kılın, oruçunuzu(orucunuzu) tutun, Kurbanınızı kesin, Kandilleri kutlayın, Hacca gidip, fitrenizi ve zekatını verin; gerisine karışmayın' demişlerdir; zaten hükümdarlar Müslümanlıktan anlasalardı hükümdarlığı yasaklarlardı çünkü 'Sultanlarla düşüpkalkan alimler bile hırsız olur' hadisi var; siyasetçiler Müslümanlıktan anlasalardı ya siyaset yapmazlardı ya siyaseti yasaklarlardı çünkü o hadis onlar için de geçerli çünkü siyasetin de hükümdarlıktan hiç farkı yok yani ikisi de cehalet, nefs, barbarlık, mantıksızlık, bilime aykırılık üzerine kuruludur yani ikisi de 'Din bilimdir, bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin' hadisine yani Müslümanlığın bilim ilkesine aykırıdır.

 

'Din bilimdir, bilim yoksa din de olmaz; bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin' hadisi bilimin b'sinden bile anlamayanların, mantığın m'sinden bile anlamayanların doğru Müslüman olmayacaklarını göstermektedir yani ilime sırtdönüp Müslümanlık olmaz ki İslam dünyasının Batı karşısında geriliğinin temel nedeni de Müslümanların 'Din bilimdir, bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin' hadisine uymamalarıdır. Bu nedenle ki Müslümanlar başlarına hükümdarları, siyasetçileri değil; bilim Çin'de de olsa öğrenen alimleri, alimeleri seçmelidir yani bilime, teknolojiye, insanlığa bilimsel katkı yapanları yoksa asla Batının ilerisine geçemezler, asla dünyanın önderi olamazlar.

 

Unutmayın: Hükümdarlık da, siyaset de cahilin ve nefsin arkadaşıdır yani dinin en karşı olduğu iki şeyin.

 

Açık ki İslam dünyası dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilen Müslüman aydınlar yetiştirmelidir, ve bunu yapamazsa hem Batının gerisinde kalacaktır hem de Müslümanlığın.

 

Yani açık ki bir Müslümanla bilim konuşulamıyorsa o gerçek, doğru Müslüman değildir; o Müslümanlığın istediği değil hükümdarların, siyasetçilerin istedikleri Müslüman türüdür ancak.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 24.6.19/01.45

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
HAYIR! HAYIR! Felsefe 23.08.2019