KURAN'IN İLK AYETİ OKU MU?

Bilim mantık demektir. Hadis de 'Bilim/İlim/İlm Çin'de de olsa gidip öğrenin' der.

 

Kuran'ın ilk ayeti 'İkra/Oku' deniliyor. Bu konuda, somut verilere, somut bilgilere bakmadan mantık yürütelim çünkü mantık gerçeklik konusunda gerçeğe sahip olmadan akıl yürütmektir.

 

Bir radyo kanalında Kuran okunuyor. Önce Arabça okunuyor ancak şarkı, gazel gibi söyleniyor; sonra da Türkçesi söyleniyor ancak olağan konuşma biçiminde. Yani Arabçası neden şarkı, gazel gibi söyleniyor da Türkçesi düz bir konuşma gibi söyleniyor? Öteyandan da 'Ezanı makamlı okumayın' hadisi var; yani ezanın makamlı okunmadığı bir inançta kutsal kitap neden makamlı okunsun? Kuran'da ise sureler için 'indirildi' deniliyor yani 'Şu süre şura, bu sure burada indirildi' deniliyor yani 'indirme, indirilme' durumu var. Peki Kuran Allah'tan yani gökten indirildi yani getirildi ise Muhammed'e neden 'Oku/İkra' denilsin; çünkü Kuran'ın Arabçasının şarkı, gazel gibi okunmasına bakılırsa o 'Oku' 'şarkı okumak, gazel okumak' anlamı taşır çünkü Kuran'ın Arabçasını şarkı, gazel gibi okuyanlar için 'Çok güzel okudu' deniliyor oysa Türkçesini okuyanlar için öyle denilmiyor yani açık ki 'okumak' kitap okumak gibi değil de şarkı okumak, türkü okumak, gazel okumak gibi bir durumda.

 

Peki Kuran'ın ilk ayeti 'Oku' ise bu okumak ya gökten gelen ve birşeye yazılmış bir yazıyı okumak gibidir ya da kişiye 'Kendi kafana göre, kendi kafandan oku' denilmesi gibidir ki Muhammed'in 'Ben okuma bilmiyorum' dediği savı birşeyden yazı okumak içeriklidir yani 'Ben okuma yazma bilmiyorum' anlamlıdır yoksa Muhammed kendi kafasından okumayı bilmiyor anlamlıdır ki bu durumda 'Kuran'ı Muhammed yazdı' savı doğruluk kazanır oysa Kuran'ı Muhammed'in yazmadığı ileri sürülmektedir öyle ise 'Oku' sözü gökten gelen bir yazıyı okumak anlamlıdır, içeriklidir. Eğer 'Oku/İkra gökten gelmiş ve birşeye yazılı bir yazıyı okumak ise Muhammed 'Neden yazıyı bana vermiyorsunuz?' dememiştir çünkü Yahudilik dini inançının peygamberi(dinderi) olan Mose'ye(Musa'ya) ilahının On emiri sava göre ilah tarafından, bir mermeye yazılı olarak verilmiş yani Kuran gökten birşeye yazılı olarak Muhammed'e okutuldu ise neden Muhammed'e verilmemiştir ki üstelik bu büyük bir mucize olurdu ki Muhammed için birçok mucize ileri sürülmektedir yani mucize İslamiyet dini inançına yani Muhammed'e aykırı birşey olmazdı eğer Kuran'ın yazılı olduğu nesne Muhammed'e verilseydi, Muhammed onları evinde ezberlese idi yani sureler yazılı iseler yazılı oldukları şeyler Muhammed'e neden verilmemiştir tıpkı On emir'in yazılı olduğu mermerin Mose'ye verilmesi gbi?

 

Eğer Kuran Muhammed'e yazılı olarak gösterilseydi ve okuması, ezberlenmesi istenilseydi, bu durumda 'Oku' değil 'Öğren' ya da 'Ezberle' denilmesi gerekmez miydi? Ve yine; eğer Muhammed'e Kuran birşeye yazılı olarak değil de Muhammed'in doğrudan ruhuna verilmesi olanaklı olmaz mıydı ilk iki insan oldukları ileri sürülen Adam(Adem) ile Eva'ya(Havva'ya) ilahın ruh üflenmesi gibi?

 

Yani bir çelişki var: 'İkra' ya yazılı birşeyi okumaktır ya da şarkı, türkü, gazel söylemek gibi bir okumaktır. Eğer yazılı birşeyi okumak ise Kuran'ın Arabçası neden bir kitap gibi değil de şarkı, gazel gibi okunmaktadır? Yani açık ki 'İkra'nın yazılı birşeyi okumak olması ile günümüzde Kuran'ın şarkı, gazel gibi okunması çelişki olmaktadır ki Kuran yani Arabça kitap okur gibi, düz biçimde okunamaz mı yani Kuran düz yazılı bir kitap değil de bir şarkı, gazel kitabımıdır da şarkı, gazel gibi okunmaktadır ki şiir kitabı bile şarkı, gazel gibi okunmaz yani şiir kitabını yani şiiri güzel okumak şarkı, gazel gibi okumak değil güzel okumaktır.

 

Muhammed'in okuma-yazma bilmediği ileri sürülmektedir ancak Muhammed'in İslamiyet'ten önce, iyi bir şair olduğu, şiirler yazdığı ve şiir yarışmalarında şiirlerinin birinci geldiği ve birinci gelen şiirlerinin Kabe duvarına asıldığı da Müslüman bazı kaynaklarca ileri sürülmektedir ki bir peygamberin okuma-yazma bilmesi neden yanlış, kötü, zararlı ya da ayıp olsun?

 

Yani 'İkra' konusunda iki konu vardır:

1- İkra yazılı birşeyi yani bir ilah tarafından gönderilmiş bir yazıyı okumak mıdır ki sureler konusunda 'İndirildi' denilmesi bunu göstermektedir.

2- İkra günümüzde Kuran'ı şarkı, gazel gibi ve kafadan, ezberden, insana ait bir okumayı mı anlatmaktadır ki bu durumda Kuran'ın Türkçe açıklaması, Türkçe çevirisi de neden şarkı, gazel gibi okunmamaktadır, söylenilmemektedir yani örnek ki İngilizce bir müzik sözü Türkçede de müzik sözüdür.

 

Yani 'İkra' denilince Muhammed'in düz bir yazı okur gibi okuması mı istenmiştir yoksa bir şarkı, gazel gibi okuması mı? Düz bir yazıyı okumak gibi okuması istenmişse Kuran'ın Türkçe çevirisi düz bir yazı gibi okunurken Arabçası neden şarkı, gazel gibi makamlı okunmaktadır?

 

Yani 'Ömer Kuran'ı güzel okurdu' denilmesi Kuran'ı tatlı, hoş bir dille okurdu' demek mi idi yoksa 'Şarkı, gazel gibi okurdu' demek mi idi?

 

Örnek ki Trt 1 televizyonunda 'Kuran'ı güzel okuma yarışması' diye bir yarışma var; 'Kuran okurken ağlamıyorsanız Kuran'ı okumuş olmazsınız' hadisine karşın ben o yarışmada ağlanıp kuran okunduğunu görmedim; ve o yarışmada Kuran şarkı, gazel gibi makamlı söyleniyor yani 'okunuyor'; öteyandan ise 'Ezanı makamlı okumayın' diye hadis de var yani ezan makamlı okunmuyorsa Kuran makamlı hiç okunmaz. Yani bu durumda insan 'Acaba Emeviler ve Osmanlı zamanında İslamiyet'e zarar mı verildi?' diye düşünüyor çünkü biliyorsunuz Türklükte de, Müslümanlıkta da, insanlıkta da olmamasına karşın Osmanlı hanedanlığında, öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını bile öldürten sultanlar vardı ve günümüzde de o sultanları baştaçı eden ve Türk ve Müslüman olduklarını ileri süren tuhaf insanlar var.

 

Öteyandan hadis 'Din bilimdir/ilimdir/ilmdir, bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin' diyor ve bilim şarkı, gazel gibi okunmaz. Yani bu durumda açık ki bir tuhaflık var ve bu tuhaflık da ya Emeviler'den ya Osmanlı'dan kaynaklanmaktadır ya da ikisinden de.

 

Yani istenirse Atatürk'ün Nutuk kitabı da şarkı, gazel gibi okunabilir; istenirse fizik, kimya, matematik, tıp dersileri(dersleri) de şarkı, gazel gibi verilebilir ancak doğru olmaz çünkü bilim bilimdir, müzik ya da sanat değil. Acaba birileri İslamiyet'e ya da Müslümanlığa nefsi ya da kendi nefslerini mi katmaya çalışmaktadır?

 

Trt 1'deki o 'Kuran'ı güzel okuma yarışması' da İslamiyet'e açıkça aykırıdır çünkü anlama değil dış güzelliğe yani nefse yöneliktir çünkü Arabça yani Türklerin dilinde değil yani o yarışma açıkça 'Dinle ancak anlama' diyor ki bu da İslamiyet'in amaçına(amacına), ruhuna, özüne aykırıdır çünkü İslamiyet bir yarışma ya da bir güzel ses yarışması değil 'anlama'dır.

 

Şu gerçek ki İslam dünyası Batı dünyasının ilerisinde olmak istiyorsa ezberlemek değil düşünmek zorundadır ancak açık ki bazıları düşünmeyen, yalnızca ezberleyen ve boyuneğen bir İslam toplumu istemektedir oysa hadis 'Din bilimdir, bilim yoksa din de olmaz' ve 'Alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür' diyor.

 

Ben İslam dünyası dini tanımlayan Din hadisileri'ne sarılırsa Batının bile ilerisinde olacağını, ve insanlığın bilim, teknoloji, huzur, barış, güven, medenilik, insanlık merkezi ve önderi olacağını düşünüyorum ve savunuyorum çünkü ahlakla iplerini tümden koparmış bir Batının insanlığın merkezi ve önderi olması olasılığı artık çok düşük. Bence İslam dünyasının başına cehalet ve nefs içindeki siyasetçiler, hükümdarlar değil felsefe, bilim, ve Din hadisileri'ni bilen önderler gerek, İslam dünyası bunu anlamalı artık yani İslam dünyası 'İkra'ya kendi yüzünü de çevirmeli.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 20.6.19/00.17