HİÇ ÖLMEYECEKMİŞ GİBİ ÇALIŞ HADİSİNE BİLİM VE TEKNOLOJİ ÜRETMEK DE DAHİL SAVIM

Birileri İslamiyet dini inançını(inançını) kültür içeriğinden koparıp yalnızca ibadete eşitlemeye çalışmakta.

Bu nedenle ki İmanın şartları'na ve İslam'ın şartlarına bakılırsa bu şartların dini tanımlayan, anlatan, öğreten, açıklayan Din hadisileri'ni yani asıl İslami kültürü hiç içermediği görülür.

İmanın şartları denilen şartlar şunlar:
1- Allah'a iman.
2- Meleklere iman.
3- Kitaplara iman.
4- Peygamberlere iman.
5- Ahirete iman.
6- Kadere iman.

İslam'ın şartları denilen şartlar şunlar:
1- Kelimei sehadet getirmek yani 'Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü' demek.
2- Namaz kılmak.
3- Oruç tutmak.
4- Zekat vermek.
5- Hacca gitmek.

İman ne? İnanmak, demek. İslam ne? Müslüman olmak demek. Öyle ise bunları ayırmak neden? Çünkü Allah'a inanmak olmadan namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek, hacca gitmek nasıl olacak? Ve zaten Allah'a inanmak Kelimei şehadet'i söylemek, Kelimei şehadet'i söylemek Allah'a inanmak değil mi yani İmanın şartları'na uymak İslam'ın şartlarına da uymaktır.

Öteyandan(Öte yandan); hacca gitmek büyük bir para miktarı ile yapılabilen birşey; yani Müslümanlığı paraya bağlamanın, yalnızca parası olanların olabileceği birşey yapmanın nesi İslam ya da din? Din zengin, fakir, herkese açıktır yani kimseye 'Dinli olmak istiyorsan, şu kadar para harcayacaksın' ya da 'Biravuç(Bir avuç) para verip şuraya gidip geleceksin' demez.

Bir de dini tanımlayan Din hadisileri'ne bakalım. Din hadisileri diyor ki 'Din bilimdir/ilimdir, ahlaktır, vicdandır, merhamettir, dürüstlüktür, adilliktir, tarafsızlıktır, medeniliktir, nefssizliktir, inzivadır yani dünyayı aşmışlıktır'. Peki bunların hangisi İmanın şartları'nda ve İslam'ın şartlarında var? Hiçbirinde. Yani dini tanımlayan tanımlar ne İmanın şartları'nda var, ne İmanın şartları'nda, peki öyle ise bu nasıl din?

Müslümanları sürekli, akıldan, mantıktan, bilimsellikten, kültürden uzak tutmaya çalışanlar var. Örnek ki 'Bilim/İlim Çin'de de olsa gidip öğrenin' hadisini; 'O bilim/ilim bildiğiniz bilim değil, Allah bilimi/ilimi, o hadis sizin bildiğiniz bilimi kastetmiyor' diyorlar ancak anlamadıkları şey şu: Müslümanlara göre kafir olan Çin'de Allah iliminin ne işi var yani Allah ilimi kafir olan Çin'de neden öğrenilsin, nasıl öğrenilecek?

Müslümanları akıldan, mantıktan, bilimsellikten, kültürden uzak tutmaya çalışanların bir çabası da 'Hiç ölmeyecekmiş gibi çalış, yarın ölecekmiş gibi ibadet et' hadisinde görülmekte. O kişiler ya da çevreler diyorlar ki bu hadiste sözü edilen çalışmak 'Beden işi, geçim işi gibi işler yapmak' yani ekmekparası(ekmek parası) kazanmak gibi işlerdir yani beyin işlerini Müslümanlardan, Müslümanları da beyin işlerinden uzak tutmaya çalışıyorlar yani istiyorlar ki Müslümanlar, İslam dünyası bilimde ve teknolojide geri kalsın. Ancak gerçekte bu hadisteki 'çalışmak' bilim/ilim ve teknoloji üretmeyi de içermektedir çünkü hem bunlar da çalışmaktır hem de 'Bilim/İlim Çin'de de olsa gidip öğrenin' hadisi 'çalışmak' kavramına bilim ve teknoloji üretmenin de dahil olduğunu söylemektedir.

Öteyandan; 'Dinsiz de olsalar alimlerin yeri Cennettir' hadisi de; İslamiyet dini inançında önemli olanın Allah'a inanmak değil bilim/ilim, alimlik, alimelik, bilgi olduğunu göstermekte ki 'Alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür' hadisi de bunu doğrulamakta.

Yani gerçek ki İmanın şartları, ve İslam'ın şartları denilen şartlar İslamiyet dini inançını yansıtmamaktadır, öğretmemektedir. İslamiyet dini inançını da, dini de öğreten tek şey dini tanımlayan Din hadisileri'dir yani İslamiyet dini inançının da, dinin de gerçek şartları dini tanımlayan Din hadisileri'dir.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 27.9.19/00.14

 

(Öteki yazılarım ve şiirlerim (siir-defteri.com) sitesinden okunabilir.)