ERDOĞAN'DAN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER 2019 EYLÜLÜNDE BOŞ SÖZLER

Akp başkanı Erdoğan görülen ki siyasi konuşma uzmanı/ustası ancak düşünür(filozof), alim, bilge değil, ve anlaşılan ki ya da görülen ki olmak da istemiyor çünkü bir söylediği bir söylediğini tutmuyor, herşeyden önce oysa düşünürlük, alimlik, bilgelik mantık ve tutarlılık gerektirir öncelikle.

Ve görülmekte ki kitap okumayı pek sevmeyen Erdoğan gezmeyi ve konuşmayı çok sevmekte oysa alimlik oturmayı ve okumayı, yazmayı çok sever. Erdoğan çok konuşmakta ancak ortada ki felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri açısından boş konuşmakta; örnek ki 'Lozan zafer değil hezimettir; Dil devrimi milletin can damarını kopardı', 'Türkçe ile felsefe ve bilim olmaz', 'İki ayyaş' gibi şeyler dedi ki bunlar boş, anlamsız, gerçekdışı, mantıkdışı sözler örnek ki Erdoğan 'özgürlük'ün anlamını Türkçeden başka hiçbir dilde bulamaz öyle ki 'Freedom, hürriyet, serbestlik' sözcükleri bile özgürlük sözcüğüne aykırıdır.

Akp başkanı Erdoğan güzel ya da etkileyici konuşmayı doğru konuşmak sanıyor gibi yani münazarada üstün gelmeyi başarı saymakta gibi.

Erdoğan 2019 eylülünde Birleşmiş milletler'de yine ezbere, yine boş, yine bilimsel değil münazaralık konuştu; boş sözler etdi(etti). Akp yandaşı, dalkavuk medyada 'Erdoğan'dan Birleşmiş milletler'de tarihi sözler' falan; yok öyle şeyler, tarihi konuşma falan yok; sözler hiç de tarihi değil; sözler ezbere, anlamsız, gereksiz, çözümsüz, sonuçsuz, boş sözler, felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri açısından.

Siyaset boş konuşmaktır zaten çünkü siyaset felsefeye de, bilime de, dini tanımlayan Din hadisileri'ne de, insanlığa da aykırıdır çünkü cehalet ve nefs üzerine kuruludur; siyaset alim, alime yapmaz. Siyaset kitap bile okumayan insanların getirdiği bir iktidardır.

'Dünya beşten büyüktür' gibi tuhaf bir söz söyledi yine; İslamofobinin saçma olduğunu söyledi; dünyada en büyük adaletsizliğin İsrail'in Filistin'e yaptığını söyledi, falan.

Öncelikle; dünya beşten büyük değildir; çünkü nitel olan 1, nicel olan 1000'den bile büyüktür, ve şu an dünyada nitel olan dünya değil, o beş.

Dünya beşten büyük ise; bu durumda, öteki dinin inançların toplamı da İslamiyet dini inançından(inancından) büyük olur.

Arab dünyasına bakalım; son elli yılda bilime, teknolojiye, sağlığa, demokrasiye, barışa ne katkıda bulundu? Tek yaptığı savaş ve terör oysa dini tanımlayan Din hadisileri'ne sarılsaydı dünyanın bilim, teknoloji, demokrasi, barış, medeniyet, insanilik merkez olurdu.

Dünya beşten büyük olsaydı; üç-beş metrelik temeli yıkıldı diye yüz katlı gökdelen yıkılmazdı. Dünya beşten büyük olsaydı; bir toplu iğne koca bir balonu patlatamazdı. Dünya beşten büyük olsaydı; bir kibrit çöpü koca bir ormanı yakamazdı. Dünya beşten büyük olsaydı; tıbbın merkezi Abd olmazdı. Dünya beşten büyük olsaydı; örnek ki kansere karşı ilaçlar tek bir devlet olan Abd'den değil, onlarca devletin olduğu Afrika'dan gelirdi. Dünya beşten büyük olsaydı; küçücük bir mıh koca bir ülkeyi kurtarmazdı; sayıca ya da nicelik olarak büyüklük önemli olsaydı Kurtuluş savaşı'mızda başarılı olamazdık. Dünya yüzölçümü olarak beş ülkeden büyüktür ancak görülmekte ki akıl olarak büyük değil, ve akıl bedenden üstündür yani iş cüssede değil beyinde. Yani iş büyük olmakta değil, öz olmakta, doğru olmakta.

Dünyada en büyük adaletsizlik İslam ülkelerinde Müslümanların Müslümanlara yaptığı adaletsizliktir. Dünyada en büyük zulüm İslam ülkelerinde Müslümanların Müslümanlara yaptığı zulümdür; Erdoğan adaletsizlik, zulüm görmek istiyorsa örnek ki İran'a, Suudi Arabistan'a, Taliban'a yani Afganistan'a, Işid'e, Boko haram'a baksın. Akp'nin Bop eşbaşkanlığı döneminde Abd kaç milyon Müslüman öldürdü, ona baksın.

İran'da, Suudi Arabistan'da idam, şeriat, din adı altında yapılan vahşete baksın; Afganistan'da Taliban'ın vahşetine baksın, Işid'in vahşetine baksın, Boko haram'ın vahşetine baksın; onların Müslümanlara yaptığı adaletsizliği, vahşeti dünyada başka kim yapıyor?

Afganistan'da, Irak'da, Suriye'de, Libya'da, Afrika'da son on yılda Müslümanlar kaç milyon Müslümanı öldürdü biliyor musunuz? Şu an dünyada en çok öldürülenler Müslümanlar, ve ne yazık ki onları savaş ve terör gibi şeylerle öldürenler de Müslüman.

Erdoğan ezbere, şablon konuşmak yerine gerçeklere ve doğrulara değinmeli; ve demeli ki İslam dünyası dini tanımlayan Din hadisileri'nden ayrıldığı için şu an kendisinin en büyük düşmanı; İslam dünyası için de, tüm dünya için de tek çözüm, tek doğru dini tanımlayan Din hadisileri yönetimidir, egemenliğidir; İslam dünyası da, tüm dünya da Din hadisleri'nde birleşmeli, insanca bir dünya için tek yol budur, barış-huzur-güven dolu bir dünya için tek yol budur; tüm dünyayı Din hadisileri'ni incelemeye ve kabul etmeye çağırıyorum'. Evet; Erdoğan'ın demesi gereken tek şey bu.

Siyasetle İslam dünyası ilerlemez, geriler; İslam dünyası da, tüm insanlık da ancak Din hadisileri ile ilerler ve yükselir. İslam dünyası da, tüm insanlık da bunu anlamalı artık.

Erdoğan şunu anlamalı ki şu an Müslümanlara Müslümanlardan başka en büyük adaletsizliği yapan yok; Erdoğan şunu anlamalı ki şu an Müslümanlara Müslümanlardan çok zulüm eden yok.

Erdoğan Trt belgeseldeki belgesellere baksın; Asya'da, Afrika'da yemekleri parmakları ile yiyen Müslümanlar var; ellerini nasıl yıkadıkları, sabunları var mı yok mu, o da belli değil. Neden onlara Kurban eti yanında bir de çatal, kaşık verilmiyor? O belgeselleri çeken Türkler, Müslümanlar neden onlara çatal, kaşık da götürmüyorlar? 'Haydi, Afrika'daki Müslümanlara 'Çatal, kaşık kampanyası' başlatın; ancak 21. yüzyılda bu açık ki Muhammed gibi dahi bir peygamberi, önderi, lideri olan bir topluma ayıp olmaz mı? Müslümanları 21. yüzyılda parmakları ile yemek yerken gösteren belgeselcileri de ayrıca bir sorgulamak gerekir, vicdanları hiç sızlamıyor mu acaba.

Erdoğan demiş ki 'Nükleer güç ya herkes için yasak ya herkes için serbest olmalı'. Ne kadar da yanlış bir söz çünkü nükleer güç yani nükleer silah her ülke için yasak olmalı; yani Erdoğan'ın mantığı 'Zina erkekler için suç değil, kadınlar için neden suç, öyle ise kadınlar için de suç olmasın' deyip zinayı tümden serbest bıraktıranlara benziyor oysa zina herkes için suç olmalı.

Erdoğan demiş ki 'Hazreti Mevlana'nın adaleti; hakları ve ödevleri gerektiği gibi paylaştırarak herkese hakkını vermektir'. Erdoğan bunu söyleyeceğine keşke 'Din bilim/ilim ve ahlaktır; bilimde ve ahlakta birleşelim; akıldışı-ahlakdışı modayı, ahlakdışı sanatçılığı, magazin yayınılarını(yayınlarını), medyanın ahlakdışı ünlüleri övmesini, ahlakdışı turizımı(turizmi), zinayı, eşcinselliği, tıravestiliği(travestiliği), kamusal alanlarda ahlaka aykırı giyimi, sex shopları, sıtriptiz(striptiz) kulübülerini(kulüplerini), diskotekleri, barları, pavyonları, genelevleri, ahlakdışı medyayı, medyada yandaşlığı, kamu mallarını satmayı-özelleştirmeyi, siyaseti, özel sektörü yasaklayalım' deseydi.

Erdoğan demiş ki 'Dünyanın şanslı bir azınlığı dijital teknolojiyi, robotları, yapay zekayı obeziteyi tartışırken, 2 milyarı aşkın insanın yoksulluk, 1 milyara yakın insanın açlık sınırının altında yaşıyor olması çok acıdır'. Oysa obezite şans değildir; ve obezler az yerse açlar doymaz, obezler az yerse Afrika doymaz çünkü açları da, Afrika'yı da doyuracak olan şey birilerinin az yemesi değil demokrasi, laiklik, bilimselliktir; açları, yoksulları, Afrikayı doyuracak olan şey örnek ki Türkiye'de asgari ücretin 2.000 Tl gibi komik olması ya da zayıflaması değildir. Afrika'da hertürlü(her türlü) doğal olanak ve yeraltıı zenginliği var ancak olmayan tek şey demokrasidir, bilimselliği önleyen demokrasi; Afrika'da yemekleri parmakları ile yemenin sorumlusu Batıdaki obezler değildir çünkü en azından tahta kaşıklar yapabilirler yani demek ki sorun insanları tembelliğe yönelten bilimdışı inançların varlığı ve bilimsel egemenliği sağlayacak demokrasinin yokluğudur; Afrika'ya demokrasi sağlayın, dünyanın birinci ekonomisi olur. Abd'deki tüm obezler bir yıl hiç yemek yemeseler dünyadaki tek bir açın bile karını(karnı) doymaz; köpekler bile insanlar yemek yedikçe doyarlar; obezler yediklerini bedava yemiyorlar, parasını verip de yiyorlar, o paralar ile neden açlara, yoksullara yardım etmiyor kapitalistler, özel sektör? Yani açların doyması birilerinin aç kalmasına bağlı değildir; demokrasiye bağlıdır çünkü demokrasi demek toplumsal/genel çözüm demektir. Afrika'ya Kurban eti, gıda yardımı, para yardımı değil; önce demokrasi gerek ak bunun için Erdoğan'ın önce kendi ülkesinde demokrasiyi sağlaması yani Güçler ayrılığı'nı sağlaması gerek. Ancak tuhaf ki Erdoğan 'Demokrasi tıramvaydır/tramvaydır, istediğim durakda/durakta inerim' demişdi/demişti yani 'terk ederim' demişdi. Peki cumhurbaşkanlığı külliyesi'nin israfa varan aylık gıda gideri ve israfa aylık genel gideri ne kadar? Peki Erdoğan'a uçak hediye eden Katar emiri ya da Katar dünyadaki açlara, yoksullara ne vermiş acaba? Peki Erdoğan her yıl kaç ton aşurenin çöpe atıldığını biliyor mu acaba?

Erdoğan demiş ki 'Bu kürsüden yıllardır insanlığın kaderinin sınırlı sayıdaki ülkenin ihtiyarına bırakılamayacağını söylüyorum'. 'İhtiyar' bildiğim kadarı ile, ve Türk dil kurumu sözlüğü'ne göre 'yaşlı' demek oysa Erdoğan'ın kendisi genç mi, ve bilgelik için yalnızca bilgi yetmez, deneyim yani yaşlanmak da gerekir. Yani Erdoğan eğer 'ihtiyar'ı yaşlı anlamında söylemişse yani genç olmayı çözüm olarak görmüşse yanlış demiş demektir çünkü çözüm gençlerde, gençlikte yani biyolojide değil dini tanımlayan Din hadisileri'nde, felsefede, bilimde, düşünürlükte(filozoflukta), alimlikte, alimelikte, bilgelikte, yani 'Akıl yaşta değil baştadır' sözü 'Akıl yaşlılarda değil gençlerdedir' demek değil. Ve Erdoğan bilmeli ki yaşlılar değil gençler savaşır yani felsefe, bilim ve Din hadisileri sahibi olmak içeriği dahilinde söylersem deneyim(tecrübe) yani yaşlılık gençlikten üstündür. Cehalet içinde genç olmaktansa bilgelik içinde yaşlı olmayı yeğlerim.

Afrika'ya hiç değilse Kurban eti değil; güneş panelileri(panelleri) ve dalgıç pompalar gönderin, daha çok yararlı olur onlara; çıkaracakları su ile hem ziraat yaparlar hem de yiyecekleri hayvanları kendileri beslerler. Peki Erdoğan ya da Akp Afrika'ya bugüne kadar kaç tane güneş paneli ve dalgıç pompa hediye etmiş acaba?

Siyasetle bu dünya yönetilmez; bu dünya ancak dini tanımlayan Din hadisileri ile yönetilir.

Bir de 'İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır' demiş birileri.

Afrika et değil, demokrasi istiyor. Afrika obezlerin az yemesini değil, demokrasi istiyor.

İşe yarayan bir; işe yaramayan milyondan büyüktür. Tavadaki bir kuş, havadaki on kuştan iyidir.

Belli ki Erdoğan'ın ya da 'Emir-komuta merkezim bana rahip elbisesi giy dese giyerim' dediği ünlü 'Emir-komuta merkezi'nin söyleyebileceği birşey kalmamış artık çünkü artık bilimsel değeri, bilimsel anlamı olmayan hep aynı şeyler yinelenmekte(tekrarlanmakta) artık.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 25.9.19/00.18


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (5) Felsefe 04.12.2019
İşin aslı öyle değil- Defol ALEXİ !  Felsefe 30.11.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019