PLAJLAR GENELEVLER OTELLER NASIL YERLİ VE MİLLİ OLACAK?

Önceleri 'Yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı' deniliyordu. Çünkü açık ki döviz sorunu yani ekonomide zorluklar vardı.

 

Sonra 'Yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı' kalktı, unutturuldu çünkü ülkeye yabancı şirketler doluşmuşdu(doluşmuşdu), doluşturulmuşdu(doluşturulmuştu).

 

Şimdi yine 'Yerli ve milli olacağız' deniliyor. Anlaşılan ki yine döviz sorunu, ekonomik zorluklar var.

 

Anlaşılan ki 'yerli ve milli olmak' hep mal ile, ekonomi ile yani nicelik ile ilgili.

 

Ancak asıl 'yerlilik ve millilik' olması gereken yer unutuluyor ya da önemsenmiyor: Beyin, ruh, dil.

 

'Yerli ve milli olmak'tan söz edenler devlet kurumularında(kurumlarında) bile 'Hijyen, etik, aktivite, misyon, vizyon, pılasman/plasman, performans' yabancı sözcüklerini kullanıyorlar. Yani demek ki 'yerli ve milli olmak' yalnızca cep/ceb ile ilgili ve sınırlı; siyasetin ve özel sektörün cehaletinden ya da bencilliğinden olsa gerek.

 

Hem 'Türkçe ile felsefe ve bilim olmaz, Türkçeyi bırakalım', 'Lozan zafer değil hezimet', 'İki ayyaş' gibi sözler diyorlar hem de yerli ve milli olmaktan söz ediyorlar. Demek ki mantıktan da, Türkçeden de anlamıyorlar; 'Para bizde, güç bizde, ne dersek o olur' havasındalar. Yani bilimsel, mantıklı, tutarlı değilseniz nedir bu havalar? 'Osmanlıcıyız güçlüyüz; İslamcıyız haklıyız' havası ise ne Osmanlıcı olmak ne de İslamcı olmak bilimin, mantığın, doğrunun, gerçeğin efendisi olmak değildir. Zaten Osmanlıcılık ile İslamiyet te birlikte olmaz çünkü bebek kardeşlerini, çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı hanedanlığı'nı savunmak Türklükle de, din ile de, insanlık ile de bağdaşmaz. Demek ki kafalarına göre bir türkü tutturmuşlar gidiyorlar.

 

'Yerli ve milli olmak'tan söz ediyorlar; ortalık ahlakdışı, Türklüğe aykırı, Müslümanlığa aykırı moda dolu; pılajlar(plajlar) bikini, mayo adı altında sütyen-külot çıplaklar dolu; eşcinsel evlilik bile serbest; zina bile serbest; ortalık masaj salonu, sıpor(spor) salonu, bar, pavyon, genelev, sıtriptiz(striptiz) kulübü, diskotek, meyhane, gazino, medya, otel adı altında ahlaka aykırı mekanlar dolu. Bir kültür dünyası olması gereken turizım(turizm) çıplaklar dünyası oldu. Sokaklar açıksaçık, daracık giyimli bayanlar ile dolmakta. Yani ülke altıtophaneüstüşişhane(altı tophane, üstü şişhane' gibi bir durum içinde. Yani bunun neresi yerli ve milli? Yani demek isteniyor ki yerli ve milli kapitalistlerin, sömürgenlerin mallarını satın alın ancak gerisinde yerli ve milli olmasın; yani 'yerli ve milli' dedikleri de kapitalistlerin, sömürgenlerin malları yani devlet malı değil çünkü devlet ekonomisi çökertilmiş yani hem yerli ve milli olmaktan söz ediyorlar hem de asıl yerlilik ve millilik olan devlet ekonomisini yok ediyorlar. Yani nerelerinden bakılsa mantıksızlık ve tutarsızlık yani demek ki bunlar mantıksızlığı ve tutarsızlığı yerli ve milli yapmak istiyorlar gerçekte.

 

'Milli' sözcüğü bile yerli değil yani Türkçe değil, Arabça. Arabça ve Arablar ne zamandır yerlisi ve millisi oldular Türkiye'nin?

 

Yani anlaşılıyor ki bunlar işlerine gelene 'Yerli ve milli' diyorlar, işlerine gelmeyene de 'yerli ve milli' demiyorlar. Yani 'Türkçe ile felsefe ve bilim olmaz, Lozan zafer değil hezimet' dedikten sonra neleri yerli ve milli olabilir bunların?

 

'Yerli ve milli olacağız' demek kolay. Bunu ekonomiye sığdırmak da kolay. Ancak yerli ve milli olmak genel olmalı; her alanda olmalı.

 

Türkçeyi ve ahlakı dışladıktan sonra, Atatürk'e düşman olduktan sonra, yerli ve milli olsan ne olur, olmasan ne olur. Zaten bugün 'yerli ve milli' denilen fabrikaların, şirketlerin yarın yabancılara satılmayacağının da güvencesi yok. Yani bugün bakarsın Ali'nin fabrikasıdır, yarın bakarsın Hans'ın fabrikasıdır. Yerli ve milli olunmak isteniyorsa önce Atatürk'e, Lozan anlaşması'na, devlet ekonomisine, Türkçeye ve ahlaka sahip çıkılmalıdır; bu ülkenin temel yerlisi ve millisi asıl bunlar işte.

 

Anlaşılıyor ki bunlar para getiren, cep dolduran şeylere 'yerli ve milli' diyorlar; para getirmeyen, cep doldurmayan şeylere ise yerli ve milli demiyorlar.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 17.6.19/06.04

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (5) Felsefe 04.12.2019
İşin aslı öyle değil- Defol ALEXİ !  Felsefe 30.11.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (3) (4) Felsefe 04.10.2019
GERÇEĞİN TEŞHİSİ (1) (2) Felsefe 24.09.2019
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019