ZEKİ MÜREN LİSESİ'NİN ADI DEĞİŞTİRİLMELİ SAVIM

Bu ülkede delirmemek elde değil.

Biryanda(Bir yanda) 'Vatan, millet, din, iman, Türklük, milliyetçilik' söylemleri; biryanda da bunlara zıt şeyler; örnek ki zina serbestliği, genelev yani fuhuş serbestliği, eşcinsellik ve eşcinsel evlilik serbestliği, bikini/mayo yani sütyen-külot ortalıkta dolaşmak serbestliği, kamusal alanları pavyona çeviren ahlaka aykırı giyim serbestliği, kamusal alanları tımarhaneye çevren akıldışı moda serbestliği, sıtriptiz(striptiz) kulübü serbestliği, diskotek serbestliği, bar/pavyon serbestliği, pirsing serbestliği, dövme serbestliği, astroloji serbestliği; yani akıla ve ahlaka aykırı ne varsa var.

Sonra da ''Vatan, millet, din, iman, Türklük, milliyetçilik' söylemleri.

Rastlantı sonuçu(sonucu) internette gördüm de inanmak istemedim: Bursa'da 'Zeki Müren Güzel sanatlar lisesi' diye bir lise varmış. 

Bir de okulun internet sitesinde Atatürk fotoğrafı ve Türk bayrağı var; üzerinde bir de 'Milli eğitim bakanlığı' yazıyor. İnternet sitesinin sağ üst başında bir de Atatürk ve Türk bayrağı var yani okul yani okulun adı bir de Atatürk ve Türk/Türkiye bayrağı korumasına alınmış.

Okul internet sitesindeki 'Tarihçe' bölümünde bir de 'Eğitim öğretim mazimiz' demiş; bir de internet sitesindeki bir bölümün adı da 'Misyonumuz ve Vizyonumuz'; mazi Arabça sözcük, 'Misyon' ve 'vizyon' ise Fıransızca sözcükler; yani okul o kadar duygulu ki Türkçe yerine Arabçayı ve Fıransızcayı(Fransızcayı) yeğlemiş, sonra bir de öğretimden ve eğitimden söz ediyor; Arabça ve Fıransızca ile mi öğretim ve eğitim yapacak, Türkçe varken? Gerçek ki mantık içermeyen sanat güzel de olsa yanlış yoldadır.

Okul 1990 yılında açılmış ancak adı o zamanlar 'Anadolu güzel sanatlar lisesi' imiş. Okulun 'Tarihçe' bölümünde şu yazılı: '2003 yılında ‘Sanat Güneşi’miz Zeki Müren’ in mirasından yararlanılarak Mehmetçik Vakfı ve Türk Eğitim Vakfı’nın yardımlarıyla yaklaşık 8000 m2 üzerine kurulan ve adını da büyük sanatçının isminden esinlenerek Zeki Müren Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi olarak değiştiren okulumuz, 2008-2009 Eğitim-Öğretim Yılından sonra bünyesine dâhil olan spor bölümü ile Zeki Müren Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi adı altında halen bu modern binasında eğitim-öğretim vermeye devam etmektedir.'.

Yani okulun adı 2003 yılında 'Zeki müren güzel sanatlar lisesi' olarak değiştirilmiş; neymiş, Zeki Müren'in mirasından yararlanılmış, falan filan; peki ya Matild Manukyan ya da Lady Gaga okul yapılsın diye bağış yapsaydı; 'Para paradır' deyip alır mıysınız; görünen ki herhalde alırmışsınız. Bir de şöyle denilmiş: 'Mehmetçik Vakfı ve Türk Eğitim Vakfı’nın yardımlarıyla' diyor; ve deniliyor ki bir de 'adını da büyük sanatçının isminden esinlenerek Zeki Müren Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi olarak değiştiren okulumuz' yani görünen ki Zeki Müren 'Benim adıma bir lise kurun' falan dememiş; bu işi, sorsan 'Elhamdülillah Müslümanız', 'Türküz' diyecek olanlar kendi gönüllerinden, kendi ruhlarından yapmışlar. Bir de; Mehmetçik vakfı'nın ve Türk eğitim vakfı'nın bu işe karışmasını anlamak zor çünkü ne zamandır eşcinsellik yani ahlaka aykırılık yani İslam'a aykırılık yani dine aykırılık Mehmetçik ile, Türklükle ve eğitim ile yanyana gelmeye başladı? Zeki Müren eşcinsel olduğunu yani ahlaka yani Müslümanlığa yani dine ve Türklüğe aykırı olduğunu söylüyor ve siz onun adına okul açıyorsunuz, ve bunu bir de 'Türküm, Müslümanım' diyen Mehmetçik kültürü ve Türklük kültürü ile yapıyorsunuz. Yani durum açık ki Nasrettin hoca'ya dönmüş ülkede yani 'Parayı veren düdüğü açar', 'Parayı veren, ülkede adına okul da açar, cami de açar' durumu oluşmuş durumda.

Okulun internet sitesinin 'Tarihçe' bölümünün sonunda bir de şöyle denilmiş: 'İki derslikli bir Anadolu Güzel Sanatlar Lisesinden bu modern binaya kavuşmamızı sağlayan ZEKİ MÜREN’ i rahmet ve minnetle anıyor, Türk Eğitim Vakfı ve Mehmetçik Vakfı yöneticilerine, kurulduğu ilk günden bu güne emeği geçen tüm öğretmen ve idarecilerimize sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.'. Yani Zeki Müren'i 'rahmet' ile anıyorlarmış, bunların ya İslamiyet'ten, Müslümanlıktan haberleri yok ya Türklükten ya mantıktan çünkü eşcinsellik ile rahmeti yani Allah'ı, İslam'ı, Müslümanlığı, dini biraraya(bir araya) getirebilmek büüyük bir mantıksızlık ve tutarsızlık gerektirir, ve böylesine büyük bir mantıksızlık ve tutarsızlık içeren biryer kendine 'lise' yani okul yani eğitim demekte. Yani Zeki Müren ile 'Rahmet'i, Allah'ı, dini biraraya getirmek acaba nasıl bir mantık, cehalet, nefs, din anlayışı ve akıl-ruh sağlığıdır acaba?

2003 yılında iktidarda hangi siyasi parti vardır? 'Dindar bir nesil yetiştireceğiz, Allah, peygamber, din, iman' diyen Akp vardı. Yani bu ne perhiz ne turşu? Yani Zeki müren ne zamandir dine, ahlaka, İslam'a, Müslümanlığa, Türklüğe uygun ya da ait biri oldu ya da aykırı olmayan biri oldu?

Okulun internet sitesinin 'Tarihçe' bölümünde Zeki Müren'e bir de 'Sanat güneşimiz' denilmiş. Yani eşcinsel olduğunu söyleyen, ortalıkta bayan giysileri ile dolaşan biri nasıl oluyor da Müslüman olduğunu, Türk olduğunu söyleyen bir milletin ya da toplumun Sanat güneşi olabiliyor? Zeki müren benim sanat güneşim değildir ve asla da olmayacak çünkü ben sanatta önce sanat değil ahlak ve mantık ararım, isterim. Dini tanımlayan Din hadisileri diyor ki 'Din ahlaktır, ahlak olmayan yerde din de olmaz'; peki öyle ise ahlaka aykırı biri nasıl oluyor da üstelik de Müslüman ve Türk bir toplumun Sanat güneşi, ve bir okulun adı olabiliyor? Eğitim şart da; demek ki önce eğitimi eğitmek, bunun için de önce devleti ya da siyaseti eğitmek gerekir.

Bu kadar mantıksızlık, tutarsızlık olmaz; eşcinsel biri ile; eğitimi, Mehmetçik'i, Türklüğü, Müslümanlığı biraraya getirmişler. Bence; Mehmetçik vakfı da, Türk eğitim vakfı da adlarını değiştirmeli çünkü böyle Müslümanlık da, Türklük de olmaz; Müslümanlık da, Türklük de önce ahlaka bakar, para verene 'Ağam, paşam, sanatım, güneşim' demez.

Evet; Bursa'daki Zeki Müren güzel sanatlar lisesi'nin adı değiştirilmelidir; Zeki Müren adı Anadolu adından üstün, değerli, önemli, övünç, onur, gurur değildir. Ne yani öğrencileri eşcinsel olan, bayan giysileri giyen biri ile mi eğiteceksiniz?

Eşcinselliğe ve eşcinsellere karşı çıkmak, tepki göstermek ayrımcılık değildir; akılı, ahlakı, akıl-ruh sağlığını, bilimi, felsefeyi, dini yani gerçeği ve doğruyu korumak hakkıdır ve görevidir. Dinli bir devlet ya da bir Türk devleti bir kolunda eşcinseller, tıravestiler, bir kolunda sütyen-külot pılajlar(plajlar), pavyonlar ile olmaz da, ilerlemez de. Müslümanlığın da, Türklüğün de bir mantığı var.

'Milli eğitim bakanlığı' diyor; eşcinsel birinin, bayan giysileri giyen, bilime ve ahlaka aykırı, doğru eğitime aykırı birinin adını okula veriyor, olmaz böyle şey. Eşcinsellik ile, tıravestilik(travestilik) ile, ahlaka aykırılık, akıl-ruh sağlığına aykırılık ile mi Milli eğitim yapacaksınız?

Milli eğitim siyasetten ayrılmalı ve devlete bağlanmalıdır; eğitim siyasete ve özel sektöre devredilemez, pay edilemez.

Aman dikkat edin de Lady Gaga ve Madonna da Mehmetçik vakfı'na ve Türk eğitim vakfı'na bağış yapmasın, okul için arsa bağışlamasın.

Eğitimin haline bakın. Bir de başta hem 'Din, iman' diyen hem de dine aykırı şeylere izin veren tuhaf bir siyasi parti var. Zaten dinden anlasaydı; öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını bile öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı hanedanlığı'nı, Osmanlı sultanlarını baştaçı etmezdi. Yani böyle bir siyasi partinin dinden de, eğitimden de anlayamacağı ortada.

Evet bu ülkede dğeiştirilmesi gereken çok şey var ancak felsefe, bilim, Din hadisileri ve Türkçe ile.

Ben o okulda; vicdani red hakkını ve ahlaki red hakkını kullanmayan öğretmenleri, öğrenci velilerini ve Bursalıları da anlamıyorum.

Ey; Andımız'ı okullardan kaldıran, sözde dindar Akp; o lisenin adını nedne kaldırmadın, kaldırmıyorsun? Ey Atatürk'e, Lozan anlaşması'na, Dil devrimi'ne, Türkçeye laf söyleyen Akp; Zeki Müren'e neden laf söylemiyorsun? Bilmez misin insan dostlarından ya da dost gördüklerinden, ve düşmanlarından ya da düşman gördüklerinden de belli olur.

Sanat güzeldir ancak ahlak yoksa güzel değildir.

Ne günlere kaldık, ya da ne günlere geldik ya.

'Olmaya devlet başa, kuzgun leşe' değil; 'Olmaya Din hadisileri başa, ülke döner deliliğe' olsa gerek artık çünkü baksanıza ülkede serbest olan her ahlaka aykırı şey devlet sayesinde, yani uzaylıların sayesinde değil ki devlet demek zaten siyaset, siyasi partiler demek yani sorunun başı demek ki siyaset, siyasi partiler yoksa devlet demek bir ülkede gerçeklerin, doğruların, insanlığın, ahlakın, vicdanın, dürüstlüğün, medeniliğin, bilimin, felsefenin, teknolojinin zirvesi demektir ya da olmalıdır.

Öyle bir lise adı olmasını benim vicdanım, akılım(aklım) mantığım da; dini tanımlayan Din hadisileri de, Atatürk mantığı da, felsefe de, bilim de kaldırmıyor kardeşim.

Atatürk 'Ben sıporcunun/sporcunun ahlaklısını severim' sözünü yalnızca sıporcular için söylemedi; herkes için söyledi, devlet için de, Milli eğiitm için de, sanatçılar için de. Ne dine uyuyorsunuz, ne Atatürk'e; bu ne biçim iştir ya?


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 24.9.19/09.26