Mehmet Ali Timur

Mehmet Ali Timur inandığı menzil uğruna gemiler yakmış, dava şuuruyla gönüllerde yer edinmiş bir öğretmen bir abidir.             
Bu davaya inanıp gönül verdiği için bu fakire yapmadığınızı bırakmadınız. Elinizden gelmeyeni de bulup ardınıza koymamakta tereddüt dahi etmediniz.

 

 

Siz acımadınız!

İhtiraslarınız kalbinize mühür, gözlerinize perde düşürdü.

Siz çekinmediniz!

Dışarda arslan, içeride çakal olmaktan hiç çekinmediniz.

Siz hicap duymadınız
Çünkü;


           
“Bizim vazifemiz rahatsız olanları rahata erdirmek, rahatı yerinde olanların rahatını bozmaktır.” Dediğinden beri kalplerinizi korku, bedenlerinizi titreme sardı. Siz adaleti unuttukça adalet, liyakatı unuttukça vicdan, hakikati elden bıraktıkça hakikat olup karşınızda durmaktan asla geri durmadı.

Karşınızda durmaktan da asla geri durmayacak.

Kıravatlı sahiplerinize, doğduğunuz yerleşkenize ve külhanbeyi cümlelerinize rağmen hak  gördüğü bu davada  düşmana karşı mücadele edip, okulun  adaletinden sizleri de mahrum
etmeyeceğine yemin olsun.

Sizler asiller ile hainlerin savaşında  “Savaş ölünce değil, düşmana benzeyince kaybedilir.” Cümlesinin somut halisiniz, düşmana benzeyenlersiniz.

Açık düşman olma şerefinden yoksun olan gizli dostsunuz. Bütün hayatınızı korkak olmaktan öteye taşıyamayacak kadar zavallısınız.

Mazlumun umudu İMAM HATİP'in şerefli çatısı altında günü geçiren ve sayesinde devletin nimetlerinden faydalandığınız Devletin yüküne yük olmaktan öte bir şey ifade etmeyenlersiniz. Sizler Türkiye’nin geleceğini adaletle değil, şehvetle dağıtan yöneticilersiniz. 

Hasılı sizler, İmam Hatiplerin halis niyetine riya katan acizlersiniz.
Size bir şey söyleyeyim mi?

Siz Nemrut olup İbrahim'leri ateşe attıkça, biz İbrahim'ler için Nemrut'un ateşine su taşıyan karıncalar olacağız. Biz elimizden hiçbir şey gelmiyorsa bile en azından      Hak'kın tarafında olacağız. Saffımızı belli edeceğiz.

Oturduğunuz koltuklara güvenerek elinizden geleni ardınıza koymaktan sakın geri adım atmayın, sakın! Biz "Allah yâr!" dedikçe vallahi ve billahi bülbülü öldüremeyeceksiniz.

Allah’ım, helal etmiyoruz.
                                            
Şahsımıza bu zulmü yapanlara hakkımızı helal etmiyoruz.  Senin rızanı kazanmayı, kul olduğunu unutanların rızasını kazanmaktan üstün tuttuğumuz için bizi dışlayanlara hakkımızı helal etmiyoruz. Liyakatta noksan, ilimden bihaber, üsluptan ırak olanları vazifelendirip hakkımızı gasp edenlere, senin kudretinden bihaber olanların bizi kimsesiz, sensiz zannedip itibarımızı zedeleyenlere hakkımızı helal etmiyoruz! Yalnızlığımızı görüp susanlara, işitip umursamayanlara, bilip bilmezden gelenlere de hakkımız helal değildir. Bizi, herhangi bir hatamızdan ötürü harlanmış ateşe atsalar, derimizi yüzüp ciğerlerimize şişler saplasalar, en sevdiklerimizi gözlerimizin önünde lime lime etseler helal ederdik fakat Allah’ın emrine itaat edip adalet ve liyakat aradığımız için bize bunları reva gören ve bize inanmış bir avuç insanın hevesini paramparça edenlere hakkımızı etmiyoruz.!

Allah’ım;

Sen kendinden başkasına bizi muhtaç etme. Bu şer odaklarına, kibir ve kasvet ordusuna karşı bize güç ver. Bizi bol ilimle rızıklandır. Onların türlü oyunlarına karşılık bize dirayet ver. Hertürlü iftiradan, gıybetten, kötülükten ve kurulmuş tuzaklardan sana sığınırız Allah’ım.
Şüphesiz ki sen, oyun bozanların en hayırlısısın.

 

 

 

Vesselam...

MAÖ


Yazarın daha önce yayınladığı yazı yok
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Babalar günü Yaşam 14.07.2019
Hayat Yaşam 14.07.2019
KOKETRİ Yaşam 12.07.2019
ASLANA AV GEREK Yaşam 30.06.2019
Munzur Dağlarında Gülabioğulları - İbrahim Sevindik Yaşam 06.06.2019

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Derya 15.06.2019

Hay kalemine kurban

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.