TURİZM İLE ÖVÜNMEK YA DA AHLAKSIZLIK VE AKILSIZLIK İLE ÖVÜNMEK

Siyasi iktidar diyor, övünüyor 'Bu yıl şu kadar milyon turist gelecek', 'Bu yıl bu kadar milyon turist geldi'. Gerçek ki siyaset felsefeye, bilime ve dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırıdır çünkü cehalet, mantıksızlık, sömürü ve nefstir.

Bazı ülkelerde, turizım(turizm) diye pılajlara(plajlara), yüzme havuzulu(havuzlu)-şezlonglu otellere yani çıplaklığa davet; bazı ülkelerde, turizım diye kumarhanelere, kumara davet; bazı ülkelerde, turizım diye seks fuarına davet; bazı ülkelerde, turizım diye yetişkin fuhuşundan çocuk fuhuşuna kadar fuhuşa, zinaya, sapkınlıklara davet; bazı ülkelerde, turizm diye tıkınmaya davet; bazı ülkelerde, turizım diye hayvan avlamaya yani hayvan öldürmeye davet; bazı ülkelerde, turizım diye barbar, vahşi sıporlara(sporlara) davet. Yani açık ki turizım artık doğru ve iyi biryere(bir yere) gitmiyor; ya ahlakdışılığa ya akıldışılığa gidiyor.

Evinden dışarı çıkamayan insanın da, tatillerde ya da boş zamanlarında evin de oturamayan insanın da ruhsal, düşünsel sorunları var demektir. Ancak 'çık-amayan', 'otur-amayan' yani ruhsal sorun nedenli yani 'elimdedeğil(elimde değil)' olarak çünkü gerçekte insanın gerçek dünyası evidir, hele ki insan da evi de felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri içerikli ise çünkü doğru insan ya da insanın doğrusu kitap okumak, düşünmek, bilgilenmek, bilinçlenmek, felsefe öğrenmek, bilim öğrenmek, mantıklı olmak, bilimsel olmak, bilinçli olmak zorundadır ve bunları ancak insanın kendi evi verebilir, kiralık da olsa çünkü insan evini dilediği gibi donatabilir oysa sokaklar yani evin dışı insanları sömürmek ve paralarını almak isteyen kapitalist dünyanın yani cehaletin ve nefsin yani hem felsefeye hem bilime hem dine hem insanca olmaya hem toplumsallığa hem de insanlığa aykırılığın dünyasıdır. Sokaklar yani evin dışı der ki insanlara 'Gel, kapitaliste köle gibi çalış; kapitalist zengin olsun diye para harca' yani kapitalist dünyada sokakların yani evin dışının anlamı budur; yani kapitalizım(özel sektörcü düzen/sistem) yalnızca insanlığa değil akıla ve ahlaka yani insanca insan olmaya da aykırıdır ki bu nedenle insanlığa insanca şeyler değil örnek ki moda, sıpor, pılaj(plaj) gibi akıldışı-ahlakdışı şeyler verip insanlığı hem mutlu edip kendini rahatlatmaya hem de kendine yani yanlışa ve kötüye yani insanlıkdışılığa daha da köle etmeye çalışır.

Turizım(Turizm) artık gerçekte ne medenilik ne dostluk ne kültür demek olmakta; biryandan da ailesel, akrabalıksal dostluklara bile zarar vermekte.

Turizım gerçekte, adı üstünde 'tur' yani gezmek dolaşmak, gezmek görmek demektir ancak asgari ücretin ya da ücretlerin düşük olması turizımı bu anlamından hem ülke anlamında hem de küresel anlamda uzaklaştırmaktadır çünkü düşük ücretler yani düşük gelirler insanlara 'Kendi vatanında biryere git pinekle' durumu vermektedir; yani ücretlerin düşüklüğü insanlara kendi vatanlarını gezmek olanağı da, dünyayı gezmek olanağı da vermemektedir; bu durumda da siyasi iktidar, devlet, düzen turizımı biryere gidip eğlenmeye endirgemektedir.

Öteyandan(Öte yandan); konuk etmek açısından düşük ücretler aile, akrabalık, dostluk bağlarına da tatil açısından katkısızlık, engel vermektedir çünkü düşük ücretler bir tek aileyi, bir tek dostu bile, hele günlerce konuk etmek durumunu yok etmektedir ki bir de akraba, dost sayısının çokluğunu düşünün yani buna düşük ücretler yetmez; konuk olmak açısından ise düşük ücretler akrabaların, dostların tümüne gitmeye olanak vermez; yani turizım insanları, insanlığı hem turizımın gerçek anlamından hem de aile, akraba, dost bağlarından uzaklaştırmaktadır çünkü tatil döneminde on aileyi konuk etmektense bir otele gitmek daha ucuza gelmektedir.

Öteyandan; pılajlı, havuzlu yani bikinili, mayolu, külotlu turizım insanları, toplumları, ülkeleri, vatanları, devletleri, milletleri, halkları ahlaktan yani zekanın, akılın, mantığın, bilinçin(bilincin), beyinin, ruhun, felsefenin, bilimin, medeniliğin, insan olmanın, insanlığın en özet, en öz durumundan da uzaklaştırmaktadır.

Bu durumda açık ki turizım hem kendine ihanet etmektedir hem de insanları bir otele, bir pılaja, bir yüzme havuzuna tıkıştırıp ahlaktan, insanlıktan, toplumsallıktan, medenilikten uzaklaştırma ihaneti yapmaktadır; yani bu durumda turizım bu işle ilgili kapitalistlerin ceplerini doldurmak uğruna insanları, toplumları, halkları, milletleri, insanlığı ilkel, barbar, vahşi bir dünyaya köle etmek demek olmaktadır; yani bu durumda açık ki turizım da tıpkı moda gibi insanlığın en ilkel, en barbar, en vahşi uçsal dışa yansıması olmaktadır.

Açık ki bu durumu ile turizım ya da tatil övünç, onur, gurur değil birçok alanda beyinsel, ruhsal, ahlaksal, mantıksal, toplumsal ve insanlıksal çöküş demektir.

Bikinili, mayolu yani sütyen-külotlu, külotlu yani çıplak turizımın durumuna bakıldığında açık ki turizımın gerçekte ahlaksızlıkla, ahlakdışılıkla, ahlaka aykırılıkla mutlu olmak ve övünmek olduğu anlaşılır.

Tatilde, otur evinde; gideceğin otel de bir oda değil mi gerçekte. Evinde otur; haz, zevk aldığın; mutlu olduğun şeylerle uğraş; konukağırla(konuk ağırla), söyleş, dertleş, dinlen, kendiniyetiştir(kendini yetiştir), kendini geliştir; televizyondan gez, internetten gez, kitaplardan gez ülkeni, dünyayı, akrabalarını, dostlarını, arkadaşlarını; ve yanlışa, kötüye, ahlakdışılığa, akıldışılığa, insanlıkdışılığa, utanmazlığa, sömürüye, cehalete alet olma.

Açık ki artık moda, sıpor ve turizım ile övünmek de, mutlu olmak da cehalet ve ilkelliktir.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 5.6.19/08.15