ÜLKEYİ TÜRK OLMAYAN VE MÜSLÜMAN DA OLMAYAN BİR KİTLE ELE GEÇİRİYOR SAVIM

Bir ülkeyi; elegeçirmek(ele geçirmek) için dilini bozmak yani yabancı hayranı yapmak; yıkmak için de ahlakını yıkmak yani nefse boğmak yeter. Türkiye şu an Osmanlıcılıktan Arabçılığa, Avrupacılıktan Amerikancılığa kadar büyük bir yabancı hayranlığı, ve modadan sanata kadar her alanda büyük bir nefs bataklığı içinde. Yani bu durumda akıllı akıl 'Türkiye saldırı altında' diye düşünür ki öyledir yani tüm bunlar asla rastlantı ya da kendiliğindenlik ya da halkın, toplumun, milletin kendi seçimi değildir çünkü Türk de, Müslüman da ortalıkta, herkesin içinde, başkalarının yanında sütyen-külot bulunmaz.

Açık ki bu işin içinde Mia(Maoa) geni yönetimi, Gdo, mısır şurubu, Türkiye düşmanları, İslam düşmanları, Siyonistler gibi şeyler olmalıdır. Açık ki Sovyetler birliği'ni yıkanların yıkmak istedikleri ülkelerden biri de Türkiye'dir. Bakalım bakalım Türkiye'nin tarihine; bu ülkede, iktidara gelince hemen Abd'ye koşmayan kaç siyasi lider var? Ve bakalım bakalım Türkiye'ye; bu ülkede Abd'den, İngiltere'den ve İsrail'den ödül almayan kaç siyasi lider var? Ve bakalım bakalım Türkiye'ye; yabancı şirketlerle iş yapmayan kaç yerli şirket var? Ve bakalım Türkiye'ye; bu ülkede, bir ayağı Abd'de olmayan kaç sanatçı, ünlü var?

Açık ki dünyayı elegeçirmek isteyen güç Abd-İngiltere-İsrail üçgeninden başkası değildir.

Ülkeyi Türk olmayan, Müslüman da olmayan bir yoz kitle elegeçiriyor(ele geçiriyor).

Bunu ırk, köken, biyolojik içerikli yani bilimle yani nicelikle yani somutlukla söylemiyorum. O başka bir gerçek ve başka bir konu.

'Ülkeyi elegeçiriyor' dediğim kitlenin Türk olmadığını, Müslüman da olmadığını ben başka bir açıdan ileri sürüyorum; duruma bakıp, yorumla, mantıkla, kıyasla yani felsefeyle yani nitelikle yani soyutlukla ileri sürüyorum.

Ben bu savımı bikini, mayo, açıksaçık giyim, daracık giyim, cinsel sunumlu giyim, cinsel tahrikli giyim, ahlaka aykırı giyim içeren duruma bakıp ileri sürüyorum.

Çünkü ne Türkler ne Müslümanlar böyle şeyler giyer.

Yani demek ki o kitle kimliklerinde Türk de yazsa, Müslüman da yazsa ya gerçekte Türk de, Müslüman da değiller ya da artık Türk de, Müslüman da değiller.

Ve modadan, medyaya; sokaklardan, iş hayatına; eğitimden, hukuka; siyasetten, sanata kadar her alanı bu kitle sarmakta. Yani bu kitlenin seçmenlerin %51'ine ulaştığını düşünün; açık ki bu kitle ahlakçı bir düzen, ahlakçı bir anayasa, ahlakçı kanunlar, ahlakçı siyasi iktidarlar, ahlakçı bir devlet, ahlakçı bir eğitim, ahlakçı bir hukuk, ahlakçı bir sanat, ahlakçı bir iş hayatı, ahlakçı bir ekonomi istemeyecektir, ve kendine uygun bir anayasa, demokrasi, hukuk, laiklik, dini inanç yorumu, eğitim, sanat, ekonomi, iş hayatı, medya, devlet düzenleyecektir ki zaten durum da yavaş yavaş oraya gitmektedir. Kamu kurumularından(kurumlarından), kamu kuruluşularından(kuruluşlarından) 'Tc'nin kaldırılmasını bir de bu açıdan düşünün; yani açık ki bu kitle 'Türk' adını da hak etmez; zaten ülkeyi Andımız'dan Türkçeye, Lozan'dan Atatürk'e kadar her alanda Türklüğe saldırı içindeki bir siyasi iktidar yönetmektedir ki bu siyasi iktidarın din ile yani dini tanımlayan Din hadisileri ile de yakın bir dünya içinde olmadığı ortadadır.

Yani ülkeyi kesmeye çalışan bir makas var; bir bıçağı Türklükle ilgisiz, bir bıçağı da din ya da Müslümanlık ile ilgisiz.

Ve tuhaf ki buna 'Halk iradesi', 'Millet iradesi' gibi şeyler deniliyor; yani bu durumda halkın, milletin Türk de Müslüman da olmaması gerekir, eğer bu durum halk iradesi, millet iradesi ise. Öyle ise sormak gerekir: Türkiye kimin ülkesi, neyin ülkesi; Türkiye neden var?

Tek doğru çözüm; felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri üzerine; bir bilim ve ahlak ülkesi kurmak, yaratmak, geliştirmek. Gerisi fasafiso. Gerisi ya yalan ya cehalet ya ihanet.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 4.6.19/00.24