CÜBBELİ AHMET DİN SİYASET VE DEVLET BEKASI

Din 'Din bilimdir/ilimdir, bilim yoksa din de olmaz' diye dini tanımlayan Din hadisileri'nin de dediği gibi bilimdir yani bilim özelliği olmazsa dinin de anlamı, değeri, önemi, gereği kalmaz. Dini inanç ise bilim değildir çünkü dini inançın amaçı(amacı) bilim, bilimsellik, mantık, tutarlılık değildir; yoksa zaten örnek ki Budistler heykele tapmazlardı, ineğe kutsallık saygısı göstermezlerdi, yine örnek ki dini inançlar 'Dünya düzdür, dönmüyor' demezlerdi. Yani din bilim gibidir, dini inanç ise siyaset gibidir; yani dinin amaçı gerçekleri ve doğruları öğretmektir, dini inançın amaçı ise taraftar(yandaş) toplamaktır. 

Dinde yandaşlık olmaz, hele ki bir siyasi partiye yandaşlık yani siyasi yandaşlık hiç olmaz çünkü yandaşlık cehalet ve nefstir; cehalet ve nefs ise dine aykırıdır. Dinli insan yandaş değil bilimsel, ahlaklı, vicdanlı, dürüst, adil, güvenilir, mantıklı, tutarlı, nefssiz olmalıdır; peki hangi siyasi partide bunlar var? Açık ki mezhepler İslamiyet'i nasıl kırk parçaya bölmüşse siyaset de toplumları kırk parçaya bölmektedir ve üstelik de parçaları birbirlerine düşman, hasım etmektedir yani toplumları ve ülkeleri bölmektedir oysa bilim de, din de birleştiricidir.

Cübbeli Ahmet İslamiyet dini inançı(inancı) konusunda açık ki çok bilgili ve lafbaz ancak bu durum olan alimlik değil İslamiyet dini inançı konusunda ayaklıkütüphane(ayaklı kütüphane) durumu vermekte. Açık ki ortaokul okul mezunu birinin bilimsel olması da, çağımızda alim olması da beklenilemez; yani yanlış devlet yapısı ve yanlış eğitim yapısı nedeni ile her fakülte okuyan, bitiren alim, alime olmaz da ancak artık günümüzde alim, alime olmak için fakülte okumak, bitirmek zorunludur.

Yani Cübbeli Ahmet bilmek ile olmak, bilgi ile bilim, bilgili ile alim arasındaki farktır. Yani açık ki Cübbeli Ahmet bilgili olmaktır, alim olmak değil.

'Din bilimdir/ilimdir, bilim olmazsa din de olmaz' ve 'Alimler peygamberlerin varisileri'dir hadisilerine(hadislerine) bakarsak; bu durumda Cübbeli Ahmet'in İslamiyet dini inançı önünde alimlik durumu da, varislik durumu da kalmaz.

Alim olmak bilmek, bilgi gerektirir ancak alim olmak önce mantık demektir yoksa her ayaklıkütüphane alim, alime olurdu. Yani bilimin insanlara bilgiden önce öğretmek istediği şey mantıktır, mantıklı olmaktır. Yani mantıklı olmak için bilim, bilimsel olmak gerekir. Sanıyorum ki ortaokulda ne bilimsellik öğretiliyor ne mantık dersi var.

Bu nedenle ki Cübbeli Ahmet dün akşam yani 1.6.2019 akşamı, Habertürk Tv'de, Gündem özel adlı yayında 'Siyaset yapıyorum ancak doğrularla, doğruları söyleyip siyaset yapıyorum; ben de vatandaşım, neden siyaset yapmayacakmışım; devlet bekası için de Cumhur ittifakı'nı destekliyorum' dedi.

İşte bu sözlerde; ayaklıkütüphane olmakla alim olmak, bilgili olmakla alim olmak, din ile dini inanç arasındaki fark gizli.

Kendi sözleri ile açık ki Cübbeli Ahmet siyasetin dine aykırı olduğunu bilmiyor çünkü siyaset en masum tanımı ile cehalet ve nefs demektir; ve cehalet de, nefs de dine aykırıdır, cehalet zaten 'Din bilimdir, bilim yoksa din de olmaz' diyen dine aykırıdır; nefs ise hem cehalet hem de kötülüklerin hem nedeni hem amaçı olduğu için dine daha çok aykırıdır; yani dinin dünyasında siyaset, siyasetçi yoktur, bilim vardır, alim vardır, alime vardır.

Cübbeli Ahmet 'Ben de vatandaşım, neden siyaset yapmayacakmışım' diyor; oysa alimlik/alimelik ile vatandaşlık farklı şeylerdir; alim/alime vatandaş gibi değil bilim gibi düşünmelidir; din alimi/alimesi de vatandaş gibi değil Din hadisileri gibi düşünmelidir. Cübbeli Ahmet'in 'Ben doğrularla siyaset yapıyorum' demesi bazı Tv dizilerinde 'Yapıyorum ancak sor bakalım neden yapıyorum' diyen kişilere benziyor.

Cübbeli Ahmet için eğer doğrular önemli ise doğruculuğu yalnızca devlet bekası ya da siyaset konusunda değil her konuda olmalıdır; örnek ki Cübbeli Ahmet öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz evladlarını(evlatlarını), öz babalarını, öz torunlarını öldürtmekten çekinmemiş; karılarından başka çocuk yaşta cariyeleri olan; ekonomisini başka ülkeleri fetih adı altında sömürerek var eden Osmanlı hanedanlığı'na da; 'Sultanlarla düşüpkalkan(düşüp kalkan) alimler de hırsızdır' hadisi gereği sultanlığa da Ramazan ayı'na sultan denilmesine de; dinin ya da dini inançın Öteki dünya'da şerbet akan ırmaklar, huriler gibi nefsle, Öteki dünya'da işkence, zulüm, vahşet gibi tehditlerle, korkutmalarla çağırı(çağrı), davet yapmasına da; 'Gürültü yapan bizden değildir' hadisinden dolayı Ramazan davulcusuluğuna(davulculuğuna) karşı olduğunu söylemelidir. Ve Cübbeli Ahmet daha birçok doğru şeyler söylemelidir.

Devlet bekası konusuna gelince. Türkiye'yi yolsuzlukta Avrupa birincisi yapan Akp dönemi mi devlet bekasını koruyacaktır; Türkiye'yi işçi ölümlü iş kazasılarında(kazalarında) Avrupa birincisi yapan Akp dönemi mi devlet bekasını koruyacaktır; genelevleri, barları, pavyonları, gece kulübülerini(kulüplerini), sıtriptiz(striptiz) kulübülerini, diskotekleri, sexshopları, ahlaka aykırı pılajları(plajları), ahlaka aykırı havuzları kapatmayan, akıldışı-ahlakdışı modayı yasaklamayan, zinayı suç yapmayan, eşcinsel evliliğe bile izin veren Akp dönemi mi devlet bekasını koruyacaktır? Bir cehalet ve nefs türü olan siyaset mi devlet bekasını koruyacaktır? Öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz evladlarını(evlatlarını), öz babalarını, öz torunlarını öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı hanedanlığı'nı baştaçı eden Cumhur ittifakı mı devlet bekasını koruyacaktır? İşverenler milyonlar kazanırlarken işçiye 2.020 Tl asgari ücret veren Akp mi devlet bekasını koruyacaktır? Bebeklere, çocuklara zorunlu sağlık aşısılarını(aşılarını) zorunlu olmaktan çıkarak Akp mi devlet bekasını koruyacaktır? 'Türkçe ile felsefe ve bilim olmaz, Türkçeyi bırakalım' diyen; Atatürk'e hakaret edenlere hasta ziyaretine yani saygı ve sevgi ziyaretine giden; Lozan zafer değil hezimet diyen; İnönü'nin elinde Türk bayrağı varken 'İnönü'nün elinde Türk bayrağı yok' diyen, Atatürk'e ve İnönü'ye 'İki ayyaş' diyen Akp mi devlet bekasını koruyacaktır? Sömürgeci, zalim, barbar, vahşi Abd ile bir olup Bop eşbaşkanlığı ile Arab dünyasını, İslam dünyasını savaşın ve terörün içinde yıkıma uğramasına neden olan, ortak olan Akp mi devlet bekasını koruyacaktır? Bir tarım ülkesi de olan Türkiye'yi tarihinde ilk kez sebze kuyruğuna sokan Akp mi devlet bekasını koruyacaktır? Kamu kurumularından(kurumlarından), kuruluşularınından(kuruluşlarından) 'Tc'yi kaldıran Akp mi devlet bekasını koruyacaktır? Özelleştirme adı altında devletin, vatanın, milletin fabrikasılarını(fabrikalarını), servetini, kaynaklarını satan Akp mi devlet bekasını koruyacaktır? Kamu kurumularında ve kuruluşlarında, Türkçesileri(Türkçeleri) varken 'misyon, vizyon, etik, aktivite, performan, aksiyon, plasman' gibi yabancı sözcükleri kullanan; çocuklara yabancı adlar koyulmasına izin veren Akp mi devlet bekasını koruyacaktır? Adalete güvenin en aza indiği Akp dönemi mi devlet bekasını koruyacaktır? Muhalif siyasi partileri düşman, terörcü(terörist) yerine koyan; demokrasinin nicel temeli olan güçler ayrılığı'nı yok eden Akp mi devlet bekasını koruyacaktır? Felsefeye, bilimselliğe ve Din hadisileri'ne sırtdönmüş(sırt dönmüş) olan Akp mi devlet bekasını koruyacaktır?

Açık ki Cübbeli Ahmet bilimsel olmadığı, alim olmadığı için, su damlasına bakmakta ancak su damlasını aldığı denize bakmamaktadır; dağın görünen yüzüne bakmakta ancak görünmeyen yüzüne bakamamaktadır.

'Devlet bekasını Akp ya da Cumhur ittifakı korur' diye birşey yoktur; devlet bekası Akp'den, Cumhur ittifakı'ndan önce de vardı. Devlet bekasını koruyacak fiziksel güç olarak devletin ordusu, polisi ve gençliği vardır ancak ülkenin gerçek bekası ancak felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri ile korunur; ve ülkenin siyasetle yönetilmesi, kamusal alanlarda ahlaka aykırı giyimler, astroloji-falcılık gibi şeylerle dolması, ahlakdışı-akıldışı moda, medyada yandaşlık-dürüst olmamak, genelevlerden ahlaka aykırı pılajlara kadar ülkedeki ahlaka aykırılık ülkenin felsefe, bilim, ve Din hadisileri ile yönetilmediğini, felsefeye-bilime-Din hadisileri'ne aykırı olduğunu göstermektedir.

Devlet bekası ne siyasete bağlıdır ne siyasetçiye bağlıdır ne de bir siyasi partiye bağlıdır. Cübbeli Ahmet siyasi parti isimi(ismi) vermeden, devlet bekasını korumak için doğru olanı yapacağını söylemelidir, ve işin içine siyaset sokmamalıdır. Bu durumda eğer Cübbeli Ahmet doğrulardan ve devlet bekasından yana ise örnek ki yalnızca bir komünist siyasi parti doğrulardan yana ise ve devlet bekasını koruyacak durumda ise, bu durumda onu desteklemelidir; eğer bir dinsiz gerçekleri ve doğruları söylüyor ise, vatanı kurtarabilecek ya da koruyabilecek ise bu durumda onu desteklemelidir, peki Cübbeli Ahmet bunları yapabilecek mi; yani açık ki Cübbeli Ahmet'in 'doğrulardan yana olma'sı ve devlet bekası sınırlı ve dar bir alandır ki ekonominin kapitalistlerin değil kamunun-devletin-milletin-bilimin elinde olmasını içeren Cennet savı da bu açıdan komünizıma(komünizme) uygun bir durumdur da yani örnek ki bir eşcinsel ya da fahişe vatanı kurtarmak için öne çıksa 'Dine aykırıdır' ya da 'İslam'a aykırı'dır denilip bu duruma karşı çıkılabilir ancak açık ki Cennet ile uyumlu olan komünist ekonomiye karşı çıkmak dine ya da İslamiyet'e aykırı bir durum değildir yani bu durumda Cübbeli Ahmet dünyada da, Türkiye'de de özel sektörü değil devlet-kamu-millet-bilim ekonomisini savunmalıdır.

Cübbeli Ahmet, doğrulardan yana ise haydi söylesin bakalım: 'Ben zinanın suç olmamasına karşıyım, eşcinselliğin yasaklanmamasına karşıyım, pılajlar kapatılmalıdır, genelevler kapatılmalıdır, akıldışı-ahlakdışı moda yasaklanmalıdır, bebeklere-çocuklara zorunlu aşılar zorunlu olmaktan çıkarılmamalıdır' diye.

Öteyandan(Öte yandan); Akp sürekli olarak; hile, yolsuzluk, haksızlık, adaletsizlik, hukuka aykırılık, yandaşlık gibi savlarla suçlanılan, eleştirilen, tanımlanan bir siyasi partidir yani şaibeli yani kuşkulu bir siyasi partidir; bu durumda, şaibe içerdiği için böyle bir siyasi parti dünyası içinde olmak da 'Kuşkulu olan şeylerden uzak durun' diyen İslamiyet'e aykırıdır.

Yani Cübbeli Ahmet 'Ben siyasete karşıyım çünkü siyaset dine aykırıdır çünkü sömürüdür, cehalettir, nefstir, yandaşlıktır, dürüst olmamaktır; ben özel sektöre karşıyım çünkü özel sektör dine aykırıdır çünkü sömürüdür' demelidir.

Türkiye'de devlet bekası ne Akp'ye bağlıdır ne Cumhur ittifakı'na ne başka bir siyasi partiye ne siyasete ne özel sektöre; devlet bekası ancak felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne bağlılığa bağlıdır; düşünün ki birzamanlar(bir zamanlar) Spartalılar, Roma imparatorluğu, Osmanlı imparatorluğu ne kadar çok güçlü idi. Yani Cübbeli Ahmet devlet bekası istiyorsa siyasetin, Atatürk'e düşmanların yanında değil felsefenin, bilimin, Din hadisileri'nin ve Atatürk'ün yanında olmalı, siyasetin ve özel sektörün ise karşısında olmalıdır; bir noktada doğru olmak her noktada doğru olmak değildir ve asıl olan tümdür(bütündür).

Gerçekler, doğrular ve çözüm ne Akp'dir ne de birbaşka(bir başka) siyasi partidedir; gerçekler, doğrular ve çözüm yalnızca Felsefe-Bilim-Din hadisileri birliği'ndedir.

Devlet bekası bir ya da birkaç şeyi doğru yapanın yanında değildir, herşeyde doğru olanın yanındadır, ve bu da ancak felsefe, bilim, ve Din hadisileri'dir, ve bunlara uygun insanlardır. Cübbeli Ahmet hakkında genelde duyduğum şey ise şu: 'Bizi çok güldürüyor'. Ancak dinin Nasreddin(Nasrettin) hoca'lara ve siyasete, siyasi partilere, siyasetçilere, yandaşlara, ihalelere, iltimaslara, kayırmalara değil düşünürlere(filozoflara), alimlere, alimelere, bilgelere gereksinimi var. Cübbeli Ahmet siyasetin, siyasi partilerin, siyasetçilerin yanında değil; dini tanımlayan Din hadisileri'nin yanında olmalıdır; ilaçlar hayat kurtarır ancak hayatı gerçek kurtaran bağışıklıktır, ve insanın, insanlığın, devlet bekasının en üstün, en sonsuz, en güçlü tek bağışıklığı da Felsefe-Bilim-Din hadisileri'dir.

Siyaset yapan insan dinli olmak özelliğini, siyaset yapmayı sürdürdükçe yitirir; açık ki siyaset yapan Cübbeli Ahmet de din alimi olmak hakkını da, dinli olmak hakkınız da siyaset yapmayı sürdürdükçe yitirecektir. Aimin, alimenin görevilerinden(görevlerinden), işilerinden(işlerinden) siyaset yapmak değil bilimsel olmaktır, ve siyasete karşı olmaktır.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 2.6.19/09.22


Başlık Kategori Yayın Tarihi
HAYVANDAN BETER İNSAN Şiir 20.09.2019
NE DURUYORSUNUZ Şiir 19.09.2019
KESME ŞEKER Şiir 18.09.2019
AKILLISI DA BİZİM DELİSİ DE BİZİM BU ÜLKENİN Şiir 17.09.2019
ÇOK MU DEĞERLİ OLUR AŞK Şiir 16.09.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
HAYIR! HAYIR! Felsefe 23.08.2019
Masadaki 19 Felsefe 08.08.2019
SANRILAR İMPARATORLUĞUNDAN AHLAKİ NORMOLOJİYE Felsefe 29.06.2019