TÜRKİYE'Yİ KURTARMAK SAVIM

Akp'ye muhalif kesim Akp'nin başarısızlığını genelde ekonomide, özelde ise tüketimde aramakta.

Bir ülkede yokluk, kıtlık çok kısa dönem ve göreli olabilir.

Oysa Akp'ye karşı ileri sürülecek olumsuzluklar göreli değil mutlak olmalı.

Örnek ki sebze konusunda birkaç ay, 3-5 ay sorun yaşanabilir, olabilir, ve bu sorun kısa bir süre sonra ortadan kalkabilir; ya da Dolar(dolar) konusunda; ya da ilaç konusunda. Bu tür şeyler açık ki Türkiye gibi bir ülkede geçici yani göreli olmak özelliğine sahiptir oysa böyle durumlar çok geri ekonomiler örnek ki Afrika ülkesileri için genel, kalıcı, mutlak sorunlar olabilir ancak açık ki bu tür sorunlar Türkiye için geçici, göreli sorunlardır çünkü Türkiye ekonomi olarak büyük olanaklara sahiptir.

Kısa dalgalanmalarla kalıcı zafer olmaz.

Yani bu durumda Akp'ye karşı muhalefetin ekonomi konusundaki savaşımı göreli olacaktır, kalıcı bir anlam taşımayacaktır; tıpkı kışın sebze sorununun olabilmesi ancak baharda, yazda bu sorunun yok olması gibi. Yani demek ki Akp'ye karşı muhalefet hop ayağakalkmak(ayağa kalkmak), hop oturmak zorundadır yani hep oturmak zorundadır çünkü bu durumlar Türkiye gibi ekonomi, üretim olanakları dolu bir ülkede pek de kalıcı, sürekli, sonsuz olmaz.

Yani demek ki muhalefet Akp'ye karşı savaşım ve başarı konusunda ekonomiye mutlak değer, mutlak ağırlık, mutlak egemenlik, mutlak önderlik vermemelidir.

Türkiye'ye bakalım; mutlak olan, kalıcı olan, sürekli olan, sürekli artan şey nedir? Atatürkçülerin, solun, demokrasicilerin, laikçilerin belki anlamayacakları, hiç önemsemeyecekleri birşeydir öncelikle: Ahlaka aykırılık, ahlakdışılık yani ahlak konusu; örnek ki akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı turizım(turizm), ahlaka aykırı ünlüler, ahlaka aykırı medya, kamusal alanlarda ahlaka aykırı giyimler, eşcinsellik, zina gibi konular. 

Yani Akp karşıtı muhalefet Akp'ye karşı savaşımını mutlak birşey durum olduğu ve olacağı belli olan ahlak üzerine kurmalıdır ki Akp'nin öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmemiş, karılarından bir de çocuk yaşlarda cariye adlı kapatmaları olan Osmanlı hanedanlığı diktatörlüğü savunucusu olması da buna dahil durumdadır.

Yani örnek ki ya Chp ahlak konusunda Akp'ye karşı savaşım açmak zorundadır ya da Akp'ye bu konuda savaşım açacak yeni bir siyasi parti kurulmak zorundadır çünkü ülke açısından mutlak olan durumun ahlaka aykırılık konusu olduğu ve bu sorunun zaman geçtikçe azalmak yerine artacağı açıktır.

Yani örnek ki Edirne'den Mardin'e gitmek isteyen bir insan Edirne-Mardin otobüsüne binmelidir; Edirne-Tekirdağ otobüsüne değil.

Ahlak demek yalnızca geleneksel anlamındaki gibi dini inanç ya da din ya da tabu ya da tehdit, korku, korkutmak, baskı demek değildir; ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, felsefenin, bilimin, insanın, insanlığın en yüksek nitel ve soyut aşamasıdır da yani bilimsel ahlak geleneksel ahlaktan farklıdır; bu nedenle bilim gibi ahlaka da sarılmak zorunludur, evrimdir, evrenselliktir, insancılıktır ve insancalıktır. Yani ahlaka aykırılık aynı zamanda akıla, bilime, beyine, ruha, felsefeye, insanlığa aykırılıktır da. Yani bu durumda; Akp'ye karşı muhalafet akıl, bilimsellik, mantık savaşımı, örgütlenmesi de yapmak zorundadır ki öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmemiş, karılarından bir de çocuk yaşlarda cariye adlı kapatmaları olan Osmanlı hanedanlığı diktatörlüğü savunucusu olması da; ortalığı dolduran astroloji, medyum, falcılık, bilimdışılık gibi şeyler de akıldışılıktır.

Yani açık ki Akp akıl ve ahlak konularında sürekli, mutlak, kalıcı yanlışlar yapmak zorundadır ve bu konularda başarısız olmak zorundadır çünkü Atatürk karşıtlığı da büyük bir akıldışılık, ahlakdışılık ve akıl-ruh sağlığı konusu sorunudur çünkü Atatürk akıl, bilim ve ahlak yanlısı bir insandır, 'Hayatta en doğru yol gösterici bilimdir/ilimdir, benin sözlerimle bilimin/ilimin sözleri çelişirse beni değil bilimi/ilimi dinleyin', ve 'Ben sıporcunun/sporcunun/siporcunun ahlaklısını severim', 'Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar', Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür' sözlerinin de dediği gibi, ahlakı uygulamak konusunda, kötü niyetten gelmeyen, Avrupa'ya nispet yapmaktan temel alan örnek ki bayanlar konusunda denizde, havuzda ahlaka aykırılığı dışlamamak, bayanların mayo giymelerini, mayolu bay-mayolu bayan birlikte olarak yüzmeyi medenilik, ilerilik sanmak gibi bir önemli yanlışı olmuş olsa da ki açık ki günümüzde ülkemizde akıldışılığın ve ahlakdışılığın zirvesi pılajlardır ve bu durum Atatürk'ün arkasına saklanıp, sığınıp yapılmaktadır yani açık ki akıldışı-ahlakdışı moda yasaklanırsa Atatürkçü Türkiye'de Atatürk düşmanlığı denilen akıl-ruh sorunu durumundan başka büyük bir sorun kalmayacaktır yani Türkiye'nin sorunsuzluğu ahlaka aykırılığı ve Atatürk karşıtlığını yasaklamaktan geçer yoksa bin yıl geçse de havandasudöğülmüş(havanda su döğülmüş) olunur, mantık-beyin-ruh-soyutluk-manevilik olarak hep aynı yerde dönülmüş olunur.

Bu nedenle muhalefet bir akıldışılık ve ahlakdışılık dünyası olan Ab'ye, Abd'ye de karşı olmak zorundadır yani Avrupa birliği'ne girmeye de karşı olmak zorundadır yoksa muhalefetin de kendisi akıldışı ve ahlakdışı olur.

Yani gerçek ki genelde bir ülkeyi, özelde Türkiye'yi doğru yönetmek oldukça zordur; ve felsefe, bilim, ve Din hadisileri gerektirir yani hem perhiz hem turşu olmaz.

Durum insan için de aynıdır; insan da beyin, ruh, kişilik, hayat olarak sürekli kalıcı, mutlak ve doğru olan şeylere sarılmalıdır ki onlar da felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri'dir.

Gerçek ki Türkiye'yi ilerletmek ya da kurtarmak siyaseti, siyasetçileri, siyasi partileri, seçim sandıkılarını(sandıklarını), demokrasiyi, ekonomiyi aşan birşeydir. Yani bir elde moda, bir elde astroloji ya da bir elde pılajlar, bir elde Osmanlı, bu işler olmaz.

Yani Türkiye'yi kurtarmak ne Batı seviyesine çıkarmaktır ne Osmanlı yapmak ne Arablaştırmak; Türkiye'yi kurtarmak,Türkiye'yi siyasetçiler ve kapitalistler ya da cehalet ve nefs ülkesi yapmak değil felsefe, bilim, Din hadisileri, düşünürler(filozoflar), alimler, alimeler, bilgeler, bilimciler, mucitler ülkesi yapmaktır; yani Türkiye'yi kurtarmak demokrasiden ya da ekonomiden ya da siyasetten değil felsefeden, bilimden ve dini tanımlayan Din hadisileri'nden geçer ancak, yani ne Atatürkçü olmak ne demokrasi olmak ne laik olmak ne Batı olmak ne Osmanlı olmak ne Arab olmak yüükselmek, ilerlemek, kurtulmak değildir.

Görüyorsunuz; ülkde okullar, üniversiteler açıldıkça düşünürler, alimler, alimeler, bilgeler değil ahlaka aykırı üniversite mezunuları, akıla aykırı üniversite mezunuları(mezunları), ahlaka aykırılıklar, akıla aykırılıklar yükseliyor, çoğalıyor sürekli. Yani doğru nesil cehaletle de nefsle de, siyasetle de, ekonomi ile de, demokrasi ile de, laiklik ile de, dini inanç ile de, Atatürkçülük ile de yetişmez; felsefe, bilim, ve Din hadisileri ile yetişir ancak ki Atatürk de zaten 'Hayatta en doğru olan bilim ve ahlaktır', ve 'Ben bilimle çelişirsem beni değil bilimi ve ahlakı dinleyin' demiş durumdadır tıpkı dini tanımlayan Din hadisileri'nin de dediği gibi.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 2.6.19/


Başlık Kategori Yayın Tarihi
HAYVANDAN BETER İNSAN Şiir 20.09.2019
NE DURUYORSUNUZ Şiir 19.09.2019
KESME ŞEKER Şiir 18.09.2019
AKILLISI DA BİZİM DELİSİ DE BİZİM BU ÜLKENİN Şiir 17.09.2019
ÇOK MU DEĞERLİ OLUR AŞK Şiir 16.09.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
HAYIR! HAYIR! Felsefe 23.08.2019
Masadaki 19 Felsefe 08.08.2019
SANRILAR İMPARATORLUĞUNDAN AHLAKİ NORMOLOJİYE Felsefe 29.06.2019