İVME DAHA EN BAŞTAN İVMESİZLEŞTİ

İvme denilen şeyi daha okumadım, incelemedim, birara(bir ara) bunu da yaparım çünkü ben de üniversitede ekonomi okudum  ancak felsefe öncelikle mantık içerir yani herşeyi önce mantıkla inceler yani daha ilk aşamada konuyu bilmesine zorunluluk yoktur. Yani şöyle düşünelim: 21. yüz yılda(yüzyılda/yüz yılda) biri ya da bir örgüt ya da bir siyasi parti ‘Dünya düz ve dönmüyor; ülkeyi güzel, iyi, doğru, bilimsel, adil, medeni, insani bir ülke yapacağız’ dese gerisini dinlemeden, yapacaklarını incelemeden felsefe der ki ‘Sen 21. yüzyılda daha dünyanın yuvarlak olduğunu ve döndüğünü bile bilmiyorsun; senin arkandan gelinmez; çünkü açık ki senin bilimle, bilimsellikle yani akılla, mantıkla ilgin yok; bu nedenle de sen doğru ve iyi bir ülke yaratamazsın’.

 

Yani Akp iktidarının ‘İvme’ dediği şeye önce felsefe, mantık ile böyle bakmalıyız.

 

Bakalım bakalım.

 

Akp iktidarının Hazine ve maliye bakanı Berat Albayrak yani bence Akp’nin melekyüzü(melek yüzü) ‘İvme finansman paketi’ diye birşey açıklamış. İvme yani ‘İleri, verimli, milli endüstri finansman paketi’.

 

Felsefe yani mantık yani bilim açısından daha ilk başta bu şeyin adında mantıksızlık, tutarsızlık var çünkü ‘Milli’ diyor ancak öncelikle ‘milli’ sözcüğünün kendisi milli yani ulusal yani Türkçe yani öz değil. Sonra; endüstri sözcüğü de ulusal yani Türkçe yani öz değil; finansman, ve paket sözcükleri de ulusal yani Türkçe yani öz yani ‘milli’ değil. Daha en başta bu durumdan anlaşılıyor ki bu ad yani İvme adı bilimsel, mantıklı olmayan bir çabanın çırpınışı ya da gösterişi çabası gibi. Yani dilin ‘milli’ olmadıktan sonra yani sen daha kendi diline sahip çıkmadıktan, kendi dilini bilmedikten, kendi dilini sevmedikten sonra neyin milli olacak; yani ne olur, örnek ki bugün yerli fabrikalar yaparsın, yarın da ‘özelleştirme’ diye satarsın. Yani görülmekte ki ‘İvme’de mantık, tutarlılık, bilimsellik yok.

 

Sonra; Reuters adlı bir yabancı medya organı bu paketi eleştirmiş, ve ‘Bu paket ithalatı arttırır’ demiş. Ne var bunda? Sen üniversite mezunu değil misin; üniversite demek bilim demek, eleştiriye açıklık demek değil mi? Ancak Berat Albayrak üniversitede işletme okumuş, ve işletme de felsefe, bilim, ve üniversitelilik kültürü amaçı ile ilgisiz bir bölüm üniversitede.

 

Reuters ‘Bu paket ithalatı arttırır’ demiş ya; hemen ‘Vay sen bunu nasıl söylersin, sen kimsin, haddini bil’ tavırıları/tavırları); ‘Reuters Türkiye aleyhine olumsuz kanaat oluşturmaya çalışıyor; Türkiye aleyhine algı oluşturmaya çalışıyor; Türkiye ekonomisini karalamaya çalışıyor; tarafsız yayıncılık ilkelerine uymuyor’ falan.

 

Peki aynı şeyleri Akp, ve Akp yandaşı medya; Türkiye’de muhalefete, Atatürk’e, Atatürkçülere, demokrasiye, laikliğe, Türkçeye, hukuka, anayasaya karşı yapmıyor mu?

 

Reuters’a karşı bu tepki akıldışı, bilimdışı, mantıksız birtepkidir(bir tepkidir) çünkü dünyada dost da olur, düşman da; öven de olur, kötüleyen de; ve eleştiri, bilim diye de bir şey var.

 

Yani Reuters’a söylenilmesi gereken en doğru söz; örnek ki ‘Reuters’tan büyük saçmalık; Reuters İvme’nin ithalatı arttıracağını söyledi; Reuters şu nedenlerle yanılıyor’ gibi bir şey olur. Ve Türkiye de, dünya da der ki ‘Bu hükümet mantık, tutarlılık, bilimsellik ve medenilik üzerine kurulu’.

 

Bu tutumu ile Akp eleştirilmeye ve özeleştiriye yani felsefeye, bilime ve dini tanımlayan Din hadisileri’ne kapalı olduğunu yine göstermiş oldu yani insanın, toplumların, hayatın, dünyanın en doğru ivmesine kapalı olduğunu.

 

Belki de Akp’nin Reuters’ın o sözüne öfkelenmesinin, kızmasının, sinirlenmesinin, bu yanlış tepkisinin gerçek nedeni ‘Akp inşaat zenginlerinden sonra şimdi bir de ithalat zenginleri yaratmaya mı çalışıyor’ düşüncesinin oluşması olabilir.

 

Yani aynı şeyi Akp Türkiye’de örnek ki Atatürkçülere, Atatürk Türkiyesine, Lozan anlaşması’na, Türkçeye ve muhalefete karşı yapıyor Türkiye’de; ve aynı şeyi muhalefet de Akp’ye karşı yapıyor yani muhalefet de Akp ekonomisini eleştiriyor, kötülüyor yani bu durum olması gereken ve olacak birşeydir. Yanı o söze böyle bir tepki göstermek ancak Akp’nin ve İvme’nin mantıksızlığını, tutarsızlığını, bilimsel olmadığını; felsefe, mantık, bilim önünde, açısından uyduruk/kıytırık bir şey olduğunu göstermeye yarayabilir çünkü insanlar tutumları, tavırları ile de değerlendirilirler.

 

Yani anlaşılıyor ki Akp hep övülmek, hep sevilmek, hep baştaçı ; hiç eleştirilmemek, hiç özeleştiri yapmamak istiyor ancak bu durum felsefeye, bilime, mantığa ve çağa değil ancak hükümdarlık, sultanlık dünyasına yani Osmanlı’ya uygun olabilir ki zaten Osmanlı kafası ile 21. yüzyılda ekonomi yönetilmez.

 

Yani bu tutum Akp’nin melekyüzüne hiç yakışmadı, hiç uymadı; belki de o sözlerin söylenilmesini başkaları istemiş de olabilir çünkü o yüz ile böyle bir tıpkı birbirlerine zıtlık, karşıtlık içinde.

 

Açık ki Reuters değil de Akp’nin Reuters’a karşı bu tutumu Türkiye’ye ve Türkiye ekonomisine karşı büyük bir olumsuzluk oluşturabilir dünyada. Yani buna ‘Avagiderkenavlanmak/ava giderken avlanmak’ denilse yeridir. Yani Reuters’a karşı bu tutum büyük bir cehalettir.

 

Yani Reuters’ın bir zararı olmuşsa ya da olacaksa Akp’nin Reuters’a karşı o açıklamasının Türkiye’ye on zararı olacaktır. Doğruya giden yolda en büyük yatırım medeniliktir yani eleştiriye açıklık ve özeleştiridir; sonrasında ise felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri gelir, yani önce medenilik.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 27.5.19/00.50

 

.