EZİK SİYASET

Sevgili okurlarım, çok saygı değer kardeşlerim, büyüklerim. Öncelikle her birinizi en büyük şükran ve muhabbetle selamlıyorum. Bir kısmınızın bildiği gibi, 3 aylık süre boyunca yazılarıma ara vermiştim. Bu kısmi ara, kendi şahsi işlerimden mütevellit vermiş olduğum bir araydı. Tekrardan karşınızda olmak şahsım adına mutluluk verici bir hadise.

Yakın bir zaman da, kendime ait, geniş bir haber portalı kurma düşüncem var. Bu haber sitesi, temelinde Atatürkçülüğü barındıran, hiç bir yerden emir almayan, özgür ve bağımsız bir haber sitesi olacaktır. Videolar, röportajlar ve halkın da aktif bir şekilde katılacağı geniş tabanlı bir haber sitesi.. Yakın bir zaman da duyurusunuda yapacağımı belirtmek isterim.

★★★

Sevgili okurlarım,

'' Hakimiyet bila kaydü şart milletindir ''. Bu sözü elbetteki bilmeyeniniz yoktur. Bu sözü günümüz şartlarına uyarlarsak şöyle bir netice çıkıyor '' Hakimiyet kayıtsız ve şartsız Erdoğan ve Akp'nindir ''. Yaşadığımız süreçte, yaşasın demokrasi çığırtkanlığı yapanların aslında demokrasiyi sadece kendi bekâlarına ulaşmak için bir araç olarak gördüklerini hep birlikte gördük. Yani bunlar için demokrasi, sadece kendileri seçim kazanana kadar var. Uyduruk ve içi boş iddialar ile, demokrasi tanımının içini boşaltmak suretiyle, milletin verdiği oyu gasptır yaşadığımız süreç. Ekrem İmamoğlu'nun kazandığı zaferi gölgelemek, demokrasi anlayışını sadece, kendi bekâ ve ideolojilerine hapsetmektir.

AKP'nin adayı Binali Yıldırım ise, kendi parti liderinden ve partisinden farklı hareket etmiyor. Nasıl edebilir ki ! Emir büyük yerden geliyor. Binali Yıldırım'ın tekrardan adaylığı kabul etmesinin tek bir adı vardır '' Siyasi ahlaksızlık ''. 

Hele birde, seçim tekrarlandığı vakit o seçimi kazanacağını düşünmesi ise, ayrı bir siyasi tecrübesizliktir. Şahsım adına halktan aldığım intiba, seçimlerin daha büyük bir farkla biteceğini gösteriyor. Kararsız seçmenlerin olduğu, Ekrem İmamoğlu'na haksızlık yapıldığını düşünenlerin çok olduğu ve  aday sayısının azaldığını düşündüğümüz zaman, sonucu kestirmemiz çok da zor değil.

★★★

Ama bu süreçte konuşulması gereken en önemli konu, seçimlerin haksızlık ile, demokrasi gasp edilerek tekrar ettirilmesidir. Yoksa seçim tekrar edilmiş, sayın İmamoğlu tekraren kazanmış bu önemli değil. Biz neden yeni bir seçime mecbur bırakıldık önemli nokta budur.

AKP tarafından söylenen içi boş, uyduruk iddiaları dikkate alan YSK seçimlerin tekrar edilmesi kararını aldı. Ne yapabilirler ki, baktılar olmadı, Anadolu Ajansından veri akışını durdular olmadı, Binali Yıldırım çıktı seçimi kazandım dedi ve her yere kendi afişini astırdı olmadı, İstanbul'da tam 21 ilçe ve 51 sandıkta tekrar ve tekrar saydılar olmadı, Güneş gazetesi ismindeki paçavraya Mutlu musun Ekrem başlığı attırdılar yine olmadı. Ne yapacaklar tabii ki böyle bir karar alacaklar !

★★★

Peki YSK'nın seçim tekrarı kararının ardından neler yaşanıyor.. Mesela ısrarla İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında, fetö ile bağlantısı olduğunu öne sürdüler. Hatta öyleki, Fetö terör örgütüne mensup bir şahsı, hapisten çıkartmak şartı ile İmamoğlu aleyhine konuşmaya zorladılar. Daha geçtiğimiz gün Erdoğan, bu ülkenin Cumhurbaşkanı, İmamoğlu ve muhalif kesimi hırsızlıkla suçladı.

Hemde Camii gibi manevi bir huzurda. Kendisini müslüman addeden Erdoğan, altını çizerek söylüyorum Camii de alenen yalan söylemiştir. Eğer ispatın var ise, günlerdir bu millet senden ispat bekledi. Hile var ise, ki bana göre kesinlikle yok, o zaman ispat etmeliydiniz sayın Cumhurbaşkanı.

Daha verilebilecek, yüzlerce örnek bulabiliriz. İşte bütün bu süreçte yaşaya geldiğimiz her şey, bize şunu gösteriyor '' EZİK SİYASET ''. Bütün bu yapılanlar kaybetmenin vermiş olduğu ezikliktir. İstanbul gibi bir şehri kaybetmenin, başarısızlığın bir tezahürüdür. Zira AKP'nin Atatürk'süz 2023 Hedefine ulaşabilmesi için, İstanbul'u mutlaka elinde tutması gerekiyor.

★★★

ABD'nin Wall Street Journal gazetesi geçtiğimiz günlerde '' Türkiye müttefikten çok düşman gibi " başlığı atmıştı. Bu kamuoyunda ne yazık ki konuşulmadı. Yunan gazetesinin Ekrem İmamoğlu için attığı başlığı hepiniz biliyor sunuz. Acaba Erdoğan'ın oyları azaldığı anda, neden bu gibi ülkeler Erdoğan'ın aleyhine konuşup, onu daha fazla güçlendirmeye çalışıyor ? 

Bu tür açıklamaların zamanlamalarına baktığınız zaman, manidar olduğunu göreceksiniz. Burada Emperyalizm iş birliği var. Ne zamandan beri ? 1950'den beri. Emperyalizm'in mağdur göstererek, İslam kılıfı altında iktidar'da tuttuğu büyük bir yapıdan bahsediyoruz. Öyle olmasaydı, Pkk'lı bir teröriste çıkıp İmamoğlu lehine konuşacaksın diye baskı yapmazlardı.Öyle olmasaydı, İmamoğlu ile ilgili kalleşçe başlık atan  Yunan gazetesinin sahibinin, Mevlüt Çavuşoğlu ile samimi olduğu görüntüler ortaya çıkmazdı. Fotoğraflar çarşaf çarşaf yayınlandı, inanmayan arayıp, bulabilir.

★★★

Geçen gün sosyal medya üzerinden bir paylaşım gördüm. Ülkemizdeki Suriyelilerin bayram tatili için, koşarak ülkemiz sınırlarını terkettiği bir videoydu. Sanki yan bahçeden erik çalıp, tekrar kendi bahçelerine geçen çocuklar gibiydiler. Bu ülkemizdeki sınır hattı kepazeliğini gösteren en üzücü hadise idi. Ülke yol geçen hanıya döndü. Girenin, çıkanın haddi hesabı yok. Bu kadar önemli bir mevzu tabii yine gündem de yer bulmadı.

Yazıma son verirken, şu cümle ile son veriyorum.. '' Ne kadar ezik siyaset yaparsa yapsınlar, 10 kere değil, 100 kere de demokrasiyi ayaklar atına alarrak seçim yapsalar, yine Ekrem İmamoğlu kazanacak ''

 

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.. Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum..

 

https://medyasiyasetarenasi.blogspot.com

https://twitter.com/Ygt_Kk1881

https://www.facebook.com/yigit.karatoprak

www.instagram.com/ygt_k89