SÜNNET ÇOCUĞA KALICI ŞİDDETTİR

Öncelikle gerçek şudur: Dinde sünnet olmaz çünkü din herşeyden önce bilimdir, akıldır, mantıktır; çocukta ise bunlar olmaz, ve sünnet de bilimden değil inançtan kaynaklanmaktadır, ve din inanç değil bilimdir. Yani gerçek ki din ile dini inanç birbirlerine zıt şeylerdir yani dini inançlı olmakla dinli olunmaz, yalnızca dini inançlı olunur. Ve din beyinle ilgili birşeydir, cinsel organla değil yani sünnet olmakla dinli olunmaz; dini tanımlayan Din hadisileri’nin dediği şeylere uymakla dinli olunur ancak; yani dini inanç yalnızca dini inançlıları ilgilendirir, din ise bilim öğrenebilen ya da mantıklı-tutarlı olabilen herkesi-tüm insanları-tüm insanlığı. Bu nedenle ben dinliyim ancak dini inançlı değilim.

 

Türkiye’de ‘aile içi şiddet’e karşı olmak, ‘çocuğa şiddet’e karşı olmak var.

 

Ancak mantık bilimi ülkeye tam egemen değil ki biryandan(bir yandan) genelde şiddete, özelde çocuğa şiddete karşıtlık olmasına karşın bir kalıcı şiddet türü olan, erkek çocukların zorla sünnet edilmelerinin de çocuğa, üstelik de kalıcı şiddet türü olduğunu anlamamaktadır ya da anlamak istememektedir.

 

Batı dünyası Müslüman dünyası ile; Müslüman dünyası da Batı dünyası ile asla bağdaşamaz.

 

Ancak Türkiye örneğinde görülmekte ki Müslüman dünya batı dünyası ile bağdaştırılmaya, ve daha da ötesi kaynaştırılmaya çalışılmaktadır.

 

Batı dünyası Müslüman dünyası ile neden bağdaşamaz? Çünkü örnek ki en azından, erkek çocuklara zorla yapılan sünneti Batı hukuku asla onaylamaz, ve bunu çocuğa kalıcı şiddet sayar. Bunun yanında bir de idam cezası, şeriat diye insanları taşlayıp öldürmeler, kesip öldürmeler var ki böyle şeyleri ne Batı onaylar ne felsefe ne bilim ne de dini tanımlayan Din hadisileri yani din.

 

Müslüman dünyası Batı dünyası ile neden bağdaşamaz? Çünkü Batı dünyasında; çıplaklık, fuhuş, zina, eşcinsellik, porno gibi şeyler serbesttir.

 

Yani Batı dünyası Müslüman dünyasına karşı olmasında haklıdır, Müslüman dünyası da Batı dünyasına karşı olmasında haklıdır; ancak kendilerinde haklı değillerdir çünkü doğru olan tek şey felsefeye, bilime, ve dini tanımlayan Din hadisileri’ne uygunluktur. Bu nedenle Batı dünyası ile Müslüman dünyasının yapması gereken şey birbirlerine yaklaşmak değil; felsefeye, bilime ve Din hadisileri’ne yaklaşmaktır.

 

Türkiye’de ise hem de Müslümanlık taslayan tuhaf bir siyasi akıl Batı dünyasında serbest olan, dine aykırı herşeyi serbest bırakmaktadır öyle ki zina bile suç olmaktan çıkarılmıştır, eşcinsel evlilik bile serbest bırakılmıştır, ortalık bikinili, mayolu yani sütyen-külotlu yani çıplak pılajları(plajları), havuzuları(havuzları), daracık giyinenler, açıksaçık giyinenler ile dolmuştur.

 

Oysa Batı dünyasının yapması gereken ne Müslüman dünyasına sarılmasıdır, ne de başınabuyuruk(başına buyruk) olmasıdır; Müslüman dünyasının yapması gereken de ne Batı dünyasına yönelmektir ne de Batı dünyasının eleştirilerine kulaktıkamaktır(kulak tıkamaktır); yapılması gereken, sarılınması gereken tek şey dini tanımlayan Din hadisileri’ne, ve bu bağlamdan olarak felsefeye ve bilime sarılmaktır çünkü Batı dünyasının gittiği yol da, Müslüman dünyasının gittiği yol da yanlıştır çünkü iki yol da Din hadisileri’ne aykırıdır.

 

Mantıklı, tutarlı, bilimsel, doğru, huzurlu, güvenli bir dünya hiçbir mantıksızlığın ve hiçbir tutarsızlığın korunmamasını içerir.

 

Açık ki hem genelde şiddete, hem de özelde çocuğa şiddete karşı çıkan, karşı olan siyasetçiler de, hukuk da, Tbmm de, anayasa da, Anayasa mahkemesi de, toplum da; çocuğa sünnete karşı çıkmamakla kendi kendileri ile çelişki içine düşmektedir.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 25.5.19/00.08

 

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
ÇOK MU DEĞERLİ OLUR AŞK Şiir 16.09.2019
CAMİLERDEN HOPARLÖRLER KALDIRILSIN Felsefe 15.09.2019
DİNSİZ OLMA İNSAN Şiir 14.09.2019
YALNIZCA SENİN ÇOCUĞUN DEĞİL Şiir 13.09.2019
SENİ SEVMENİN BİR YARARI VAR MI Şiir 12.09.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GERÇEĞİN TAHLİLİ Felsefe 06.09.2019
SIRRIN LİMİTLERİ Felsefe 31.08.2019
HAYIR! HAYIR! Felsefe 23.08.2019
Masadaki 19 Felsefe 08.08.2019
SANRILAR İMPARATORLUĞUNDAN AHLAKİ NORMOLOJİYE Felsefe 29.06.2019