BRAHMANCILIK VE İSLAMİYET

Din gerçekleri ve doğruları saklamaz, açıklar çünkü din bilimdir; ve dinin yani bilimin korkacağı da korkutacağı da birşey yoktur.

 

Dini tanımlayan Din hadisileri’nden(hadislerinden) bir hadis de ‘Din bilimdir/ilimdir, bilim Çin’de de olsa gidip öğrenin’ der. Bunun anlamı ‘Gerçekler ve doğrular nerede ise bulun’ yani ‘Gerçeklere ve doğrulara gözlerinizi kapamayın, sırtınızı dönmeyin’ demektir; bu nedenle ki Din hadisileri’nden biri de ‘Din bilimdir/ilimdir, bilim olmayan yerde din de olmaz’ der.

 

Sayısal yani nicel kafalar sayılarla yani nicelikle anlamaya çalışır, hayata sayılarla anlam katmaya çalışır; sözel kafalar da sözcüklerle(kelimelerle) ve sözlerle. Bu nedenle ki sayısal kafalar matematike(matematiğe) ve doğal bilimlere; sözel kafalar ise toplumsal bilimlere ve sanata ilgi göstermek eğilimi gösterirler.

 

Ben de savlarımı sözcükler üzerine kurarım öncelikle, sayılar zurnanın son deliğidir bence; zaten felsefe de bir konuda her olasılığı dürüstçe ortaya koymaktır bence. Sözcükler sözlerdir gerçekte yani bir tek sözcük kocaman bir söz ya da sayısız söz demektir gerçekte oysa sayı sayıdır yani zekayı açan şey sayılar değil sözcüklerdir; matematik değil felsefedir gerçekte; bu nedenle ki diktatörlüklerde bile matematik serbest iken, demokrasilerde bile gerçek, doğru felsefe öğretilmez, felsefe diye felsefe tarihi saçmalığı öğretilir.

 

Evet; sözcükler sayılardan anlamlıdır ve üstündür yani insan ve insanlık sayılar ya da matematik üzerine değil sözcükler ve felsefe üzerine kurulmalıdır. Bir cehalet ve nefs dünyası olan siyaset bile sayılardan hoşlanır, bu nedenle de hep sayılarla konuşur, sayılarla övünür.

 

Bu yazımı da yalnızca sözcüğe, ve yalnızca ‘Brahman’ sözcüğüne dayalı yazacağım.

 

Brahman sözcüğü Sanskritçe deki  ‘Söylemek, konuşmak, bağırmak, yüksek sesle çağırmak, kükremek’ gibi anlamlara gelen ‘Brh’ sözcüğünden türetilmiş;  yani tam da hem azametli bir ilaha hem de azametli bir hükümdara uygun bir durum. Brahman sözcüğü ise ‘Kutsal kudret, yüce gerçek’ anlamına geliyormuş ki bu da tam da dini inançların ilah tanımılarına(tanımlarına)I uygun bir durum.

 

‘Brh’ kökenli olma olasılığı yüksek olan Türkiye’deki örnek ki ‘Bre pehlivan’daki ‘bre’ye, ‘Bre densiz’deki ‘bre’ye bakılırsa Hint kültürünün en azından Arabistan’ı ve Mısır’ı da geçip Türkiye’nin Edirne’sine kadar etkili, etkin olduğu açıktır.

 

Dinsizlerce İslamiyet dini inançının(inancının) Eski Mısır ilahı Ra ile ilgisi olduğu ileri sürülür ki sanıyorum ki bunu ilk kez ‘Din bu’ adlı kitabında Turan Dursun ileri sürmüşdü(sürmüştü) ancak anlayamadığı konu şu idi: Din başkadır, dini inanç başka, ve dinin ne olduğu, dini tanımlayan ve ‘Din hadisileri’ adını verdiğim hadislerle tanımlanmıştır, tanımlıdır yani her dini inanç din değildir, din de inanç değil bilimdir; Göksel(Semavi) yani ilahı gökte ve bir tane olan dini inançların yani Yahudilik dini inançının, Hıristiyanlık(Hristiyanlık) dini inançının ve İslamiyet dini inançının köklerinin, kökeninin Eski Mısır dini inançı olduğu ileri sürülür; İslamiyet dini açısından bu konuda örnek ki Eski Mısır ilahı Ra’nın adı ile başlayan Rab, Rahman, Rahim sözcükleri kanıt olarak gösterilir. Oysa ‘Ra’ sözcüğü ‘Brahman’ yani Hint dini inançı içinde de var.

 

Göksel dini inançların temeli, kökeni olarak Yahudilik, internetteki bilgilere göre Mö-1200’e ait çünkü Mose’nin(Musa’nın) zamanındaki firavun 2. Ramses o yıllarda yaşamış. İnternetteki bilgilere göre de Brahman dini inançı Mö-2000’e ait. Buradan da anlaşılıyor ki Brahman dini inançı Göksel dini inançlardan öncesine ait.

 

Yahudilik dini inançı Mose ile başlıyorsa başlaması Brahmancılıktan yakındır günümüze. Ancak Yahudilik dini inançı Abraham(İbrahim) ile başlıyorsa, Abraham Mö-2000 yılında yaşamış görünmekte, internetteki bilgilere göre yani Brahmancılık ile aynı yıllara ait. Burada ilginç bir şey var; Müslümanların İbrahim dedikleri kişinin Yahudilerin Abraham dedikleri kişi olduğu ileri sürülür; ancak burada gözden kaçan bir şey var: Abraham da olsa, İbrahim de olsa ‘Brahman’ ile benzerlik ki bu durum da Semavi dini inançların köklerinin, kökenlerinin Hindistan yani Brahmancılık ile ilgili olabileceği olasılığını sağlar.

 

Ancak Semavi dini inançların Hindistan yani Brahmancılık ile ilgisi olasılığı yanında İslamiyet’in Hindistan yani Brahmancılık ile ilgisi olasılığı daha yüksek ve daha belirgindir; örnek ki İslamiyet dini inançındaki Allah’ı tanımlayan ‘Rab, Rahman, Rahim’ sözcükleri de Eski Mısır ilahı Ra sözcüğü de ‘Brahman’ sözcüğü ile büyük bir benzerlik göstermektedir; ve daha da ilginçi(ilginci) şu ki İslamiyet’teki ‘namaz’ sözcüğü ile Hindistan’daki ‘Selam’ anlamına gelen ‘Namaste’ sözcüğü hem biçim hem de anlam olarak büyük bir benzerlik içindedir ki namaz da zaten Allah’ı selamlamaktır; bunun yanında ‘Brh’ sözcüğünün anlamı ve ‘Brahman’ sözcüğünün anlamı da unutulmamalıdır.

 

Bu durumda açık ki felsefe yani bilim genelde Semavi dini inançların, özelde ise İslamiyet dini inançının ya kökeninin Brahman dini inançı olduğunu ya da Brahman dini inançından etkilendiğini söylemek zorundadır çünkü bu kadar benzerlik ve Brahmancılık dini inançının ortaya çıkış tarihinin daha eski olması buna nedendir.

 

Bu nedenle de Eski Mısır ilahı Ra da acaba Hint kökenli midir, Brahmancılıktan etkilenmiş midir? Yani açık ki İslamiyet dini inançının Brahman ile ilgili olması, Ra ile ilgili olması olasılığından daha yüksektir.

 

Evet; tarih, bilim, mantık, felsefe, bilgiler, veriler böyle söylüyor.

 

 

Necdet Gürçiftçi

Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 19.5.19/00.12

(Öteki yazılarımı www.siir-defteri.com'da okuyabilirsiniz).